İş dünyasından peş peşe büyüme açıklaması!

Türkiye ekonomisi 2021'de yüzde 11, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9,1 büyüdü. Büyümeye ilişkin olarak iş dünyasından önemli açıklamalar yapıldı.

İş dünyasından peş peşe büyüme açıklaması!
İş dünyasından peş peşe büyüme açıklaması!
GİRİŞ 28.02.2022 12:34 GÜNCELLEME 28.02.2022 15:52
Bu Habere 4 Yorum Yapılmış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2021 yılı dördüncü çeyrek Gayrisafi Yurt içi Hasıla'nın (GSYH) verileri açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi 2021'de yüzde 11, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9,1 büyüdü. İş dünyası temsilcileri sürpriz olarak görmedikleri bu büyüme performansını 'oldukça değerli' olarak yorumlarken, mesajlarının odağında 'sürdürülebilir büyüme' yer aldı.

Pandemi ortamında güçlü Büyüme kaydeden Türkiye ekonomisine dair iş dünyasının açıklamaları şöyle:

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu

“ALINAN TEDBİRLER SONUÇ VERİYOR”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 11 büyüdüğünü belirterek, "Yaşanan sorunlara rağmen girişimcilerimizin çalışmaları, alınan tedbirler sonuç veriyor." ifadesini kullandı.

Hisarcıklıoğlu, Twitter hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün açıklanan 2021 yılı geneli ve son çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin 2021'de yüzde 11 büyüdüğüne dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

"Yaşanan sorunlara rağmen girişimcilerimizin çalışmaları, alınan tedbirler sonuç veriyor. Sıkıntıda olan sektörler başta olmak üzere verilecek destekler büyümeyi sürdürülebilir kılacaktır. Şimdi enflasyonla mücadeleye, 2022'ye odaklanma zamanı."

İTO Başkanı Şekib Avdagiç

“YATIRIMA VE SANAYİYE AĞIRLIK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün açıklanan 2021 yılı geneli ve son çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Salgının başladığı ve en yüksek etki gösterdiği 2020’yi yüzde 1,8 büyümeyle geride bırakan Türkiye ekonomisinin normalleşme yılı olan 2021’de bu performansını birkaç adım öteye taşıdığını ifade eden Avdagiç, şunları kaydetti:

"Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ilk çeyrekte yüzde 7,3, ikinci çeyrekte yüzde 21,9, üçüncü çeyrekte yüzde 7,5 ve son çeyrekte de yüzde 9,1 büyüdü. Yıllık büyüme yüzde 11 oldu. İhracat ithalattan hızla artarak, büyümeye 4,86 puan gibi oldukça yüksek bir katkı verdi. Bu rakama şaşırmıyoruz çünkü 2021’i ihracatta rekorlarla tamamlamıştık. İlk kez ihracat yapan firma sayısı 14 bin 141 oldu."

Gücünü ihracattan alan yüzde 11’lik büyüme oranının Türkiye Modeli'ni pekiştiren bir rakam olduğunu belirten Avdagiç, salgının başından bu yana üst üste 6 çeyrektir büyüyen ekonominin, bu trendin geçici olmadığını gösterdiğini, bunun hükümetin, iş dünyasının ve halkın ortak başarısı olduğunu ifade etti.

İç talebin de büyümedeki önemli bir güç olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Hane halkı tüketiminin toplam büyüme oranına 9 puanlık katkı verdiğini görüyoruz. Yılın tamamında yatırımlarından da büyümeye pozitif bir destek geldi. 11 puanlık büyümenin 1,66 puanı yatırımlardan. Bu katkıyı daha da artırmak önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Şekib Avdagiç, Türkiye’nin yeni büyüme modelinin döviz gelirlerini artırmak ve cari açıksız büyümeyi temin etmeye dayandığını belirterek, "Küresel konjonktürün stabil olmadığı açık. Buradan denkleme dahil olan pek çok değişken var. Rusya-Ukrayna gelişmeleri, FED ve Avrupa’nın faiz kararları, gıda ve emtia fiyatları ile enerji maliyetlerinin seyri başta enflasyon ve kur olmak üzere pek çok kanaldan büyüme rakamına etki edecek." açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin 2022 için 250 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu hatırlatan Avdagiç, “Bu doğrultuda mümkün olduğu kadar yatırıma ve sanayiye ağırlık vermeye devam edeceğiz. Merkez Bankamızın katma değerli sektörleri odak noktaya alan selektif kredi politikası, KGF ve Eximbank destekleri bizi bu hedefe götürecek temel araçlarımız olacak." ifadelerini kullandı.

DEİK Başkanı Nail Olpak

"DIŞ TALEBE DAYALI BÜYÜME STRATEJİSİ ÖN PLANA ÇIKIYOR"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan 2021 yılı geneli ve son çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Orta Vadeli Program'a (OVP) göre 2021 yılı büyüme tahmininin yüzde 5,8 olduğunu anımsatan Olpak, kendilerinin güçlü dış talep ve yatırım faaliyetlerini göz önünde bulundurarak, yüzde 10 bandında büyüme beklediklerini açıkladıklarını anımsattı.

Olpak, küresel ekonomi ve ticarette yaşanan zorluklara rağmen yüzde 11 büyümeyle dünyadan pozitif ayrışmayı başardıklarını kaydederek, iş dünyasını sevindiren bu büyümenin güven veren bir tablo ortaya koyduğunu ve iş dünyasının salgın döneminde yaşananlara rağmen sıkıntıları fırsata çevirmeyi başardığını gösterdiğini anlattı.

Salgın sonrası yeni dönemde her ülkenin aynı şekilde büyüme gösteremediğine değinen Olpak, AB GSYH'sinin 2021'in ikinci yarısında salgın öncesi seviyelerine dönebildiğini ancak Almanya, İspanya ve diğer bazı AB ülkelerinin hala bu seviyelere ulaşamadığını bildirdi.

Olpak, 2021'de yüzde 7,5 büyüyen Birleşik Krallık ve yüzde 1,7 büyüme rakamı yakalayan Japonya'nın da 2019 yılı seviyelerinin altında yer aldığını, Meksika'nın ise 2021'i yüzde 5,1 büyümeyle tamamlasa da son çeyrekte teknik resesyona girdiğini belirterek, "Dolayısıyla böylesine sancılı bir süreçte, Türkiye’nin büyüme patikasındaki güçlü tırmanışını değerli buluyoruz." ifadesini kullandı.

Nail Olpak, 2021 büyümesinin niteliğine değinerek, "Önemli başlıklardan ilki, net dış talep ve yatırım kalemlerinin, bu dönemdeki toplam GSYH büyümesinin yarısından fazlasını oluşturarak büyümenin talep bileşenleri itibarıyla dengeli geliştiğine işaret etmesidir. Bu noktada, ana gündem maddemiz olan 'dış talebe dayalı büyüme stratejisi' ön plana çıkıyor." açıklamasında bulundu.

Çift haneli büyümeye 225 milyar dolarlık ihracat rakamlarıyla ulaşmanın önemli olduğunu aktaran Olpak, net dış talebin toplam GSYH artışına 4,9 puanlık yüksek bir katkıda bulunduğunu ve son 20 yılın en yüksek rakamına ulaşıldığını bildirdi.

Olpak, son 2 yıldır makine teçhizat yatırımlarının yüzde 20'nin üzerinde büyüme kaydetmesinin diğer olumlu gelişme olduğunu kaydederek, yatırım harcamalarının yüzde 6,4 arttığını ve toplam GSYH büyümesine 1,7 puan katkıda bulunduğunu aktardı.

İnşaat faaliyetlerinin yüzde 2 küçüldüğünü, makine ve teçhizat yatırım harcamalarının yüzde 20,5 büyüyerek gelecek dönem üretim faaliyetleri için pozitif sinyal verdiğini belirten Olpak, "Kapasite kullanım oranlarının 2022'ye yüzde 78'ler seviyesinde başlangıç yapmasını, ki bu oran son 10 yıllık tarihsel ortalamanın üzerindedir, yatırım iştahındaki artışın süreceğine işaret eden önemli bir gösterge olarak değerlendiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

DEİK Başkanı Olpak, hükümetin salgın dönemindeki istihdamı destekleyen duruşunun, iç talebin canlı kalmasında belirleyici olduğunu kaydederek, yüzde 15,1 artan tüketim harcamalarının GSYH büyümesinin 8,9 puanlık kısmını oluşturduğunu bildirdi.

İstihdamın korunması ve tüketici talebinin canlı kalması için uygulanan destekleyici politikaların katkılarından bahseden Olpak, bu politikalar sayesinde 2021'de ortalama işsizlik oranının 1,1 puan iyileşerek yüzde 12'ye gerilediğini aktardı.

Olpak, "DEİK olarak, önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin daha fazla nitelikli büyümesi, büyümenin tabana dengeli yayılması için tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Ülkemizin küresel ticaretten aldığı payı en üst seviyeye taşımak için dünyanın dört bir yanına daha fazla dokunmaya, dış talebe dayalı büyümesine daha fazla katkı sunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

İHRACATIN BÜYÜMEYE KATKISI YÜZDE 4,9 OLDU

TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre, Türkiye ekonomisinin 2021 yılında yüzde 11 büyüdüğünü belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, “Net ihracatın büyümeye katkısı 4,9 puan oldu. 2021 yılı büyümemizin yüzde 44,2'si ihracat katkısıyla gerçekleşti. Türkiye'nin üretim, istihdam ve kalkınmasının itici gücü olmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyada salgının etkisinin ekonomi ve ihracatta derinden hissedildiği aylarda Türk ihracatçısının 225 milyar dolar ihracat ile büyük bir başarıya imza attığını aktaran Gülle, şunları kaydetti:

“O günlerde zor zamanların geçeceğine ve hızlı bir toparlanmanın içine gireceğimize olan inancımızı dile getirmiştik. Bugün gördüğümüz rakamlar, Türk ihracatçısına olan inancımızda ne kadar haklı olduğumuzu bizlere bir kez daha gösterdi. Türkiye ekonomisini üretimiyle, hizmetleriyle, ihracatlarıyla büyüten tüm iş insanlarımıza müteşekkiriz. Türkiye ekonomisi; ihracat öncülüğünde, büyümeye ve yükselmeye devam edecek. Bize düşen edindiğimiz bu kazanımları, katma değerli ihracatla süsleyerek sürdürülebilir bir şekilde yarınlara taşımaktır. Elimize geçen fırsatları iyi değerlendireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Kuruluşumuzun 100. yılına doğru giderken ihracatımızın, ekonomimizin önü aydınlıktır”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan

“BÜYÜMEYİ KALICI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KILARAK TOPLUMSAL REFAHA YANSITABİLMELİYİZ”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin 2021'de yüzde 11 ile son 10 yılın en yüksek büyüme performansını gösterdiğini belirtti.

Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Aynı yılda sanayi sektörümüz yüzde 16,6 ile ekonominin genelinden pozitif ayrıştı ve GSYH içindeki payını da yüzde 22,8'den yüzde 26'ya yükseltme başarısı gösterdi. Nitekim sanayi üretim endeksi bize ekonominin çift rakamlarda büyüyeceği haberini daha önceden vermişti. Kuşkusuz bu büyüme rakamları, yıllardır olduğu gibi bu yıl da göstermiştir ki sanayi, ekonomimizin sağlıklı büyümesine en güçlü ve değerli desteği vermeye devam etmektedir. Özellikle kapasite kullanım oranlarının yüzde 75'in üzerinde, PMI'ın 50'lerin üzerinde seyretmesi, sanayi sektörünün en zor şartlarda dahi üretiminin sürdürmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Bu süreçte iç pazardan çok pandemi sonrasında küresel pazarlarda yaşanan toparlanma sürecinin ve ihracatçı sanayimizin de buna bağlı olarak ivme kazanmasının etkisi oldu. Pandemi nedeniyle Türkiye'nin Asya'ya alternatif bir tedarikçi olarak öne çıkması ve yakın coğrafyalarla çok daha verimli ilişkiler içine girmesi ihracata olumlu yansıdı. Bu noktada asıl önemli olan konu ekonomimiz açısından büyümenin sürdürülebilirliğidir."

Erdal Bahçıvan, bu büyümede ihracatın önemli bir katkısı olduğunu ancak kur ve enerji maliyetleri kaynaklı yaşanan yüksek enflasyonun, bu büyümenin ciddi bir yan etkisi olarak ortaya çıktığını belirtti.

Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dolayısıyla gelecekte öncelikle enflasyonu düşürerek büyümeyi kalıcı ve sürdürülebilir kılarak toplumsal refaha yansıtabilmeliyiz. Öte yandan, önümüzdeki döneme ilişkin dünya konjonktüründe yaşanan son gelişmeler, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ülkemiz ekonomisi üzerindeki etkisinin ne olacağı belirsizliğini korumaktadır. Fakat biliyoruz ki enerjiden tarıma, ham madde tedarikinden turizme kadar birçok alanda bu iki ülke ile ciddi ekonomik bağlarımız bulunmaktadır. Bu nedenle yaşanmakta olan gelişmelerin belirsizliği ülkemizi önemli ölçüde etkileyecek gibi görünmektedir. Bu nedenle ekonomimiz açısından bu yıl için en önemli konu, sanayiye dayalı ve makro dengeleri olumsuz etkilemeyecek sürdürülebilir bir büyüme patikasına girmemiz olacaktır. Bu bağlamda başta konjonktürel ve jeopolitik riskleri yönetmek olmak üzere içeride enflasyonist ortamı en iyi şekilde yönetebilmemiz ve kontrol altına alabilmemiz gerekmektedir. Son 2 yıldır pandemi nedeniyle zorlanan global boyuttaki ekonomik şartlara rağmen Türkiye ekonomisinin dinamizmini ve zorluklarla mücadelesini göstermesi açısından bu ölçüde gerçekleşen büyüme önemlidir. Gönlümüz bu elde ettiğimiz büyümenin sürdürülebilir olmasını arzu etmekle beraber tam pandemiyi atlatmışken bu defa da komşu iki ülkemizde yaşanmakta olan son gelişmeler dünya barışını ve huzurunu son derece negatif etkilediği gibi ekonomi anlamında da kuşkusuz hasarlar yaratacaktır."

Bahçıvan, barışın ve huzurun en kısa zamanda tesis edilip bu süreçten de Türkiye ekonomisinin en az olumsuz etkiyle 2022 yılını geçirmesi temennisinde bulundu.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir

“EKONOMİ POLİTİKALARI REVİZE EDİLMELİ”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, 2020 yılında Kovid-19 salgınının etkisiyle düşük büyüme performansı ortaya koyan Türkiye ekonomisinin, 2021 yılında sanayi ve ihracatın önemli katkısıyla yüzde 11 ile çift haneli büyüdüğüne dikkati çekti.

Geçen yılın 4'üncü çeyreğinde de dış talep ve hane halkı tüketimine dayalı bir büyüme performansının ön plana çıktığına işaret eden Özdebir, ihracatın büyümeye net katkısı artarken ithalatın ivme kaybetmesinin dış talebe dayalı bir büyüme performansını ortaya koyduğunu bildirdi.

Özdebir, geçen yılın ilk yarısında tüm ana sektörler gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine olumlu yönde katkı verirken yılın 4'üncü çeyreğinde inşaat sektöründe daralma gerçekleştiği bilgisini vererek, şunları kaydetti:

"Hizmetler sektörü 2021'in 4'üncü çeyreğinde GSYH büyümesine verdiği 3,8 puanlık katkı ile büyüme performansında belirleyici oldu. Aynı dönemde sanayi sektörünün katkısı 2,1 puan olurken tarım sektörünün ise 0,17'lik katkı verdiği görülüyor. 2020 yılında ortalama 1,6 büyüme sağlayan sanayi üretimi, 2021 yılında ortalama yüzde 19,7'lik artışla büyümenin önemli bir lokomotifi olmuştur. Yüksek maliyet ve likiditeye ulaşma zorluğu, tedarik zincirindeki bozulmalar, lojistik maliyetlerindeki artış gibi zorluklara rağmen sanayi sektörü ekonomimizin yüz akı olmuş ve 2 yıldır büyümeye önemli katkı sağlayarak, Türkiye ekonomisini ayakta tutmuştur. Büyümenin en önemli katalizörü yine sanayi sektörü olmuştur ancak sabit sermaye yatırımlarındaki ivme kaybı gelecek dönemde büyümede yavaşlamaya işaret etmektedir. Bu nedenle sanayi sektörünün büyümeye katkısının devam edebilmesi için firmaların kar etmesi, bunun için de önümüzdeki dönemde her türlü desteğin verilmesi gerekir."

Büyüme rakamlarının topluma yansımasının oldukça önemli olduğunu, bu nedenle büyümenin kalitesinin de ön plana çıktığını belirten Özdebir, "Çalışanların iş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payının 2020 yılında yüzde 33,1 iken 2021 yılında yüzde 30,2 seviyesine gerilemesi, gelir adaleti açısından dikkat edilmesi gereken oldukça önemli bir nokta. 2022 yılı ücretlerindeki iyileştirmenin bir nebze olsun bu tabloya olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Ülke ekonomisinin, mevcut olumsuz konjonktürü geride bırakıp, sürdürülebilir büyüme patikasına girebilmesi için verimlilik, insan kaynağı planlaması, rekabet gücü ve ihracat artışına yönelik ekonomi politikalarının revize edilerek, üreten, katma değer yaratan bir ekonomi yapısına dönüşmesi gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

“ÇİFT HANELİ BÜYÜME BÜYÜK BAŞARIDIR”

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) 2021 yılı verilerini değerlendirdi.

Kovid-19 sürecinin birçok sektörü olumsuz etkilediğini hatırlatan Baran, sürecin hükümetlerin destekleriyle geçirildiğini vurguladı.

Türkiye’nin 2019'da yüzde 0,9, 2020'de yüzde 1,8 büyüme sağladığını kaydeden Baran, salgın koşullarına rağmen büyümedeki başarının sanayi üretimindeki ve ihracattaki artışla elde edildiğini bildirdi.

Baran, TÜİK verilerine göre, hizmetler, bilgi ve iletişim sektörlerindeki ilerleme ile sanayi üretimindeki artış ve ihracatın Türkiye’nin büyümesinde önemli yer aldığını belirterek, büyümenin devamını sağlamak için inşaat ve tarım sektörünün büyüme ivmesini yukarı yönlü taşımak gerektiğine işaret etti.

Dünya ekonomisinin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Baran, şunları kaydetti:

"Pandemi sona ermemişken, iklim değişikliği ile ilgili afetler küresel ekonomi üzerinde fiyat baskısı oluştururken ve tedarik zincirlerinde kesintiye yol açarken, şimdi bir de Ukrayna ve Rusya kriziyle karşı karşıya kaldık. Bu zorlu ve belirsizliklerle dolu süreçte Türkiye, küresel rekabet gücünü iyileştirmeye odaklanmak, kalıcı ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak durumundadır. Türkiye’nin büyümesini sürdürmesi, coğrafyasındaki istikrarın devamı açısından da önem taşıyor. Küresel ekonominin pandemiyle mücadele ettiği süreçte hükümetin destekleri ve reel sektörün dinamizmiyle sağlanan çift haneli büyüme büyük başarıdır.”

Baran, büyümeyi sürdürmek için enflasyonu kontrol altına almanın da önemli olduğunu vurguladı.

MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı

“YÜZDE 11’LİK BÜYÜME SÜRPRİZ DEĞİL”

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, Türkiye ekonomisinin büyüme rakamlarına ilişkin, "Yüzde 11'lik büyüme oranı bizler için bir sürpriz değil, milli ekonomimize olan haklı itimadımızın tescili niteliğindedir." değerlendirmesinde bulundu.

Asmalı, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan 2021 yılı geneli ve son çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

MÜSİAD olarak birçok kuruluşun karamsar tahminlerde bulunduğu dönemlerde dahi Türkiye ekonomisine güvenlerini ifade ettiklerini ve her fırsatta 2021 için çift haneli bir büyüme oranı beklediklerini açıkladığını anımsatan Asmalı, "Bu çerçevede yüzde 11'lik büyüme oranı bizler için bir sürpriz değil, milli ekonomimize olan haklı itimadımızın tescili niteliğindedir." ifadesini kullandı.

Mahmut Asmalı, son çeyrekte yüzde 9,1 büyüme başarısı gösteren Türkiye ekonomisinin, bu dönemde de imalata ilişkin mevcut kapasite ve kabiliyetiyle pozitif ayrışmayı sürdürdüğünü ve hem küresel hem de bölgesel üretim üssü olma iddiasını perçinlediğini vurguladı.

Geçen yıl iç talebin, net dış talebin ve yatırımların her birinin büyümeye katkısının pozitif yönde olduğunu, bu durumun Türkiye ekonomisinin topyekûn bir büyüme kaydettiğini gösterdiğini aktaran Asmalı, net dış talebin büyümeye 4,9 puan katkı vermesinin büyümenin sürdürülebilirliği adına olumlu bir gelişme olduğunu anlattı.

Asmalı, Yeni Ekonomik Model sayesinde Türkiye ekonomisinin, 2022'de de küresel ekonomi içerisindeki iddiasını artıracağını ve bu dönemde de tahminlerin üzerinde büyüyeceğini bildirdi.

TÜRKİYE’YE CİDDİ TALEP VAR

2021 yılında sanayi tarafında kapasiteleri zorlayan bir Türkiye olduğunu kaydeden Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, salgın sonrası Türkiye'ye ciddi bir talep olduğunu kaydetti. Aydın. 2021 yılındaki yüzde 11’lik büyümeye bakıldığında iç talebin katkısının 9,3 puan olurken 4,9 puanının ise net ihracattan geldiğinin görüldüğünü belirterek, "Ülkemize yönelik dışarıdan ciddi talepler gelmektedir. İleriye yönelik artı değerde büyümeye devam edecek ve bu alanda zirvede başı çeken ülke olmayı sürdüreceğiz. İmalat sanayiinde talep artışı ile 40 milyon ton çelik üreten bir konuma geldik. Dünyada 7. Avrupa’da bu alanda birinci sıraya oturduk. Bunun gibi dengeli bir şekilde diğer sektörlerde de talep artışına bağlı olarak yükselişimizi sürdürüyoruz. Tarımda görülen yüzde 2'lik daralma, olumsuz iklim koşullarının da bir tesiri idi. Hamdolsun bu sene mevsim şartları güzel gitti. Tarımsal üretime yönelik alınan yeni destekler ve olumlu mevsimsel koşullarla birlikte buradaki daralmayı da pozitife çevireceğiz. Hakeza kamu harcamalarında belirli bir disipline gidilmesi de memnuniyet verici bir gelişme. Buradaki tasarrufun sürdürülebilir olması, mali açıdan ülkemize de katkılar sunacaktır." açıklamasında bulundu.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ortamının kısa vadede programların gözden geçirilmesine neden olacağını kaydeden Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Lakin ikili ticari yönde birbirimize bağımlı olduğumuz pek çok nokta var. Bu noktalar süreç ne kadar olumsuz olursa olsun bir şekilde kendi akışı içerisinde yürümeye devam edecektir. Ülkemiz ekonomisi büyümeye devam edecek, büyümede her yönü ile ivmemizi dengeli bir şekilde yukarı yönlü güçlendireceğiz. Potansiyelimizin ve güçlü yanlarımızın farkına varalım, yatırıma, üretime ve ihracata devam ederek büyümeye devam edelim."

YORUMLAR 4
  • Mizah 9 ay önce Şikayet Et
    Bunlarda yalancının yalancısı.
    Cevapla
  • Kayserili 9 ay önce Şikayet Et
    Ssklı işci ve bağkur emeklilerine refah payı ve seyyanen zam istiyoruz. Tuikin uyduruk enflasyon zammını degil
    Cevapla
  • Recepali 9 ay önce Şikayet Et
    Biz ssklı işci emeklileri yıllardır ne sadece tuikin hükümet yanlısı enfladyon oranında zamdan başka hiç bir şey görmüyoruz. Yani ülke ve ekonomisi 2001 ve 2008 yılları hariç sürekli büyüdü çok iyi ama bize emekli maaşlarına yaşantımıza alım gücümüze bir faydası yok. Ülkenin büyümesinden her 6 ayda enflasyon oranında yapılan zamma ek olarak hakkımız olan refah payı istiyoruz
    Cevapla
  • doğan 9 ay önce Şikayet Et
    sayın başkanlarım kgf ler çok yetersiz. imalat sektörü finansa ulaşmada zorlanıyoruz. sizlerden destek bekliyoruz.
    Cevapla