100 milyar dolar kaybettiren hile! - YAZDIR

Son 10 yılda artan gıda sahtekarlıkları sektörde büyük bir güven kaybı oluştururken buna bağlı olarak 8.1 trilyon dolar değerinde olduğu tahmin edilen dünya gıda sektörü, piyasaya sokulan şaibeli ürünler nedeniyle tahmini olarak her yıl 100 milyar dolar kaybediyor.

  • GİRİŞ11.02.2020 13:57
  • GÜNCELLEME11.02.2020 13:57
  • KAYNAKDHA

KPMG tarım ve gıda endüstrisinde giderek büyüyen sahteciliğin, tüketici güvenini nasıl etkilediğini araştırdı.

Buna göre; dünyanın hemen her ülkesinde her gün birçok tüketici ücretini ödediği gıda ürününün karşılığını alamıyor.

Bazı ürünlerin bilinen ve çok tercih edilen markalara benzetilmek için taklitleri yapılıyor, bazı ürünlerin ise maliyetini düşürmek için içine yabancı veya daha ucuz ürünler ekleniyor.

YÜZDE 30 TAKLİT VE TAĞŞİŞ VAR

En büyük sahtekarlık örnekleri deniz ürünlerinde saptanıyor. 10 yıl içinde dünyada satışa sunulan deniz ürünlerinin yüzde 30’unda taklit ve tağşiş saptandığı ve şaibeli ürün olarak sınıflandırıldığı belirtiliyor.

Yaklaşık 8.1 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu tahmin edilen dünya gıda sektörünün, piyasaya giren şaibeli veya sahte ürünler nedeniyle bu gelirin yüzde 2.0 ile 5.0’ini kaybettiği hesaplanıyor.

KPMG Türkiye Özel Kapsamlı İncelemeler ve Ticari Uyuşmazlık Danışmanlığı Şirket Ortağı Oytun Önder,

“Şaibeli ürün riskiyle her gıdada karşılaşsak da Türkiye’de et ve süt ürünleri, zeytinyağı, bal ve gıda üretimlerinde kullanılan katkı maddelerinin daha yüksek riskler taşıdığını görüyoruz" dedi ve ekledi:

"Örneğin; işlenmiş kırmızı et ürünlerinde kanatlı eti kullanımı, tüketiciyi yönlendirmek ve yanıltmak amacıyla boya kullanımı ve tüketicinin kalitesini ayrıştırmakta güçlük çektiği zeytinyağı ve bal gibi ürünlerde düşük kalite ürün kullanımı sıklıkla karşımıza çıkıyor.

FİRMALARA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

"Bu sebeple hem tüketiciler hem de üreticiler ciddi riskler altında. Sağlığımızı tehdit eden bu durumla mücadele etmede gıda ürünlerini tüketici ile buluşturan firmalara çok büyük görev düşüyor.

"Bu görevlerden en önemlileri ise üretim tesislerinin sık ve sistematik denetimi ile tedarikçi ve dağıtıcılarının kalite standartlarının sürekli izlenmesidir.”

Gıda sektörünün teknolojiyi de yanına alarak tüketici güvenini yeniden kazanacak formüller üzerinde çalıştığını söyledi ve şöyle devam etti:

"Blockchain tabanlı veri takip sistemleri bu çalışmalardan birisi. Zinciri takip ederek üretimden satışa sunulana kadar ürünün içeriğini izlemek mümkün olacak.

"Ayrıca geleceğin tüketicileri için dijital çözümler de gündemde. Marketten tavuk alan veya restoranda balık sipariş eden bir tüketici cep telefonundaki bir uygulama ile aldığı ürünün kaynağını, gördüğü işlemleri ve içerisindeki katkı maddelerini öğrenebilecek.

"Bu uygulamalar, standartlara uygun gıda ürünlerine ulaşmayı kolaylaştıracak ve buna bağlı olarak da taklit ve tağşiş oranları azalacak. Ancak bu tip uygulamaların doğru çalışması ve tüketicinin güvenini kazanacak düzeye gelmesi için zamana ve yatırıma ihtiyacımız var.”