Altın piyasasında düşüş: Merkez bankaları için gün doğdu
Küresel altın talebi 3. çeyrekte %1 düşerken, ons fiyatındaki %29'luk gerilemeyi fırsat bilen merkez bankalarının alımları %42 artarak 321 tona ulaştı. Çin ve Polonya başı çekerken, alımların %37'si resmi kayıtlara gizli kaldı.
Küresel altın talebi üçüncü çeyrekte gerilerken merkez bankalarının alımları yüzde 42 arttı. Fiyatlardaki düşüş, rezervleri güçlendirmek isteyen ülkeler için fırsat yarattı.
ALTIN PİYASASINDA DİKKAT ÇEKEN AYRIŞMA! MERKEZ BANKALARI ALIMA KOŞTU
Küresel altın talebi, 2026’nın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1 düşüş göstererek 1.369 tona indi. Buna karşılık altın fiyatlarında yaşanan sert geri çekilmeyi fırsat olarak gören merkez bankaları, rezervlerini güçlendirmek amacıyla alımlarına hız verdi.
Dünya Altın Konseyi (WGC), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin “Küresel Altın Trendleri” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, söz konusu dönemde altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) 211 tonluk net giriş gerçekleşti. Yüksek tahvil getirileri, doların güçlü görünümü ve jeopolitik tansiyondaki düşüşe rağmen mali belirsizlikler, altın fonlarına yönelik ilgiyi canlı tuttu.
Mücevher sektöründeki altın talebi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 azalarak 313 tona geriledi. Böylece mücevher kaynaklı talep, 2000 yılından bu yana görülen en düşük üçüncü çeyrek seviyesine indi.
Tezgah üstü piyasalardaki işlemler hariç tutulduğunda, yatırım amaçlı altın talebi de yıllık bazda yüzde 19 düşüşle 268 ton olarak kayıtlara geçti.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI 321 TONU AŞTI
Ocak ayında ons başına 5 bin 595 dolara çıkarak tarihi rekorunu kıran altın fiyatları, Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol maliyetlerini artırması ve yüksek faiz beklentilerinin güçlenmesiyle zirvesinden yüzde 29 geriledi. Değerli metalin fiyatı bu süreçte 3 bin 900 dolar seviyelerine kadar çekildi.
Fiyatlardaki düşüş, rezervlerini çeşitlendirmek ve güçlendirmek isteyen merkez bankaları için alım fırsatı yarattı. Bu doğrultuda merkez bankalarının altın talebi, üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42 yükselerek 321,2 tona ulaştı. Böylece alımlar, son beş yılın 227 tonluk çeyreklik ortalamasını geride bıraktı.
Açıklanan resmi verilere göre, dönemin en büyük altın alıcıları 63 tonla Çin ve 40 tonla Polonya oldu. Kazakistan ve Özbekistan merkez bankaları da rezervlerine 14’er ton altın ilave etti.
Dünya Altın Konseyi, resmi istatistiklerde yer almayan alımların yaklaşık 120 ton düzeyinde bulunduğunu öngördü. Son işlemlerle birlikte merkez bankalarının dünya genelindeki yıllık net altın alımı 675 tona yükseldi.
Konsey, üçüncü çeyrekteki güçlü talep sonrasında 2026 yılına yönelik merkez bankası alım beklentisini de yukarı çekti. Buna göre, yıl boyunca gerçekleştirilecek toplam alımların, 2025’te kaydedilen 848 tonluk seviyeye ulaşması veya bu düzeyin üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
ALTINDAKİ DÜŞÜŞ MERKEZ BANKALARINA ALIM FIRSATI SUNDU
Analistler, merkez bankalarının döviz rezervlerini farklı varlıklarla çeşitlendirme politikası kapsamında altın biriktirme eğilimini sürdürdüğünü belirtiyor. Ocak ayında 5 bin 595 doların üzerine çıkarak rekor kıran ons altındaki sert değer kaybının, özellikle kurumsal yatırımcılar açısından uygun alım koşulları yarattığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, merkez bankalarının altın piyasasında fiyat hareketlerine duyarlı alıcılar olarak öne çıktığını vurguluyor. Bu nedenle fiyatların gerilediği dönemlerde rezervlerini genişletmek isteyen kurumların satın alma miktarlarını artırabildiğine dikkat çekiliyor.
Merkez bankalarının altın edinimine yönelik ana stratejik kararları üst düzey yöneticiler verirken, işlemler döviz rezervlerinin günlük yönetimini gerçekleştiren uzman ekipler tarafından yapılıyor. Analistler, satın alınan altının ortalama maliyetinin yakından izlendiğini, bu nedenle fiyatların düşük seviyelerde seyrettiği dönemlerde alımların yoğunlaşabildiğini ifade ediyor.
ALTIN ALIMLARININ YÜZDE 37’Sİ AÇIKLANMADI
Dünya Altın Konseyi’nin raporunda, merkez bankalarının gerçekleştirdiği bütün altın işlemlerinin resmi kayıtlarda yer almadığına da dikkat çekildi. Geçmiş dönemlerde Çin ve Rusya gibi önemli alıcıların, rezerv artışlarını kamuoyuna duyurmadan gerçekleştirdiği hatırlatıldı.
Rapordaki değerlendirmelere göre, 2026’nın üçüncü çeyreğinde yapılan toplam altın alımlarının yaklaşık yüzde 37’si resmi açıklamalara yansımayan işlemlerden oluştu.
Diğer taraftan, altın destekli ETF’lere yönelik yatırımcı ilgisi beklentileri aşarken, fiziki altın yatırımlarında ivme kaybı yaşandı. Dünya Altın Konseyi, külçe ve sikke altına yönelik talebin dayanıklılığını korumasına rağmen 2026’nın ikinci yarısında belirgin biçimde yavaşladığını bildirdi.
-
Düşesss 48 dakika önce Şikayet EtDüşecekBeğen