Borsaları korkutan trilyon dolarlık balon! 27 yıllık uyarı tekrar gündemde
Yapay zekâ hisselerindeki hızlı yükseliş “AI balonu” tartışmalarını büyütürken, Warren Buffett’ın 1999 yılında teknoloji çılgınlığının zirvesinde yaptığı uyarı yeniden gündeme geldi. Buffett’ın yatırım yaklaşımı, olası sert bir satış dalgasında izlenebilecek yol konusunda dikkat çekiyor.
Yapay zekâ şirketlerinin borsalarda yakaladığı hızlı yükseliş, yatırımcıların iştahını artırırken beraberinde önemli bir soruyu da getirdi: Piyasalarda yeni bir teknoloji balonu mu oluşuyor?
Yapay zekâ yatırımlarına aktarılan sermayenin hızla büyümesi, teknoloji hisselerindeki güçlü primlerle birleşince “AI balonu” tartışmaları yeniden alevlendi. Tam da bu noktada Warren Buffett’ın 1999 yılında, dot-com çılgınlığının zirveye ulaştığı dönemde yaptığı uyarılar yeniden hatırlanmaya başladı.
Ünlü yatırımcının o dönem dikkat çektiği temel nokta aslında oldukça netti: Bir teknolojinin dünyayı değiştirmesi, o alanda faaliyet gösteren her şirketin iyi bir yatırım olduğu anlamına gelmiyor.

TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE ÜÇ YILDA DİKKAT ÇEKEN YÜKSELİŞ
Yapay zekâ şirketleri son yıllarda ABD borsalarındaki yükselişin en önemli destekçilerinden biri oldu.
S&P 500 endeksi son üç yıllık dönemde yüzde 88’in üzerinde yükselirken, teknoloji şirketlerinin ağırlığının daha yüksek olduğu Nasdaq Composite endeksindeki artış yüzde 111 seviyesine ulaştı.
Ancak yükselişin boyutu kadar, şirketlerin yapay zekâya yaptığı dev harcamaların ne ölçüde gelir yaratabileceği de tartışılıyor. Açıkçası piyasanın asıl merak ettiği konulardan biri bu.
YAPAY ZEKÂ İÇİN YILLIK 1 TRİLYON DOLARLIK HARCAMA HESABI
Goldman Sachs stratejisti Ryan Hammond tarafından hazırlanan araştırma, yapay zekâ yatırımlarının karşılığını verebilmesi için gereken gelirin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Araştırmaya göre büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından yeterli düzeyde kazanç sağlayabilmesi için kullanıcıların yapay zekâ hizmetlerine yılda en az 1 trilyon dolar harcaması gerekiyor.
Bu hesap, teknoloji şirketlerinin mevcut değerlemelerinin ne kadar sürdürülebilir olduğu konusundaki soru işaretlerini artırıyor.
Yine de mevcut veriler, tek başına yakın zamanda bir piyasa çöküşü yaşanacağını ya da yapay zekâ sektöründe kesin olarak bir balon oluştuğunu göstermiyor.

BUFFETT BENZER TABLOYA 1999’DA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Bugün yaşanan tartışmalar ister istemez 1990’lı yılların sonunda internet şirketlerinin etrafında oluşan büyük yatırım heyecanını hatırlatıyor.
İnternet kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla teknoloji şirketlerine yoğun sermaye akışı yaşanmış, halka arzlar artmış ve şirket değerlemeleri tarihi seviyelere ulaşmıştı.
Warren Buffett ise 1999 yılında Fortune dergisi için kaleme aldığı yazıda, teknolojinin dünyayı dönüştürmesinin o sektörde faaliyet gösteren her şirketi otomatik olarak cazip bir yatırım haline getirmediğinin altını çizmişti.
Buffett, yatırımcıların yalnızca sektörün ne kadar hızlı büyüyeceğine değil, şirketlerin sahip olduğu rekabet avantajlarına da bakması gerektiğini söylüyordu.

ÜNLÜ YATIRIMCI YAKLAŞIMINI ŞU SÖZLERLE ANLATMIŞTI:
“Yatırım yapmanın anahtarı, bir sektörün toplumu ne kadar etkileyeceğini veya ne kadar büyüyeceğini değerlendirmek değil, herhangi bir şirketin rekabet avantajını ve her şeyden önemlisi bu avantajın ne kadar kalıcı olduğunu belirlemektir.”
Balon patlarsa Buffett’ın stratejisi ne söylüyor?
Buffett’ın yatırım anlayışına göre olası bir yapay zekâ balonunun sona ermesi durumunda çözüm, piyasadan tamamen çıkmak değil.
Bunun yerine güçlü rekabet avantajına sahip, finansal yapısı sağlam şirketlere odaklanmak öne çıkıyor. Yani mesele yalnızca “yapay zekâ şirketi” olmak değil; şirketin kazanç üretme gücü ve rakiplerine karşı sahip olduğu avantajın kalıcı olup olmadığı.
Geçmiş piyasa performansları da uzun vadeli yatırım yaklaşımının önemini gösteren örnekler sunuyor.
Dot-com krizinin başladığı Mart 2000’den bugüne S&P 500 endeksinin toplam getirisi yüzde 700’ün üzerine çıktı.
Crestmont Research tarafından paylaşılan verilere göre ise 1919’dan bu yana S&P 500’deki tüm 20 yıllık dönemler pozitif toplam getiriyle tamamlandı.