İş çığırından çıktı Dünya batıyor! İşte 348 trilyon dolar borcun iki nedeni
Küresel borç, pandemi sonrası en sert artışını yaşadı. Son dönemde yaşanan ulusal güvenlik ve yapay zekâ yatırımları borç yükünü 348 trilyon dolarla tarihi zirveye çıkardı.
Küresel borç geçen yıl, pandemiden bu yana en güçlü yıllık artışını kaydetti. The Institute of International Finance tarafından yayımlanan rapora göre toplam borç 348 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam, şimdiye kadar görülen en yüksek seviye.
Artışın arkasında iki temel başlık var: Ulusal güvenlik harcamaları ve yapay zekâ yatırımları. Özellikle jeopolitik gerilimin tırmanması ve ülkeler arası ilişkilerin zayıflaması, savunma bütçelerini yukarı çekti. Savunma gündemin ilk sırasına yerleşince, yapay zekâ şirketleri de kendilerine bu alanda güçlü bir yer açtı. Çünkü artık teknoloji sadece ofislerde değil, sahada da kullanılıyor.
Raporda, “Yapay zekâya yönelik artan yatırımlar, şirket borçlanmasının ve sermaye piyasası faaliyetlerinin yeni itici gücü haline geliyor” ifadesine yer verildi.
YAPAY ZEKÂ HARCAMALARI 2,5 TRİLYON DOLARA KOŞUYOR
Büyük teknoloji şirketleri, beklenen talebi karşılamak için adeta dev bir altyapı seferberliği başlatmış durumda. Veri merkezleri, enerji yatırımları, çip üretimi… Liste uzayıp gidiyor.
Küresel yapay zekâ harcamalarının bu yıl 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Sadece 2025 yılında yapılan yatırımın 375 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Açıkçası bu ölçek, birkaç yıl önce hayal bile edilemezdi.
Savunma ve yapay zekâ artık iç içe geçmiş durumda. “AI sovereignty” yani yapay zekâ egemenliği kavramı, dünya liderlerinin gündeminde sıkça yer buluyor. Ülkeler hem askeri hem de teknolojik bağımsızlıklarını güvence altına almak istiyor.
ABD’DE BORÇ BASKISI VE TARİFELERİN ETKİSİ
Rapora göre ABD’de federal borcun milli gelire oranı da yükselmeye devam edecek. Trump’ın uyguladığı tarifeler beklenen geliri yaratmadı ve bu eğilimi tersine çeviremedi.
Araştırmacılar, gümrük tarifelerinin yükünün büyük ölçüde ABD’li tüketiciler ve şirketler tarafından taşındığını belirtiyor. Bu durum özel sektör bilançolarını zorladı. Üstelik yaklaşan ara seçimler öncesinde artan hayat pahalılığı endişeleri, bazı tarife kararlarının ertelenmesine ya da iptal edilmesine yol açtı.
YENİ “SÜPER DÖNGÜ” VE OLASI RİSKLER
Raporda dikkat çeken bir başka nokta ise küresel sermaye harcamalarında yeni bir “süper döngü” beklentisi. Yapay zekâ odaklı veri merkezleri, enerji güvenliği yatırımları ve dayanıklı altyapı projeleri, küresel borç piyasaları için güçlü bir büyüme motoru olarak görülüyor.
Şimdilik finansal koşullar, savunma ve yapay zekâ gibi “ulusal öncelikler” için borçlanmayı nispeten kolaylaştırıyor. Fakat uzmanlar temkinli.
Araştırmacılar, mali ve parasal teşviklerin özel sektör borçlanmasıyla birleşmesinin bazı alanlarda aşırı ısınmaya ve şişkin değerlemelere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kısacası, bir yapay zekâ balonu ihtimali masadan kalkmış değil.
BORÇLA BÜYÜYEN YAPAY ZEKÂ EKOSİSTEMİ
Yapay zekâ alanındaki teknoloji devleri, son yıllarda birbirleriyle milyarlarca dolarlık karmaşık anlaşmalara imza attı. Ancak bu büyümenin önemli bir kısmı borçla finanse ediliyor.
Rapora göre Amerikan yapay zekâ şirketlerinin çıkardığı tahviller 2026’da yeni bir rekor kırma yolunda. Barclays’in değerlendirmesine göre, 2026’da ABD’de kurumsal tahvil ihracının en büyük itici gücü yapay zekâya yönelik finansman ihtiyacı olacak.
-
niksarlı 17 dakika önce Şikayet EtinşaALLAH batarsın ABDBeğen
-
Osman 24 dakika önce Şikayet EtHem çok gerçekçi hem de ütopik çözüm; 3. Dünya Savaşı. Zaten onca borç savaş çıkarmaya da yeter.Beğen
-
yanıyorsun fuat abi 26 dakika önce Şikayet Etarkadaşlar sormuşlar bu borç lari. kim verdi diye tabikide yahudiler 28 milyon Yahudi 8 kiz milyar insanın parasının %de 78 kizine sahipBeğen
-
Necati 28 dakika önce Şikayet Etyahudi vergisi derdi... rahmetli erbakan hocam .. hiç bir devlet alacaklı değil.Beğen Toplam 1 beğeni
-
İshak 35 dakika önce Şikayet EtBu borçların bir de alacaklıları olması gerekiyor. Kim bu alacaklılar?Beğen Toplam 2 beğeni