'Baklavayı İstanbullu'ya zorla tattırırdık'
Baklavanın ilk adresi Karaköy Güllüoğlu, 60. kuruluş yıldönümünü kutladı. Müessesenin kurucusu Mustafa Güllü, 60 yıllık müşterilerini ağırladığı kutlamada, zorla tadım yaptırdığı geçmiş günlere ilişkin hatıralarını anlattı.
Karaköy Güllüoğlu’nun 60. kuruluş yıldönümünü 60 yıllık müşterileriyle kutladı. Kutlama, 7 Kasım 1949 tarihinde, satış mağazasında gerçekleştirilen samimi bir organizasyon ile gerçekleştirildi.
Buram buram tarih kokan bu lezzetli toplantının onur konukları 60 yıllık ve yarım asırlık müşterilerdi. Karaköy Güllüoğlu’nun kurucusu Mustafa Güllü ve şu andaki Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Güllü konukları ile yakından ilgilendiler.
“BAKLAVAYI TATTIRMAK İÇİN DİL DÖKERDİK”
Mustafa Güllü, 1949’da İstanbul’a ilk geldiği zamanlarda İstanbul halkı baklavayı “yenilmez tatlı” olarak tanıdığını söyledi. İlk dükkanını Karaköy Halilpaşa sokaktaki küçük bir yerde açtığını belirten Mustafa Güllü, o günleri şöyle anlattı:
“O günlerde hava parası bizim için büyük külfetti, dört bin lira hava parası vererek tuttuğumuz dükkanı Kasım ayının yedisinde hizmete açtık ama güçlükler dükkanı açmakla bitmiyordu. İstanbul halkı baklavayı yenilemeyecek kadar kötü bir tatlı olarak biliyordu ve biz de satış yapamıyorduk. Çok zamanlar dükkana gelenlere bir baklava yedirmek için yarım saat minnet ettiğimiz oluyordu. Bugün buradaki değerli müşterilerimiz sayesinde, İstanbul halkına sevdirmekle kalmadık, baklavanın lezzeti tüm dünyayı sardı.”
BAKLAVAYA SAHİP ÇIKAN YUNANİSTAN'A İHRACAT YAPIYORUZ
Mustaf Güllü, geçmişten bugüne gelen yolculuğu şöyle anlattı:
”Böyle bir programda sadık ve dost müşterilerimizi bir araya getirmek bizler için unutulmaz bir hatıra oldu. Bir vefa örneği gerçekleştirmiş olduğumuzu düşünüyoruz. 1949 yılında küçücük bir dükkanda başlayan baklava serüvenimiz,
bugün modern mağazamızda bizleri bugünlere getiren ve sürekliliğini sağlayacak olan sadık müşterilerimiz sayesinde devam etmektedir.
Biz Karaköy Güllüoğlu olarak, bir çok projeye imza attık. Baklavayı bugün Antep’ten, İstanbul’dan çıkararak tüm Türkiye’ye ve dünyaya tattırmayı başardık. Tatlılar içerisinde baklavanın yeri tartışılmaz olarak ilk sıralarda artık Baklavamıza sahip çıkmak isteyenlerin ülkelerine bugün ihracat yapıyor olmamız, bizim ülke ekonomisine ne denli katkıda bulunduğumuzun apaçık bir örneğidir.
Bu ayrı bir keyif bizim için... Bugün birçok Dünya ülkesinde farklı televizyon kanallarında, sadece firmamızın değil, ülkemizin de tanıtımını yapmaktayız.
Baklava sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmek için Bahçeliveler Siyavuşpaşa Anadolu Meslek Lisesi'nde kurulan atölye açtık. 25 bin ağaç dikimi protokolü için Baktad Derneği ile birlikte Orman Bakanlığı ile protokol imzaladık. Türkiye turizmine katkılarının olduğunu düşündüğüm taksiciler ile çeşitli kampanyalar yaptık. Üniversitelerde kan bağışı projelerine de desteklerimiz olmaktadır.”
MÜŞTERİLERİN DUYGUSALLAŞTIĞI LEZZET MERKEZİ
Toplantıya katılan müşterilerin bir çoğu düşüncelerini diğer konuklarla paylaştılar. 50 yıllık müşterilerden biri olan Şaban Ali Yaşaroğlu; “Bu toplantı ile ne kadar vefalı bir müessese olduklarını bir kere daha vurguladılar. Biz öğrencilerimiz ile her ne zaman geldiysek, firma sahiplerini işinin başında gördük, en büyük sırrı bu olsa gerek. Bu markanın uzun yıllar yaşamasını diliyor ve huzurunuzda kendilerine teşekkür ediyorum.” dedi.
Karaköy Güllüoğlu Baklavaları Kurucusu Mustafa Güllü ile oğulları Nadir Güllü ve Ömer Güllü katılan her 60. yıllık müşteriye 60. yıl anısına küçük sandıklar içerisinde baklava hediye ettiler. Yarım asırlık müşterilerin de küçük anılarını paylaştığı toplantıda, duygusal anlar yaşandı.

-
abdlh 16 yıl önce Şikayet Et''..'' ya. kardeş dikkat ettiysen eleştirenler için yazdım yorumun basında 12 puntoyla ''ELEŞTİRELERE'' bulunuyor...saygılar dostum...Beğen
-
Emre Toprak 16 yıl önce Şikayet Et... iyi güzel de bu başarı hikayesini neden bir haber sitesinde görüyoruz? Sıkıntı burada... Yoksa reklam zaten günümüzde her yerde...Beğen
-
abdlh 16 yıl önce Şikayet Eteleştirme alkışla!!!. ELEŞTİRENLERE.... adamın biri ölmüş ve sorgu melekleri cehennem kuyularını göstermek istemişler, ama birtane melek kuyun başında durup kuyudan cıkmak ısteyen ınsaları tekrar itiyormus.ve diğer kuyuya geldiklerinde ise adam şasırmıs cunku burada melek yokmus ve oradaki ınsanlar bırbırını aşagıya cekıyormus adam sormus: burda neden melek yok melek ise;onlara gerek yok ONLAR TÜRK MİLLETİ BİRİSİ ÇIKMAK İSTEYİNCE DİĞERLERİ ZATEN ALTTAN ÇEKİP DÜŞÜRÜYORLAR...Beğen
-
Hüseyin BAŞ 16 yıl önce Şikayet EtAyıp ya. bir haber sitesine yakışır mı... aç reklam bölümü. dahada gelmem....Beğen
-
fatih koray 16 yıl önce Şikayet EtErdal Uzunay. mantığına bayıldım yani istanbullu bilmiyordiye Türk yemeği olmuyor öylemi :) yav bizim ilçede yapılan birçok yemeği istanbulda kimse bilmez şimdi onlar lübnan veya ermeni yemeğimidir? yav birde domates veya patatesin 250 veya 500 yıllık olması o sebzelerle yapılan yemeklerin bizimle alakası olmadığı anlamınamı gelir sana patatesi domatesi türkler buldu diyenmi oldu kim bulduysa hangi senede bulduysa buldu bizimkiler o sebzelerle güzel yemek yapıyor...Beğen