Türkiye'yi dünyadan koparan büyük vurguncular yakalandı

Dünyada gıda fiyatları yüzde 2,5 artarken Türkiye’de artış ağustosta yıllık yüzde 33,79 oldu. VDK incelemelerinde bazı firmaların çiftçiden düşük fiyata aldığı ürünleri belgelerde çok daha yüksek maliyetle gösterdiği tespit edildi.

GİRİŞ 16.09.2026 14:24 GÜNCELLEME 16.09.2026 14:33
Bu Habere 12 Yorum Yapılmış


Dünyada gıda emtia fiyatları yıllık yüzde 2,5 artarken Türkiye'de gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyat artışı yüzde 33,79'a ulaştı. Tarımsal üretici fiyatlarındaki artışın da yüzde 21,91'de kalması, tarladan sofraya uzanan fiyat zincirini yeniden gündeme taşıdı. Vergi Denetim Kurulu'nun yaş sebze ve meyve sektöründeki incelemelerinde ise 41 riskli firmanın 36'sında alış fiyatlarının kayıtlarda yukarı çekildiğine ilişkin bulgulara ulaşıldı. Üreticinin 6-8 liraya sattığını beyan ettiği mandalinanın 28 lira maliyetle kayda geçirilmesi, 7-12 liralık patatesin ise 20 lira gösterilmesi dikkat çekti.

Türkiye'de gıda fiyatlarının dünyadan ayrışan seyri, yaş sebze ve meyve sektörüne yönelik yürütülen incelemelerde ortaya çıkan bulgularla yeniden gündeme geldi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göre dünya gıda emtia fiyatlarını izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, Ağustos 2026'da 133,3 puana çıktı. Endeks temmuz ayına göre yüzde 1,9, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,5 yükseldi. FAO endeksi, buna rağmen Mart 2022'de ulaşılan tarihi zirvenin yüzde 16,8 altında bulunuyor.

Türkiye'de ise aynı dönemde çok daha farklı bir tablo ortaya çıktı.

TÜİK verilerine göre Ağustos 2026'da tüketici fiyatları genel olarak yıllık yüzde 31,51 artarken, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık artış yüzde 33,79'a ulaştı.

Böylece küresel gıda emtia fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 2,5 seviyesinde kalırken, Türkiye'de tüketicinin karşılaştığı gıda fiyatlarındaki artış yüzde 33,79 olarak gerçekleşti.

81 ilde 41 firmanın yöneticisi gözaltına alındı! İşte isim isim tam liste81 ilde 41 firmanın yöneticisi gözaltına alındı! İşte isim isim tam liste

ÜRETİCİDE YÜZDE 21,91, TÜKETİCİDE YÜZDE 33,79

Türkiye'deki ayrışmayı daha dikkat çekici hale getiren bir başka veri ise tarımsal üretici fiyatlarından geldi.

TÜİK'in Ağustos 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi'ne göre Tarım-ÜFE yıllık yüzde 21,91 arttı. Üretici fiyatları ağustos ayında bir önceki aya göre ise yüzde 0,93 geriledi.

Böylece Türkiye'de tüketicinin karşılaştığı yüzde 33,79'luk yıllık gıda enflasyonu ile tarımsal üretici fiyatlarındaki yüzde 21,91'lik artış arasında yaklaşık 11,9 puanlık fark oluştu.

Bu veriler tek başına tarladan market rafına kadar oluşan fiyat farkının nedenini açıklamıyor. Nakliye, enerji, işçilik, depolama, ambalaj, finansman, fire ve perakende giderleri gibi çok sayıda unsur nihai tüketici fiyatını etkiliyor.

Ancak tam da tarladan sofraya uzanan fiyat oluşumunun tartışıldığı dönemde Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladığı belirlenen büyük dağıtıcı firmalara yönelik 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldığını, 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

Vergi Denetim Kurulu'nun yaş sebze ve meyve sektörüne ilişkin incelemelerinde ortaya çıkan bulgular ise dikkat çekici. 

VDK 41 RİSKLİ FİRMAYI MERCEK ALTINA ALDI

Vergi Denetim Kurulu'nun incelemelerinde yaş sebze ve meyve piyasasında fiyat oluşumunu etkileyebilecek uygulamalar mercek altına alındı.

Raporlarda bazı firmaların üreticiden satın aldıkları ürünlerin bedellerini müstahsil makbuzlarında üreticilerin beyan ettiği tutarlardan daha yüksek gösterdiğine ilişkin örnekler yer aldı.

Bazı işlemlerde yalnızca fiyatların değil, satın alınan ürün miktarlarının da üreticilerin beyanlarının çok üzerinde kaydedildiği görüldü.

6-8 LİRALIK MANDALİNA KAYITLARDA 28 LİRA

İncelemelerde en dikkat çekici örneklerden biri mandalinada ortaya çıktı.

VDK incelemelerinde yer alan üretici beyanlarına göre Altunpul isimli firmanın kilogramını 6-8 liradan satın aldığı mandalina, kayıtlarda 28 lira alış maliyetiyle gösterildi. Ürünün ortalama satış fiyatının ise 31,82 lira olduğu belirlendi.

Buna göre çiftçinin beyan ettiği alış fiyatı ile firma kayıtlarındaki maliyet arasında kilogram başına 20 lirayı aşan fark oluştu.

Benzer bir tablo Menas firmasına ilişkin incelemelerde de yer aldı.

Üreticinin kilogramını 12 liradan sattığını beyan ettiği mandalina, firma kayıtlarında yaklaşık 31,48 lira maliyetle gösterildi. Ürünün satış fiyatı ise 31,65 lira olarak kayıtlara geçti.

Bu örnekte kayıtlarda gösterilen maliyet ile satış fiyatı arasındaki fark yalnızca 17 kuruş olurken, üreticinin beyan ettiği gerçek satış fiyatıyla kayıtlı maliyet arasında yaklaşık 19,5 liralık fark bulunması dikkat çekti.

MANDALİNADA BEŞ FİRMADA DİKKAT ÇEKEN FARK

VDK incelemelerinde mandalinaya ilişkin farklı firmalarda benzer örnekler yer aldı.

Acar Agro'da üreticinin beyan ettiği kilogram fiyatı 16 TL olurken, firmanın kayıtlarında alış fiyatı 32 TL, markete satış fiyatı ise 35,2 TL olarak yer aldı.

Altunpul'da üretici fiyatı 6-8 TL, kayıtlı alış fiyatı 28 TL, markete satış fiyatı ise yaklaşık 31,8 TL oldu.

Eren Tarım'da üreticilerin beyan ettiği fiyatlar 5 ila 14 TL arasında değişirken, firmanın gösterdiği alış fiyatının 22,6 TL, markete satış fiyatının ise 31 TL olduğu belirtildi.

Kerem Sebze Meyve'de çiftçinin beyan ettiği fiyat 7-15 TL aralığında bulunurken, kayıtlardaki alış fiyatı 19,8 TL, markete satış fiyatı 30,9 TL olarak kaydedildi.

Menas'ta ise çiftçinin beyan ettiği fiyat 12 TL, kayıtlardaki alış fiyatı yaklaşık 31,5 TL, satış fiyatı da yaklaşık 31,7 TL oldu.

İncelemelerdeki ortak nokta, üreticilerin beyan ettiği fiyatlarla firmaların kayıtlarında gösterilen maliyetler arasında önemli farkların bulunması oldu.

PATATESTE 7-12 LİRA, KAYITLARDA 20 LİRA

Benzer bulgular patates sektöründe de ortaya çıktı.

VDK incelemesinde Özel Gıda dosyasında üreticilerin patatesi kilogram başına 7 ila 12 liradan sattıklarını beyan ettikleri belirtildi.

Firmanın kayıtlarında ise ürünün alış maliyetinin 20 lira olarak gösterildiği, markete satış fiyatının da 21,9 lira olduğu kaydedildi.

Böylece bazı üreticilerin beyan ettiği satış fiyatıyla kayıtlardaki alış maliyeti arasında iki kata yaklaşan fark oluştu.

ELMADA 4-5 LİRALIK ÜRÜN 9,5 LİRA GÖSTERİLDİ

VDK incelemelerinde sanayi tipi elmada da benzer bir durum tespit edildi.

Göl Meyve dosyasında üreticilerin kilogramını 4-5 liradan sattığını beyan ettiği sanayi tipi elmanın firma kayıtlarında 9,5 lira maliyetle gösterildiği belirtildi.

Firmanın ürünü yaklaşık 9,7 liraya sattığı kaydedildi.

Burada da kayıtlı maliyet ile satış fiyatı birbirine oldukça yakın görünürken, üretici tarafından beyan edilen gerçek satış fiyatıyla kayıtlı maliyet arasında önemli fark oluştu.

ÜZÜMDE 28-29 LİRALIK ÜRÜN 45 LİRA

Üzümde ise Akın Tarım dosyası dikkat çekti.

Üreticinin kilogramını 28-29 liradan sattığını beyan ettiği üzümün, firma kayıtlarında 45 lira alış fiyatıyla gösterildiği belirtildi.

Ürünün markete satış fiyatı ise 45,8 lira olarak kaydedildi.

Böylece kayıtlı alış fiyatı ile satış fiyatı arasında yalnızca 80 kuruşluk fark görünürken, üreticinin beyan ettiği bedelle kayıtlı alış fiyatı arasında yaklaşık 16-17 liralık fark oluştu.

SADECE FİYATLAR DEĞİL, TONAJLAR DA FARKLI

VDK'nın incelemelerinde yalnızca ürünlerin alış fiyatlarında değil, satın alınan ürün miktarlarında da önemli farklılıklara ilişkin bulgular yer aldı.

Çok sayıda üretici, sattığı limon miktarı ve kilogram fiyatıyla kendi adına düzenlenen müstahsil makbuzlarındaki rakamların birbiriyle örtüşmediğini beyan etti.

Bazı üreticiler limonun kilosunu 30 ila 55 lira arasında sattıklarını belirtirken, kendi adlarına düzenlenen belgelerde kilogram fiyatının 78 liraya kadar çıkarıldığı ifade edildi.

Bir üretici, 25 ton limonu kilogramı 35 liradan sattığını beyan ederken, adına düzenlenen belgelerde kilogram fiyatının 78 lira olarak yer aldığını söyledi.

Fiyat farkının yanı sıra miktarlarda ortaya çıkan rakamlar da dikkat çekti.

200 TON LİMONA 633 TONLUK MAKBUZ

İncelemelerde bir üretici yaklaşık 200 ton limon sattığını beyan ederken, kendi adına 633 tonluk müstahsil makbuzu düzenlendiğini bildirdi.

Başka bir üreticinin ise 126 ton ürün sattığını söylemesine karşılık, adına düzenlenen belgelerde miktarın 328 ton olarak gösterildiği belirtildi.

Özel Gıda dosyasında da benzer bir bulgu yer aldı.

Bir üretici firmaya yaklaşık 400-500 ton patates teslim ettiğini belirtirken, kendi adına kaydedilen işlem miktarının 1 milyon 741 bin 840 kilogram, yani yaklaşık 1.742 ton olduğu tespit edildi.

“ÜRÜN SATMADIM” DİYENLERİN ADINA DA MAKBUZ

VDK incelemelerinde ortaya çıkan bulgular yalnızca fiyat ve miktar farklılıklarıyla sınırlı kalmadı.

Bazı kişilerin, inceleme kapsamındaki firmalara hiç ürün satmadıklarını beyan etmelerine rağmen kendi adlarına yüksek tutarlı müstahsil makbuzları düzenlendiğini söylediği belirtildi.

Bazı kişilerin ise çiftçilik yapmadıklarını ifade etmelerine rağmen adlarına tarımsal ürün satış belgesi düzenlendiği tespit edildi.

Raporlarda ayrıca bazı üreticilerin hiç üretmediklerini belirttikleri ürünlerin de kendi adlarına satılmış gibi kayıtlara geçirildiğine ilişkin bulgular bulundu.

49 HAYATINI KAYBEDEN KİŞİ ADINA 87 BELGE

İncelemelerin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise hayatını kaybetmiş kişiler adına düzenlenen belgeler oldu.

Ahmet Demir dosyasına ilişkin incelemede 49 hayatını kaybetmiş kişi adına 87 belge düzenlendiği ve söz konusu belgelerin toplam tutarının 2 milyon 524 bin 987 lira olduğu belirlendi.

Bu bulgu, kayıt sistemindeki işlemlerin yalnızca fiyat oluşumu açısından değil, vergi ve belge düzeni bakımından da incelenmesine neden oldu.

MALİYET YÜKSEK GÖSTERİLİNCE KÂR DÜŞÜK GÖRÜNÜYOR

Müstahsil makbuzunda ürünün gerçek alış bedelinden daha yüksek tutarla gösterilmesi, şirketin kayıtlarında ürünün maliyetinin yükselmesine neden oluyor.

Örneğin bir ürün gerçekte 8 liraya satın alınıp belgelerde 28 liraya alınmış gibi kaydedildiğinde, şirketin muhasebe kayıtlarında maliyet 20 lira daha yüksek görünüyor.

Ürünün 32 liraya satılması halinde gerçek alış bedeline göre oluşan 24 liralık fark yerine, kayıtlarda yalnızca 4 liralık bir fark görünmesi mümkün hale geliyor.

VDK incelemelerinde yer alan örnekler de bazı firmalarda kayıtlı alış fiyatlarıyla marketlere yapılan satış fiyatlarının birbirine son derece yakın olduğunu gösteriyor.

YÜKSEK MALİYET SATIŞ FİYATINA DAYANAK OLABİLİYOR

Meselenin tüketici fiyatları açısından önemi ise burada ortaya çıkıyor.

İncelenen bazı büyük tedarikçilerin Türkiye'nin önde gelen marketlerine yüksek hacimli yaş sebze ve meyve satışı yaptığı tespit edildi.

Değerlendirmelerine göre maliyetlerin olduğundan yüksek gösterilmesi, arzın düşük gösterilmesi ve tedarik zincirinin gereksiz şekilde uzaması piyasa fiyatlarının yukarı yönlü oluşmasına katkı sağlayabiliyor.

Ürün üreticiden düşük bedelle alınırken kayıtlarda çok daha yüksek bir maliyet ortaya çıkması halinde, söz konusu kayıtlı maliyet daha sonraki satış aşamasında fiyatın gerekçelerinden biri haline gelebiliyor.

Böylece mesele yalnızca çiftçinin tarlada aldığı para ile tüketicinin markette ödediği fiyat arasındaki klasik ticari marj tartışmasının ötesine geçiyor.

İncelemelerdeki bulgulara göre bazı örneklerde ürünün kayıtlardaki başlangıç maliyetinin dahi üreticinin beyan ettiği gerçek satış fiyatından çok daha yüksek seviyede oluşturulduğu görülüyor.

DÜNYADAN AYRIŞAN GIDA FİYATLARI YENİDEN GÜNDEMDE

VDK'nın yaş sebze ve meyve sektörüne yönelik incelemelerinden çıkan tablo, Türkiye'deki gıda fiyatlarının dünyadan ayrıştığı bir dönemde daha fazla önem kazanıyor.

FAO'nun endeksi uluslararası piyasalarda işlem gören gıda emtialarının fiyatını ölçerken, TÜİK'in gıda enflasyonu Türkiye'de tüketicinin markette ve diğer satış noktalarında karşılaştığı nihai fiyatları izliyor. Bu nedenle iki göstergenin birebir aynı kapsamda değerlendirilmesi mümkün değil. Buna rağmen Ağustos 2026 itibarıyla ortaya çıkan fark dikkat çekici. Dünya gıda emtia fiyatları yıllık bazda yüzde 2,5 yükselirken Türkiye'de gıda ve alkolsüz içeceklerin tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 33,79 oldu. Türkiye'deki tarımsal üretici fiyatlarındaki yıllık artışın ise yüzde 21,91 seviyesinde kalması, üreticiden tüketiciye uzanan zincirdeki fiyat oluşumunu daha da önemli hale getirdi.

 

Fuat Öner Haber7.com - Sorumlu Müdür/Yayın Koordinatörü
Haber 7 - Fuat Öner

Editör Hakkında

1989 İstanbul doğumlu olan Fuat Öner, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İnternet Gazeteciliği-Yayıncılığı ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Medya Yönetimi’nde yüksek lisans Eğitimini tamamladı. Medya sektörüne 2008 yılında adım atan Öner, Star TV ve Habertürk gazetelerinde çeşitli görevler üstlendi. 2012 yılında Kanal7 Medya Grubu'na haber editörü olarak katılan Öner, şu anda Haber7.com'da Yayın Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.
YORUMLAR 12
  • alparslan 20 dakika önce Şikayet Et
    eee ne yanii
    Cevapla
  • Hasat 20 dakika önce Şikayet Et
    Ee nolcak şimdi, gıda fiyatları geri mi inecek, millet olsun çiftçi olsun bas bas bağırıyor böyleyken böyle oluyor diye.. yazıklar olsun..
    Cevapla
  • misafir 20 dakika önce Şikayet Et
    sayın bakanımız bunların mal varlığına el konulsun en ağır cezayı verin
    Cevapla
  • Murat 21 dakika önce Şikayet Et
    Umarim et sektorunede nester atarlar neden yilanin basi kucuken ezilmiyor umarim bundan sonra zamaninda geregi yapilir
    Cevapla
  • Misafir 21 dakika önce Şikayet Et
    Bunlar Müslüman olamaz
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle