Ekonomistler seçim sonrasını nasıl görüyor?

Seçim sonrası piyasalar hareketlendi. Yeni hükümetin belirsizliği kur ve faiz yükseldi, borsa sert düştü. peki şimi

Ekonomistler seçim sonrasını nasıl görüyor?
Ekonomistler seçim sonrasını nasıl görüyor?
GİRİŞ 08.06.2015 12:12 GÜNCELLEME 08.06.2015 13:18
Bu Habere 3 Yorum Yapılmış

Seçim sonrası piyasalar hareketli. Yeni hükümetin kurulma sürecine dair belirsizlikle kur ve faiz yükseldi, borsa sert düştü.  Ekonomistler, piyasalarda dalgalanmanın devam edeceği görüşünde. 

PİYASALAR ÜZERİNDE BASKI DEVAM EDECEK 

Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, "2015 genel seçimlerinin yeni hükümetle ilgili belirsizlikleri ortadan kaldıramamış olmasının, politik unsurun iç piyasalar üzerinde baskısını devam ettirebileceğini; ancak anayasa değişikliği, başkanlık sistemine geçiş, Kürt sorunu gibi toplumsal tansiyon ve kutuplaşmanın yükseldiği kritik konularda daha uzlaşmacı bir yaklaşımı da beraberinde getirebileceği beklentisiyle, politik riskin göreceli olarak daha ılımlı yansımasını sağlayabileceğini düşünüyoruz" dedi. 

PİYASALAR İÇİN OLUMSUZ 

HSBC Hazine Grup Başkanı Fatih Keresteci, "Seçim sonuçları Türk siyasi hayatı açısından yeni bir tabloya işaret etse de siyasi belirsizliklerin sürmesi piyasalar için olumsuz.

Önümüzdeki günlerde siyaset ortamı çok sıcak olacak ve piyasalar hükümet kurma sürecine odaklanacak. En güçlü ihtimalin AKP azınlık hükümeti olduğu kanaatindeyim" dedi ve ekledi:

"Piyasaların kısa vadede olumsuz bir seyir izlemesini bekliyor olsak da Türkiye'de demokrasinin gücünü göstermesi ve mevcut tablonun toplumsal barış için önemli bir ilk adım olması piyasaların çok da olumsuz olmayacağı izlenimi yaratıyor." 

YENİ HÜKÜMET SATIN ALINACAK 

Gedik Yatırım Yurtiçi Satış Müdürü Eral Karayazıcı, "MHP ve HDP'nin açıklamaları, azınlık hükümeti olsun, koalisyon olsun yeni hükümetin nasıl oluşacağını zorlaştırdı.

HDP'nin AKP ile koalisyona gitmeyeceği seçim öncesinde biliniyordu. Ancak AKP'nin azınlık iktidarına dışarıdan destek verebileceği düşünülüyordu.

HDP açıklamalarıyla bu kapıyı da kapattı. MHP de, HDP destekli bir koalisyonda yer almayacağını söyleyerek hem CHP ile kurabileceği azınlık hükümetine kapıyı kapattı; hem de AKP ile kolay kolay koalisyon yapmayacağını belirtti.

Bu da 'Acaba hükümetsiz kalma durumu olabilir mi' riskini masaya getirdi" dedi ve ekledi: "Endekste 80,000'in altı, dolar/TL'de 2.79-2.80, sepet bazında 2.95 seviyelerini bekleyebiliriz.

Ancak haftaya belirsizliği fiyatlayarak başlayacak endeksin, haftanın ikinci yarısından itibaren nasıl bir hükümet kurulacağına ilişkin gelecek ipuçları ve kulis bilgileri yaralarını sarmaya başlayacağını düşünüyorum.

Haftanın ikinci yarısından itibaren kurulacak yeni hükümetin satın alınacağını düşünüyorum."

HDP ve MHP'nin tavrına karşın, AKP-CHP olasılığının hâlâ tamamen ortadan kalkmadığını belirten Karayazıcı, bu kanattan da koalisyon olasılığını ortadan kaldıracak güçlü açıklamalar gelmesi halinde ise, endekste 75,000 seviyesinin altına doğru hareket gözlenebileceğini söyledi. 

OYNAK BİR SEYİR İZLEYEBİLİR

Renaissance Capital Türkiye Hisse Piyasası Stratejisti Mike Harris ise, yayımladığı değerlendirmede, "TL varlıklar, çalışır bir koalisyonun kurulması ve yeni hükümet ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında bir denge oluşması gerekeceği için oynak bir seyir izleyebilir.

Fakat bize göre bu durum sadece koalisyonun kurulamayacağı ve tekrar seçime gidilmesi olasılığı yönünde piyasanın kısa vadeli endişelerini yansıtıyor" dedi ve ekledi:

"Siyasi liderlerin uzlaşmaya yanaşmayacaklarına işaret eden seçim sonrası ilk açıklamaların ardından piyasa önümüzdeki günlerde risklere karşı çok hassas olacak.

Ancak seçimlerin üzerinden biraz vakit geçtik sonra politikacılar siyasi aritmetik tabanlı müzakerelere dönecektir. Bize göre en olası sonuç güvenilir bir koalisyonun kurulması" dedi.

 Piyasalardaki dalga boyları çok yüksek değil

Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği (SPYD) Başkanı Arif Ünver, seçimin ardından piyasalardaki dalgalanmaları çok fazla önemsememek gerektiğini belirterek, "Seçimden sonra ortaya çıkan tablo bundan 15 sene önce olsaydı ekonomiye etkisi açısından çok daha olumsuz bir durumla karşılaşabilirdik. Ancak bugün piyasalardaki dalga boyları çok yüksek değil" ifadelerini kullandı.

Ekonomistler, milletvekili genel seçiminin piyasalara etkisini AA muhabirine değerlendirdi.

Ünver, her siyasi partinin kendilerine oy veren seçmenlerin mesajlarını iyi okuması gerektiğini belirterek, uzlaşmacı bir anlayışın benimsenmesinin önemini vurguladı. Finansal piyasalarda kısa vadeli fiyatlamaların algı sonucunda oluşurken, orta ve uzun vadeli fiyatlamaların ise rasyonel gerekçelere dayandığına işaret eden Ünver, dolayısıyla seçimin hemen ardından yaşanan dalgalanmaları çok fazla önemsememek gerektiğini söyledi.

Ünver, "Seçimden sonra ortaya çıkan tablo bundan 15 sene önce olsaydı ekonomiye etkisi açısından çok daha olumsuz bir durumla karşılaşabilirdik. Ancak baktığımızda bugün piyasalardaki dalga boyları çok yüksek değil. Ekonominin sacayakları çok sağlam temeller üzerine inşa edilmiş durumda" dedi.

Olası bir erken seçimde oy dağılımı açısından farklı bir tablo ortaya çıkmayacağını savunan Ünver, "Aksine bugün koalisyon konusunda uzlaşmaya yanaşmayan partiler, daha fazla oy kaybetmek suretiyle bunun bedelini öderler. Siyasi partilerin asli amacı Türkiye'yi istikrara kavuşturarak kalkınmaya katkı sağlamaktır. Bu açıdan kimsenin ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemeye hakkı yok" değerlendirmesinde bulundu.

Toplumda huzur ortamının olması için önce ülke yönetiminde huzur ve uzlaşma ortamının bulunması gerektiğinin altını çizen Ünver, dünyanın birçok ülkesinde başarılı koalisyon örneklerinin bulunduğunu, bunun sağlanması için de siyasi partilerin empati yapmaları gerektiğini ifade etti.

Ünver, seçim kampanyası döneminde her siyasi partinin ortak söyleminin ülkenin kalkınması ve büyümesi olduğunu belirterek, siyasi partilerin bu ortak paydada buluşmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

"Belirsizlik ekonomik oynaklık olarak kendini gösterecek"

Şeker Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin de seçimlerin ardından, hükümet kurmak için 45 günlük bir süre bulunduğuna işaret ederek, koalisyon veya azınlık hükümeti kurma senaryoları konuşuluyor olsa da ilk izlenimlerin partilerin anlaşabilecekleri yönünde olmadığını söyledi.

Anlaşmama olasılığı çerçevesinde 45 günlük hükümet kurma sürecinin sona ermesini takiben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın erken seçim çağrısı yapabileceğini belirten Girgin, "Parti liderlerinin seçim sonrasında gösterdikleri duruşu korudukları varsayımı altında en çabuk şekilde erken seçime gidilmesi bile yaklaşık 90 günlük bir belirsizlik sürecini getirmektedir. Bu belirsiz durum tabii başta ekonomik oynaklık olarak kendini gösterecektir" ifadelerini kullandı.

Merkez Bankasının faiz artırma ihtimali

Piyasaların açılmasından bu yana bu etkiyi açıkça gördüklerini ifade eden Girgin, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönemde politik tablonun daha belirgin bir hale gelmesine kadar geçecek sürenin uzunluğu, makro göstergeler üzerindeki baskıyı belirleyecek temel unsur olacaktır. Yerel tarafta sakinlik olması durumunda bile eylül ayı küresel piyasalar açısından yüksek tansiyonlu ayların başlangıcını ifade ederken, üzerine yerel kaynaklı belirsizliğin eklenmesi ve bu belirsizliğin devam süresine göre makro göstergelerimizde revizyon ihtimalini getirecektir. Özellikle güven kanalı ile ekonomik büyüme tahminimiz olan yüzde 2,5 üzerinde aşağı yönlü riskler bulunurken, TL baskıyı yansıtmaya devam edecektir. Merkez Bankasının TL'deki oynaklığın sağlıksız bir hale geldiğine ikna olması durumunda faizlerde eylül ayından önce yukarı yönlü bir ayarlama görme ihtimalimiz artmıştır."

"Makro dengelerin bozulması riski var"

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Ekonomi Programı Koordinatörü Prof. Dr. Muhsin Kar da, seçim kampanyasının ekonomik konulara yoğunlaşmış olmasına karşın, seçmenin ekonomik anlamda anamuhalefet partisinin popülist vaatlerine prim vermediğinin görüldüğünü söyledi.

Sonuçların ekonomik etkilerinin kısa ve orta vadeli olarak ortaya çıkacağını belirten Kar, "Kısa vadede zaten kırılgan olan ekonomik göstergelerde ve özellikle döviz kurlarında ve borsa da etkisini gösterecektir. Küresel belirsizliklere ek olarak siyasal istikrarsızlık beklentisi bu süreci tetikleyen bir unsur olacaktır" görüşüne yer verdi.

Muhtemel bir koalisyonun uzun süreli ve istikrarlı olmayabileceğini dile getiren Kar, şöyle devam etti:

"Partilerin seçim beyannameleri ekonomik ve siyasi vaatler açısından uyumlaştırmak bunun en önemli nedenidir. Koalisyon hükümetinin popülizme kayma riski makro göstergeleri bozabilir. Bütçe açığı, yüksek faiz ve enflasyon kısır döngüsü devreye girebilir ve Türkiye'de 1990'lı yıllara benzer kayıp yıllar geri gelebilir. Olası bir erken seçim ise kimlik siyaseti öne çıktığından ve AK Parti'nin muhafazakar Kürt seçmenle bağı en azından Güneydoğu Anadolu Bölgesinde büyük ölçüde koptuğundan, yeni seçmen kazanabilmek için AK Parti'ye de popülist politikalar önerme baskısı yaratabilir. Bu durum da yine makro dengelerin bozulması riskini taşıyor. Ancak bu durum iktidarın sorumlu davranmasıyla kısmen kontrol altında olabilir."

KAYNAK: HABER7
YORUMLAR 3
  • ali al 8 yıl önce Şikayet Et
    yazık, konu akp değil, konu hdp kürt milliyetçiliği, türklerin yapmadığı milliyetçiliği, okumuş, okumamış, tüm kürtler yapıyor. pkk ya oy vermek ne demek. bunu anlayamıyorum. yazık, türkiye ye ve içinde barındırdıklarına.
    Cevapla
  • yeni çeri 8 yıl önce Şikayet Et
    ne bekliyordunuz ki istikrara dur dersen millet sana madalyamı verecekti DAHA BU iyi günlerimiz
    Cevapla
  • ilyas 8 yıl önce Şikayet Et
    ülkemin güzel insani ama cahil insani artik ekonomide bi 2 yil geriye gidersiniz sirketler ihracati azalir faiz yukselir hepimize gecmis olsun. Allah sonumuzu hayir getire
    Cevapla