Yüzde 100 saf ayçiçeği tohumunda yerli çözüm

TarLab Biyoteknoloji, Türkiye’nin tohumda dışa bağımlılığını azaltacak teknolojiler geliştiriyor

Yüzde 100 saf ayçiçeği tohumunda yerli çözüm
Yüzde 100 saf ayçiçeği tohumunda yerli çözüm
GİRİŞ 06.04.2021 12:34 GÜNCELLEME 06.04.2021 12:34
Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Ayçiçeğinde klasik yöntemlerle yaklaşık 15 yıl zaman alan ıslah süresini yaptıkları iyileştirmeler ile 5 yılın altına indiren TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunu kısa sürede genetik olarak yüzde 100 saf hale getirmeyi başardı. Sırada çeltik, buğday ve kanola var.

Marmara Üniversitesi’den girişimci akademisyenler tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunda dışa bağımlılığı azaltacak bir başarıya imza attı... Ayçiçeğinde klasik yöntemlerle yaklaşık 15 yıl zaman alan ıslah süresini mevcut teknolojiler üzerinde yaptıkları iyileştirmeler ile 5 yılın altına indirerek kısa sürede genetik olarak %100 saf hale getirmeyi başaran TarLab Biyoteknoloji, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.

TÜRKİYE’DEKİ İLK VE TEK AKADEMİSYEN TABANLI ŞİRKET

TarLab Biyoteknoloji, Marmara Üniversitesi İnovasyon ve Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi (MİTTO)’nun katkılarıyla ve TÜBİTAK’ın 1512-Teknogirişim Sermayesi Desteği-BİGG Programı desteğiyle kuruldu.

MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, aynı üniversitede Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Aydın, Biyomühendislik Bölümü Doktora Öğrencisi Yunus Emre Aktaş tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, aynı zamanda geliştirdiği yöntemlerle bitki ıslahçılarına, tohum firmalarına hizmet sunan TÜBİTAK BİGG desteğiyle kurulan Türkiye’deki ilk ve tek akademisyen tabanlı şirket ünvanına da sahip oldu.

TÜBİTAK 1001 PROJESİ, ULUSLARARASI BAŞARININ YOLUNU AÇTI

2015-2018 döneminde Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM’e bağlı ülkemizde ayçiçeği ıslahında koordinatör görevi yapan Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ortaklığıyla Marmara Üniversitesi tarafından yürütülen TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı-1001 Projesi çalışmanın çıkış noktası oldu.

Bu projede bursiyer olarak görev yapan, Yunus Emre Aktaş’ın yüksek lisans çalışmasıyla da proje ivme kazandı. Proje kapsamında Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nün altyapı ve bilgi birikimiyle modern biyoteknolojik yöntemleri kullanılarak ayçiçeği tohumunun düşük maliyetle, genetik açıdan %100 saflıkla üretilmesi başarıldı. Elde edilen bu başarının ülke yararına katma değer yaratarak ticarileştirilmesine karar verilmesinin ardından MİTTO’nun şirketleşme sürecinde verdiği katkılarla ve TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği ile TarLab kuruldu.

DÜNYADA BİR İLK

Projenin sonucunda elde edilen başarının ticarileştirilmesi için şirket kurmalarında en önemli motivasyonlarının topluma ve ülkelerine karşı duydukları sorumluluk olduğuna dikkat çeken MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, TarLab’ı şöyle anlattı: 

"Ülkemizde modern teknolojilerle gerek ayçiçeğinde gerekse diğer ürün gruplarında saf çeşit geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan akademisyenler var ancak şirketleştiren ve ticarileştiren bildiğimiz kadarıyla yok. Bu şekilde çalışma yapan ve TÜBİTAK desteği alarak kurulan ilk spin-off, TarLab oldu. Ayçiçeğinde bu hizmeti sunan başka bir firmanın olmayışı gerek ülkemizde ve gerekse dünyada TarLab’a gösterilen haklı bir ilgi ortaya koydu.”

Gerek Türkiye’de, gerekse Fransa ve Almanya’nın önde gelen tohum firmalarına bu hizmeti vermek üzere anlaşmalar imzalayan TarLab’ın, büyük bir heyecan ve motivasyonla çalışmalarına başladığını ifade eden Uncuoğlu, “Böylelikle ülkemiz akademisyenleri mevcut teknolojiler üzerinde kendi birikim ve tecrübeleriyle yaptıkları iyileştirmeler ile yerli çözüm sunmuş oldular” dedi.

Kurucu ortaklardan Prof. Dr. Yıldız Aydın ise bu kadar kısa sürede uluslararası başarı elde etmelerini sağlayan yöntemi şöyle özetledi:

 “Bizim uyguladığımız yöntemle geliştirilen tohumlar ıslahta anaç olarak kullanılıyor. Tarlada yapılan klasik ıslah yöntemlerinde bu çok uzun yıllar alıyor ve iyi genlerin aktarımı biraz tesadüfe kalıyor. Tohum ıslah süresini kısaltan bu yöntem klasik ıslah yöntemleriyle birlikte kullanılarak üretim maliyetlerinin de azaltılmasına katkı sağlıyor”

SIRADA ÇELTİK, BUĞDAY VE KANOLA VAR

TarLab’ı kurarken uzun vadede ürün portföylerini genişleterek aynı yöntemi farklı bitki türlerinde de uygulamayı amaçladıklarını belirten TarLab Genel Müdürü Yunus Emre Aktaş, güncel olarak çeltik üzerinde çalışma yaptıklarını, buğday ve kanola üzerinde denemeler yapmayı planladıklarını ifade etti.

TarLab tarafından verilen “doubled-haploid” (genetik saflaştırma) teknolojisi hizmeti, tohumda dışa bağımlılığın azaltılmasında da önemli bir adım oluşturuyor. Türkiye’nin önemli oranda ithal tohum kullandığına dikkat çeken ve dünya ile rekabet etmenin ıslah sürelerini kısaltmaktan geçtiğini vurgulayan Yunus Emre Aktaş “Bizim bu verdiğimiz hizmetle katma değerli tohumlar da kısa sürede üretilebilecek. Türkiye olarak elimizdeki bu kaynak bitkileri sanayiye, üretime uygun bitkilere aktarmayı hızlandırmamız lazım” şeklinde konuştu.

ETİKETLER
EKONOMİ
YAZDIR
YORUMLAR 1
  • Fatih 2 hafta önce Şikayet Et
    Turkiyeye araba fabrikası gibi şirketler kurduğunuzda biter yani 20 milyar değeri olan gıda 20 milyar değeri olan ilaç 20 milyar TL enerjji,teknoloji elektrik elktronik vb 10 alanda büyük sirket kurmak lazım her sene bir tanesini kurmak lazım ve her şehirde valilikler araciliyla ithal ne ürün varsa 100 milyon yatırımla o ürünü o şehirde üretmek gerek,bu sisteme Kobi ve köylüyü dahil edersek sorun 3,4 yil icinde çözülür dolar Euro baskisi kalmaz istihdam artar köye dönüş artar devlet kasasına buyuk olcuda para kalır ihracaat ithallati geçer...
    Cevapla