Önemli tespit: Rusya bu krizi uzun süre kaldıramaz

SETA ekonomi direktörü Doç. Dr. Ünay, Türkiye-Rusya gerilimini de değerlendirdi. Ünay, 2016 için ekonomik kriz yaygarası koparanları uyardı:

Önemli tespit: Rusya bu krizi uzun süre kaldıramaz
Önemli tespit: Rusya bu krizi uzun süre kaldıramaz
GİRİŞ 28.12.2015 16:52 GÜNCELLEME 28.12.2015 16:53

SETA ekonomi direktörü Doç. Dr. Sadık Ünay, "Türkiye'de 2016'da herhangi bir ekonomik krizin patlak vermesi için sebep yok" dedi. 

TÜRKİYE'Yİ, 2016'da neler bekliyor? 2015'te Türkiye'de bir ekonomik kriz bekleyenler 2016'da da hayal kırıklığına uğrayacak mı?

Sabah'tan İsa Tatlıcan, Türkiye ekonomisinin geleceği ile ilgili tüm bu merak edilen soruları Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ekonomi direktörü Doç. Dr. Sadık Ünay'a sordu.

■ 2016'da bir ekonomik kriz bekliyor musunuz?

Hayır, beklemiyorum. Türkiye'nin makroekonomik dengeleri ve kurumsal altyapısı sağlam. 2016'da da herhangi bir krizin patlak vermesi için sebep yok. Yalnız bizim için sadece ekonomik krizlerden kaçınmak yeterli değil. Bu ortamda girişimci dostu yatırım ortamları, üretim, istihdam, sanayi-teknoloji politikaları. Ar-Ge/inovasyon üstünlükleri ve bütün bunları destekleyecek eğitim sistemleri ulusal başarının köşe taşlarını oluşturuyor. Bu alanlarda atılacak radikal reform adımları bir tür "yaratıcı yıkını" özelliği taşıdığı ve uzun vadeye yayıldığı için kulağa pek cazip gelmese de bunları başarmak zorundayız.

Rusya ekim ayından beri Suriye'yi bombalıyor. Petrol fiyatları da sürekli gerilemeye devam ediyor. Rus ekonomisi bu duruma daha ne kadar dayanabilir?

Rus ekonomisi bu yıl yüzde 3 civarında küçüldü. Bu yoğunluktaki bir askeri harekâtı Rus ekonomisi uzun süre kaldıramaz. Yıllara yayılan bir savaş hali olursa Afganistan'dakine benzer bir yıkım ortaya çıkabilir.

■ Türkiye ile Rusya arasındaki kriz orta vadede ekonomimizi nasıl etkiler?

Bu gerginlik orta vadede devam ederse özellikle turizm sektöründe yaşanan iptaller ve dış ticarette yaş meyve sebze, beyaz et ve tekstil gibi kalemlerde yaşanacak kayıpları alternatif pazarlar bularak telafi etmek gerekebilir. Türkiye henüz Rus yaptırımlarına birebir karşılık vermedi ama bu yola giderse Rusya'nın da ciddi kayıpları olur.

■ Rusya krizi tırmanırsa, Türkiye'nin enerji konusunda B planı sizce hazır mı?

Özellikle enerji iletim altyapısı ve legal sorunlar çözülebildiği takdirde orta vadede enerji tedarikçisi olarak Kuzey Irak ve Doğu Akdeniz kaynakları bağlamında Kıbrıs'ın zamanla önem kazanarak öne çıkmaları kuvvetle muhtemel. Ayrıca İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi durumunda İsrail üzerinden Doğu Akdeniz kaynaklarının da devreye girebileceğini öngörebiliriz. Başbakan Davutoğlu'nun Bakü ziyareti sırasında TANAP projesinin inşasının hızlandırılarak 201U'de devreye girmesi yönünde imzalanan anlaşma, Azerbaycanlı Türkiye'nin enerji miksi içindeki payını arttıracak önemli bir adım. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katar ziyareti sırasında sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalini arttıracak ön mutabakat imzalanması çeşitlendirme stratejisinin önemli bir uzantısı.

■ FED'in faiz artırma kararına rağmen Merkez Bankası faizi sabit tuttu. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu karar, özellikle küresel likidite ortamında daralmanın beklendiği bir dönemde Türkiye ekonomisinde büyüme dinamiklerini destekleyici bir karar olduğu için yerinde.

■ 2016'da döviz, altın ve borsada beklentiniz nedir?

Euro daha inişli-çıkışlı bir seyir izlerken, dolardaki hareket kısmen yukarı yönlü olabilir. Buna mukabil, borsada da inişli-çıkışlı bir dönem bizi bekliyor. Ama dünya ekonomisinde ne olursa olsun bizim bir numaralı gündemimiz "ekonomide yapısal reformlar" olmalı.

Paralel Yapı büyümeyi de engelledi

FETÖ ile mücadele ekonomiye nasıl yansıdı?

Başlangıçta Türkiye’de hukuk devletinin çalışmadığına ve özel mülkiyet haklarını ihlal edildiğine dair uluslararası bir algı oluşturuldu ve bu algı dış yatırımlarda bir yavaşlamayı tetikledi. Süreç ilerledikçe Türkiye’deki temel ekonomik aktörlerin ve faaliyetlerin normal biçimde devam ettiği anlaşıldı, ancak halen yüzde 3 civarında çakılı kalan büyüme oranını 2000’li yılların başlarındaki yüzde 6’larda çıkarma noktasında zorluk çekiyoruz. Bur zorluğun temel sebeplerinden biri Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşüm sorunları ise, diğeri de Paralel Yapının ortaya çıkardığı siyasal çalkantı ve istikrarsızlıkların maliyetidir.

KAYNAK: İSA TATLICAN - SABAH

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

YAZDIR