Altında tarihi değer kaybı uyarısı: 1544 İngiltere’si ve Roma İmparatorluğu’nda da oldu
Deutsche Bank Stratejisti Henry Allen’a göre piyasalarda yaygın olan “büyük devalüasyon geliyor” beklentisi abartılı. Allen, altın ve gümüşteki sert yükselişlere kapılan yatırımcılara, beş asırlık tarihsel örnekleri hatırlattı.
Kıymetli maden piyasaları 2025’teki güçlü yükselişin ardından yeni yıla da oldukça hızlı girdi. Altın 5.000 dolar eşiğini aşarken, gümüş 2026’da yüzde 50’den fazla prim yaptı. CNBC’nin haberine göre bu tablo, piyasalarda uzun süredir konuşulan “değer kaybı ticareti”ni yeniden gündeme taşıdı.
Bu yaklaşıma göre yatırımcılar, başta ABD olmak üzere birçok ülkenin artan borç yükünü hafifletmek için para birimlerini bilinçli şekilde değersizleştireceğini varsayarak pozisyon alıyor. Yani daha fazla para basılacak, paranın değeri düşecek, altın ve gümüş de doğal olarak yükselecek… En azından teori böyle.
Ancak Deutsche Bank Makro Stratejisti Henry Allen, bu hikâyeye mesafeli. Allen’a göre piyasadaki genel kanının aksine, büyük çaplı bir devalüasyon ihtimali sanıldığı kadar güçlü değil. Hatta yatırımcıların biraz durup geçmişe bakmasında fayda var.

BEŞ ASIRLIK DERS: VIII. HENRY VE ROMA İMPARATORLUĞU
Allen, “değer kaybı” stratejisinin yeni bir fikir olmadığını hatırlatıyor. En çarpıcı örneklerden biri 1544 yılı İngiltere’si. Kral VIII. Henry, artan kamu harcamalarını karşılamak için sikkelerin içindeki altın ve gümüş oranını düşürüp bakır ekleyerek paranın değerini bilinçli şekilde zayıflattı.
Benzer bir tablo çok daha eski bir dönemde, Antik Roma’da yaşandı. M.S. 64’te İmparator Nero, vergileri artırmadan gelir yaratmak istedi ve sikkelerdeki gümüş oranını kademeli olarak yüzde 5’e kadar düşürdü.
Allen’a göre her iki örneğin de sonu aynı oldu. Başlangıçta kontrollü görünen bu adımlar zamanla enflasyonun kontrolden çıkmasına yol açtı. Artan fiyatlar, kaçınılmaz olarak toplumsal öfkeyi beraberinde getirdi. Nitekim VIII. Henry’nin politikası, ölümünden sonra halk baskısıyla geri çekildi.
ENFLASYONUN AĞIR SİYASİ FATURASI
Deutsche Bank’ın değerlendirmesine göre bugün benzer bir yolun izlenmesi, teoride kolay görünse de pratikte oldukça zor. Son beş yılda dünya genelinde yaşanan yüksek enflasyon dalgası, ideolojisi ne olursa olsun birçok hükümetin sandıkta kaybetmesine neden oldu.
Yani enflasyonun siyasi bedeli artık fazlasıyla ağır. Bu da hükümetlerin borçları eritmek için enflasyonu körüklemek yerine, ondan kaçınmayı tercih edeceğine işaret ediyor.
Üstelik emtia piyasalarındaki coşkuya rağmen diğer finansal göstergeler aynı alarmı vermiyor. Allen, özellikle ABD ve Avrupa’daki 30 yıllık enflasyon takaslarına dikkat çekiyor. Bu piyasalarda ani bir enflasyon patlamasına dair güçlü bir sinyal yok. Hazine tahvil getirilerindeki görece sakin seyir de bu tabloyu destekliyor.
-
Misafir 18 dakika önce Şikayet EtSarı kafa Trump varken savaş ve ekonomik riski azalmaz. Risk sürekli olarak devamı eder.Beğen
-
Ön kuzu 24 dakika önce Şikayet EtMaddi ve manevi zenginlik! Berekettedir. Bereket! Maddi ve manevi zenginliktir.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Bekir terzi 26 dakika önce Şikayet EtÇıksada alırım düşsede alırım alırımda alırım.Beğen Toplam 3 beğeni
-
fatih 30 dakika önce Şikayet Etaltın pat la ya cak o kadarBeğen
-
Erbati+++++ 31 dakika önce Şikayet Etsiz hertarafınızı yırtsanızda cin altın aldığın sürece cıkacak cinin elinde 3 trilyon dolar var nere harcayacak dısaraya mal satıyor almıyor elbette altına yatıracakBeğen Toplam 3 beğeni