TSB Başkanı Yaşar selin faturasını açıkladı: Trafik sigortası zararı karşılamıyor
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından sigorta şirketlerine ulaşan hasar ihbarı 897'ye yükseldi. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, zorunlu trafik sigortasının sel hasarını karşılamadığını belirterek kasko uyarısında bulundu.
İstanbul'da 14 Ekim'de meydana gelen ve son 84 yılın en şiddetli yağışları olarak kayıtlara geçen sel felaketinin ardından sigorta sektöründe hasar tespit mesaisi başladı. Binlerce sürücü zararlarının karşılanıp karşılanmayacağına cevap ararken, Analiz Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulunan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, zorunlu trafik sigortasının sel zararlarını karşılamadığını belirterek araç sahiplerini uyardı.
Afetin ardından sigorta şirketlerine ulaşan ilk veriler, mali yükün boyutlarını gözler önüne seriyor. TSB verilerine göre, 15 Ekim itibarıyla sel ve su baskını teminatı kapsamında 838'i İstanbul'dan olmak üzere Bursa, Kocaeli ve Yalova'nın da eklenmesiyle toplam 897 hasar ihbarı yapıldı.

Bu ihbarların 776'sı yangın sigortası, 62'si ise kasko branşında kaydedildi. TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay'ın paylaştığı verilere göre, İstanbul'da konut ve iş yeri sigortalılık oranının yüzde 17 ile 20 bandında, kasko oranının ise yüzde 43 seviyesinde kalması, ekonomik faturanın önemli bir bölümünün mülk sahiplerinin üzerinde kalabileceğini gösteriyor.
"ÖNCELİK CAN GÜVENLİĞİ, ZAMAN SINIRINA TAKILMAYIN"
Su baskınına uğrayan vatandaşların ilk 24 saat içinde nasıl hareket etmesi gerektiğine açıklık getiren TSB Başkanı Yaşar, "Gözlerimizin önünde cereyan eden büyük bir afet var. Vatandaşlarımız 24 saat gibi zaman sınırlarına takılıp endişe etmesinler. Öncelikli yapılması gereken şey can güvenliğini sağlamaktır. Can güvenliği emniyete alındıktan sonra mal güvenliği sağlanmalı ve ardından vakit kaybetmeden ilgili sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmalıdır. İhbarın akabinde sigorta şirketlerimiz eksperleri hızlıca görevlendirerek gerekli tüm tespitleri yapacak ve zararları en kısa sürede tazmin edecektir." dedi.

"KASKOSU OLMAYAN HASARI KENDİ CEBİNDEN KARŞILAYACAK"
Araçlarda oluşan sel hasarının karşılanabilmesi için kasko poliçesinin zorunlu olduğuna dikkat çeken Yaşar, "Türkiye'de düzenlenen kasko poliçelerinin büyük bir çoğunluğu genişletilmiş kasko şeklindedir. Bu poliçelerin klozlarında da sel ve su basması ek teminatı çoğunlukla yer almaktadır. Sürücülerimiz acentelerine veya sigorta şirketlerine başvurduklarında poliçe kapsamlarını rahatlıkla öğrenebilirler." diye konuştu.
Zorunlu trafik sigortasının doğal afet zararlarını kapsamadığını vurgulayan Yaşar, "Eğer aracın kaskosu yoksa ve sadece zorunlu trafik sigortası varsa, trafik sigortası bu tür doğal afet zararlarını kesinlikle karşılamaz. Kaskosu olmayan araç sahipleri maalesef araçlarında oluşan tüm hasarı kendi ceplerinden karşılamak durumunda kalacaklar." ifadelerini kullandı.
İklim krizine bağlı olarak sel, heyelan, fırtına ve kasırga gibi doğal afetlerin yeni normal haline geldiğini hatırlatan Yaşar, yaşlı araçlar için geliştirilen uygun fiyatlı poliçe sistemlerinin bu tür krizlerde hayati bir güvence sağladığını dile getirdi.

"ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN MALİYETİNİ İLK KEZ TEST EDECEĞİZ"
Elektrikli araçlar ile içten yanmalı motorlu araçlar arasında sel hasarları açısından temel bir fark bulunmadığını anlatan Yaşar, şunları kaydetti:
"Sektör genelindeki genişletilmiş kasko poliçeleri elektrikli araçları da kapsıyor. Poliçede özel bir kloz yoksa standart süreçler geçerlidir. Ancak bu büyüklükteki bir sel felaketinde, elektrikli araçların gördüğü hasarın ağırlığını ve mekanik araçlara kıyasla yaratacağı maliyeti ilk kez bu kadar geniş ölçekte test etmiş olacağız."
"2009'DAKİNDEN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR HASAR VAR"
Son yaşanan yağışın meteorolojik boyutuna ve yaratacağı iş yüküne değinen Yaşar, kentin son 84 yılın en rekor yağışını aldığını belirterek, "2009 yılında Basın Ekspres bölgesinde yaşanan büyük sel hasarını hatırlarsınız. Bu son felaket, 2009'dakinden çok daha büyük bir hasara yol açtı. Zararların tespiti yoğunluk nedeniyle biraz zaman alabilir ancak sektörümüzde hayata geçirdiğimiz akıllı eksper atama sistemleri sayesinde ekspertiz ve dosya süreçlerinde ciddi bir aksama yaşanmasını beklemiyoruz." dedi.
Poliçelerin afet gerçekleşmeden önce yaptırılmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Yaşar, "Risk gerçekleştikten sonra satın alınamayacak tek ürün sigortadır. Yağmur yağdıktan veya araç sular altında kaldıktan sonra sigorta yaptırmak mümkün değildir. Son dönemde rekabet nedeniyle kasko primleri oldukça makul seviyelerdeydi. Vatandaşlarımızın dişiyle tırnağıyla edindiği araçlarını, konutlarını ve iş yerlerini henüz risk gerçekleşmeden, cüzi primlerle sigortalatmaları büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

-
Misafir 12 dakika önce Şikayet EtBu afetin sorumlusu chpve yeni partidir İst la ihanet ve hırsızlık yaptılar hiç bir afete hazırlık yapmadılar İst katiline aşıktırBeğen
-
Vatandaş 19 dakika önce Şikayet Ettrafik sigortası artı kasko vatandaşa ağır bir yük getiriyor. Kanuni bir değişiklik yapılsın.Kaskoyu yapan trafik sigortası nı yapmasın. O zaman çoğunluk kasko yapar . Böyle doğal afetlerde vatandaş mağdur olmaz.Beğen Toplam 1 beğeni