Süreyi kaçıran yandı: Geçirenler parasını kaybediyor! Elinizi çabuk tutun
Çalışanların haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkına sahip olması, tek başına yeterli olmayabiliyor. Haklı bir gerekçe bulunsa dahi kanunda belirtilen süreler içerisinde harekete geçilmemesi, fesih hakkının kaybedilmesine neden olabiliyor. Yasal sürelerin geçirilmesi halinde çalışanlar haklı fesih imkanını kaybedebiliyor ve bunun sonucunda ciddi hak kayıplarıyla karşılaşabiliyor.
İş Kanunu, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı durumların ortaya çıkması halinde hem işçiye hem de işverene iş sözleşmesini derhal sona erdirme imkanı tanıyor.
SÜREYİ KAÇIRMAYIN: GEÇİRENİN TAZMİNAT HAKKI GİDİYOR! ÇALIŞANLAR DİKKAT...
En az bir yıllık kıdemi bulunan işçi, haklı fesih hakkını yasal süre içerisinde kullandığı takdirde kıdem tazminatını alarak işten ayrılabiliyor. İşveren açısından ise dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışta bulunan çalışanın iş sözleşmesinin tazminatsız şekilde sona erdirilmesi mümkün olabiliyor.
Altın alacaklar dikkat: Artık göstermek zorunlu! Yeni kural herkesi kapsıyor
Ancak haklı fesihte yalnızca olayın niteliği değil, fesih hakkının hangi tarihte kullanıldığı da büyük önem taşıyor. Kanunda öngörülen sürelerin geçirilmesi, haklı nedene dayanan fesih imkanının kaybedilmesine ve tarafların tazminat sorumluluğuyla karşılaşmasına neden olabiliyor.
Haklı fesihte iki kritik süre
Haklı nedenle fesih hakkının kullanılabilmesi için iki ayrı süre dikkate alınıyor:
6 iş günü süresi: Feshe konu olayın ve olaya karışan kişinin, fesih yetkisine sahip makam tarafından öğrenilmesinin ardından süre takip eden iş gününden itibaren işlemeye başlıyor. Bu tarihten itibaren 6 iş günü içerisinde fesih hakkının kullanılması gerekiyor.
1 yıllık azami süre: Olayın meydana geldiği tarihten itibaren de her durumda 1 yıllık üst sınır bulunuyor.

Süre hesaplamasında pazar günleri ve resmi tatiller iş günü olarak değerlendirilmiyor. Altıncı iş gününün mesai süresinin sona ermesiyle birlikte fesih hakkının kullanılması açısından öngörülen süre de tamamlanmış oluyor.
Süre geçirilirse tazminat riski doğabiliyor
Haklı fesih için öngörülen sürelerin geçirilmesi, taraf açısından önemli sonuçlar doğurabiliyor. Süresi içerisinde kullanılmayan fesih hakkı nedeniyle daha sonra yapılan fesih, haklı nedene dayanmayan bir işlem olarak değerlendirilebiliyor.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş da haklı bir neden bulunsa dahi fesih işleminin yasal süre içerisinde gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Süreyi kaçırarak sözleşmeyi sona erdiren tarafın ihbar tazminatı ödeme riski bulunurken, fesih zamanlamasında hata yapan işveren açısından da kıdem tazminatı yükümlülüğü gündeme gelebiliyor.
Mahkemeler ise bu süreleri tarafların ayrıca ileri sürmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dikkate alabiliyor. Bu nedenle haklı fesih gerekçesinin bulunması kadar, fesih hakkının kanunda belirtilen süreler içerisinde kullanılması da büyük önem taşıyor.