Bitcoin balon mu? Global rezerv para birimine dönüşürse... - YAZDIR

Hukukçu Akademisyen, M. Fatih Cengil'in Haber7.com için kaleme aldığı kripto paralar hakkındaki yazı dizisinin üçüncü bölümü: Bitcoin Balon mu?

  • GİRİŞ13.05.2021 13:03
  • GÜNCELLEME13.05.2021 13:03
  • KAYNAKHABER7

Bitcoin’in mevcut kuru nispetinde değerli olup olmadığı diğer bir deyişle balon olup olmadığı hep tartışma konusu olmuştur. Bu yazımda Bitcoin’in teknolojisine, para politikasına, vaadettiklerine ve mevcut kullanımına değinerek farklı etmenler ışığında bu soruya yanıt arayacağım.

Paranın değeri benimsenen para standardına göre izah edilebilir. Bir metaya dayanan para sistemlerinde paranın değeri bu meta ile açıklanabilir. ABD’nin 1971 yılında Bretton Woods Anlaşması’ndan vazgeçerek (The Nixon Shock) doların altın karşılığını kaldırmasıyla birlikte tamamıyla itibari para sistemine geçilmiştir. Böylece devletlerin karşılıksız para bastığı bir düzene girilmiştir. İtibari para, değerini devletin tüm organları ve hukuk sistemiyle birlikte gücünden ve istikrarından alır. İnsanlar da fikir birliği içerisinde bu gücün belirlediği parayı belirlenen şekilde kullanmak suretiyle itibar ederler. Yoksa devletler tarafından basılan paranın belirli maliyetleri söz konusudur ve paralar da, miktarına göre, basım masraflarından farklı bir değere karşılık gelir.

Satoshi Nakamoto’nun yayımladığı Bitcoin teknik dokümanında (“Bitcoin: Eşler Arası/Uçtan Uca Elektronik Nakit/Ödeme Sistemi”) elektronik ortamda bir ödeme sistemi ve bu ödeme sisteminde kullanılan para tanıtılır. Bu sistem arkasındaki teknoloji sayesinde bankalar gibi “güvenilir üçüncü tarafa” ihtiyaç duyulmaksızın kişiden kişiye 7/24 güvenli değer transferi imkânı sağlar. Görüldüğü üzere bu sistemin dolayısıyla Bitcoin’in bir işlevi ve bu işleve binaen potansiyel bir değeri bulunur. 

Bitcoin’in arzı da bir iktisadi yasaya tabi kılınarak belli aralıklarla ve belirli dönem sonunda azalan miktarda belirlenmiştir. Gerçekten Bitcoin’in üretilmesi madencilik denilen bir faaliyetle sağlanır. Madenciler (ki madencilik belli bir zümreye ait olmayıp isteyen herkes tarafından yapılabilir) bu faaliyeti neticesinde yeni bir blok üretirler. Yaklaşık her on dakikada bir yeni blok üretilir ve buna karşılık ödül olarak Bitcoin sistem tarafından madenci/lere verilir. Bitcoin’in üretilmesi de bu şekilde sağlanır. En başında her bir blok için 50 Bitcoin madenci/lere verilirdi. Her bir blok başına üretilen Bitcoin sayısı her 210.000 blokta bir yarılanır. 11 Mayıs 2020’de üçüncü yarılanma gerçekleştiğinden günümüzde her bir blok başına yani yaklaşık her on dakikada bir 6.25 Bitcoin üretilir. Yani Bitcoin’in belirli şeffaf bir para politikası vardır. İtibari paralarda genelde merkez bankaları para politikasını belirler. Bitcoin’de ise para politikası yukarıda ifade edildiği gibi matematik temelinde şeffaf bir şekilde önceden açıklanan kurallar çerçevesinde tespit olunmuştur.

Bitcoin gibi para birimi kripto varlıkların kendi içsel değerleri yoktur. 1 Bitcoin’in değeri, doğal olarak, insanların buna aktardığı fiat para ve mevcut Bitcoin sayısına göre belirlenir. Örneğin şu an Bitcoin’in piyasa kapitali 950 867 670 241 $ ve mevcut arz 18 708 662 (Bitcoin sayısı) ise piyasa kapitali/ mevcut arz = 1 Bitcoin’in değeri= 50 825 $. Tabii ki Bitcoin’i elinde bulunduranlar için hâlen değer taşıması onu almaya istekli kişilerin varlığına bağlıdır. Görüldüğü üzere diğer ürünlerde olduğu gibi Bitcoin’in fiyatı da arz ve taleple ilgilidir.

Bitcoin faaliyet geçtiği Ocak 2009’dan bu yana neredeyse kesintisiz 7/24 işleyen bir ödeme sistemi sunar. Bu ödeme sistemi üçüncü kişilere ihtiyaç duyulmaksızın kişiden kişiye değer transferine imkân tanır. Bu anlamda Bitcoin insanlara finansal özgürlük vaat eder. Diğer bir deyişle bu sistem kişiye kendi bankası olması fırsatı verir. Bu da ticaretin ve alışverişin internete kaydığı günümüzde oldukça önemlidir. Ayrıca Bitcoin kullanılarak değer transferi uluslararası düzlemde icra edilebilir. Dünyanın herhangi bir yerindeki kişiye dünyanın herhangi bir yerinden Bitcoin transferi gerçekleştirilebilir. Özellikle Bitcoin kullanılarak paranın hem yurt içinde hem de yurt dışında taşınması engellemelere maruz kalmaksızın mümkündür. Öyle ki milyarlarca TL’ye karşılık gelen Bitcoin soğuk cüzdanlarda saklanarak seyahati boyunca kişiyle taşınabilir. Yine makro ödemelerde Bitcoin uygun transfer ücretleriyle kullanılabilir. Cüzdan kullanımından (tercihinden) kaynaklı güvenlik açıkları dışında Bitcoin Blockchain’inin güvenli bir ödeme sistemi sunduğu söylenebilir. Diğer yandan Bitcoin’in şeffaf ve belirli bir para politikası, kullanıcılarına Bitcoin’in değer saklama işlevi bakımından bir güvence sunar. Bu sistemde değer transferi yapan kişilerin kimliği takma adlar (açık anahtar/adres) kullanılarak gizlenir.

Teoride tüm bunlar insanların Bitcoin’e ilgi duymasını sağlayabilir. Ancak günümüzde çoğu insanın bu özellikleri dikkate almaksızın Bitcoin’in değerindeki artışa bakarak Bitcoin’e yatırım yaptıklarını söylemek gerekir. Bitcoin şu an için kuruluş aşamasındaki bir MasterCard vb kuruluş olarak düşünülebilir. Mevcut durum  MasterCard’ın henüz tam anlamıyla faaliyete başlamamasına rağmen hisselerini satmasına benzer. Şayet Bitcoin de MasterCard gibi dünya genelinde ödemelerde kabul gören bir elektronik sistem olursa Bitcoin balondur söylemi boşa düşmüş olur. O hisseleri yani Bitcoinleri elinde tutanlar çok değerli bir değişim aracına sahip olacaklardır. Bu bir devrim işi ve bu nedenle insanlar bir mürit gibi Bitcoin’i savunur. Burada Bitcoin’in arkasındaki kişilerin saklı kalması ve Bitcoin’in tüm insanların kullanımına ve yönetimine bırakılması bu savunuculuk bakımından önemlidir. Gerçekten 50 yaş üzeri Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarları genelde diğer takım taraftarlarına göre daha fanatiktir. Çünkü büyük kulüpler arasında Fenerbahçe Spor Kulübü daha katılımcı bir üyelik benimser. Üye olan kişiler kulübü daha çok sahiplenir ve âdeta kulübü kendilerinden bir parça gibi görürler. Öyle ki Fenerbahçe Spor Kulubü üyesi bir toplantıda kulüp başkanına “Teknik direktörümüze söyler misiniz? Mert Hakan’ı santraforda, Sosa’yı da stoperde oynatsın” diyebilmektedir. Bunu kulüp başkanına diyebilecek imkâna sahip olan biri elbette bu kulübü hayatının merkezine koyar. Yine çalışan sayısı az ama şirket değeri yüksek olan uluslararası şirketlerde de çalışanlarına şirketten bir pay verilir. Bu sayede bu kişilerin çalışma azmi ve şirkete olan bağlılıkları artar. İşte Bitcoin’de de özellikle belirli çevrelerde benzer bir durumla karşılaşılır.

Bir de madalyonun öteki yüzü var. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın çıkarmış olduğu “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik”te kripto paraların/varlıkların (para olarak kullanılmasından da ziyade) değişim aracı olarak kullanılması yasaklanmıştır. Bunu şöyle anlatayım: Hukukumuzda yasaklanmamış olan herhangi bir nesne ile herhangi bir nesnenin değiştirilmesi mümkündür. Buna ilişkin sözleşme de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 282 uyarınca mal değişim sözleşmesidir. Yani portakalla eriğin takası hukuken caizdir. Ancak Yönetmelik kripto varlıklar karşılığında bir şeyin elde edilemeyeceğini düzenleyerek bunların ticari ve gündelik hayata getirilmesini istememektedir. Bu karar Bitcoin gibi ödeme sistemi sunan bir yapıyı ve parayı işlevsiz kılmaktadır. Diğer ülkelerde de bu yönde bir tavır takınılırsa Bitcoin, artık değerini önemli ölçüde yitirmiş bir dijital veri hâline dönüşecektir. Diğer bir deyişle Merkez Bankası’nın Yönetmelikte belirttiği “kripto varlık” olacaktır. Bu ihtimalde Bitcoin’in zaten değişim aracı değil altın gibi değer saklama aracı olduğu iddiası da anlamsızdır. Zira temel işlevini yitiren dijital varlık, değer saklama aracı olarak tercih edilmeyecektir.

Öte yandan pandemi sonrası Bitcoin ve diğer kripto para değerlerindeki rekor artışlara da değinmek gerekir. Bu artışların kripto paraların kendinden ziyade diğer etmenlerden kaynaklandığı aşikârdır. Bu etmenlere örnek olarak pandemiyle birlikte gelişmiş ülkelerin izlediği para politikası (özellikle para bolluğu), insanların bu dönemde temel ihtiyaçları dışında harcamadan ziyade yatırıma yönelmeleri ve sosyal medyadaki kripto paralara ilişkin etkileşim gösterilebilir. Dolayısıyla suni artışlar nedeniyle değer balonlarının patlaması muhtemeldir.

Sonuç olarak Bitcoin global rezerv para birimine dönüşürse değerinin oldukça fazla olacağı ifade edilebilir. Ancak mevcut kullanımda Bitcoin ve çoğu kripto para sunduklarından çok fazla değere sahiptir. Bu da propagandayla ve bunun neticesinde oluşan kar topunun çığa dönüşümüyle ve nihayetinde oluşturulan beklentiyle meydana gelir. Bitcoin ve benzeri kripto paraların, kural olarak, içsel değerinin olmadığı alıcı buldukları ölçüde değerli olduklarını da tekrardan vurgulamak gerekir. Tabii bu durum, tüm varlıklar için geçerlidir. Ancak bunların çeşitli faktörler (Yasaklamalar, dijital ülke paraları ya da farklı kripto para projeleri vs.) nedeniyle işlevini yitirmesi ya da büyük ölçüde kullanımının azalması ve dolayısıyla değerlerinin sıfıra doğru gitmesi oldukça olasıdır.

M. Fatih Cengil

Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Ticaret Hukuku Anabilim Dalı

m.fatihcengil@gmail.com