Fon soruşturmasında yeni aşama! Büyük kazançlar mercek altında
Fonların kurulduğu tarihten itibaren gerçekleşen şüpheli işlemler mercek altına alındı. İş Bankası ve Ziraat Bankası bünyesinde tespit edilen fahiş kazançlar MASAK'a bildirilirken, iki bakanlık soruşturmayı tam uyum içinde yürütüyor.
Kamuoyunda yakından takip edilen fon soruşturmasında incelemenin kapsamı genişletildi.
Türkiye gündeminin ilk sıralarına yerleşen fon soruşturmasında, yalnızca tasfiye kapsamındaki fonların mevcut durumları değil, fonların kuruluşundan itibaren gerçekleşen para ve varlık hareketleri de incelemeye alındı.
Ekonomim.com’un edindiği bilgilere göre, soruşturmanın para trafiği ayağında fonların kurulduğu 2019'dan itibaren geriye dönük inceleme yapılıyor. Özellikle olağandışı fiyat hareketlerinin yaşandığı hisselerle bağlantılı işlemler, bu hisselerde yoğun alım-satım yapan hesaplar, yüksek tutarlı para giriş ve çıkışları ile açıklanması güç kazançlar incelemeye alınıyor.
Çalışmanın yalnızca fon yöneticilerinin kendi hesaplarıyla sınırlı tutulmadığı, yöneticiler ve bağlantılı kişilerin para hareketlerinin de kapsamlı biçimde değerlendirildiği belirtiliyor.
BANKALARDA ÖZEL ÇALIŞMA
Tasfiye sürecinde görevlendirilen İş Bankası ve Ziraat Bankası da sürecin önemli aktörleri arasında bulunuyor. Tera Portföy tarafından kurulan fonların tasfiyesi İş Bankası, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula portföy yönetim şirketlerinin fonlarının tasfiyesi ise Ziraat Bankası tarafından yürütülüyor. SPK'nın kararına göre tasfiye kapsamındaki fon sayısı 131'e ulaşıyor.
İki banka bünyesinde yürütülen çalışmalarda, özellikle olağandışı büyüklükteki para hareketleri ve fonların performansıyla uyumsuz görünen kazançlar üzerinde duruluyor.
Şüpheli görülen para hareketlerinin MASAK’a bildirilmesiyle birlikte incelemenin bankacılık sisteminden mali suçlar soruşturmasına uzanan ayağı devreye giriyor.
MASAK da söz konusu hesaplara ilişkin finansal hareketleri ayrıntılı biçimde analiz ediyor. MASAK, son incelemelerde Pusula Finans, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların bağlı ve ilişkili finansal kuruluşlarında görev yapmış veya halen görev yapan toplam 117 yöneticinin finansal hareketlerini inceleyerek iki analiz raporu hazırladı ve bunları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
İNCELEME FONLARIN YÖNETİMİNDE YER ALANLARIN TÜM YAKINLARINA KADAR UZANACAK
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de para trafiğinin fon yöneticileriyle sınırlı tutulmaması.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın MASAK’a gönderdiği yazıyla Pusula Finans Holding, Tera Yatırım Menkul Değerler, Hedef Holding ve Bulls Yatırım Menkul Değerler ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali veriler talep edildi. İncelemenin yöneticilerin para ve kripto varlık hareketlerini de kapsadığı bildirildi.
Bu kapsamda inceleme, yalnızca doğrudan fon yöneticilerinin hesaplarını değil, yakınları üzerinden gerçekleştirilen para ve malvarlığı hareketlerini de kapsayacak şekilde yürütülüyor.
MASAK'IN RAPORLARI SAVCILIĞA GİDİYOR
Soruşturmanın mali ayağında MASAK'ın hazırladığı analizler kritik önem taşıyor.
MASAK, incelenen fonların TEFAS'ta işlem görmediği ve yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemdeki pay sahiplerine ilişkin bilgileri de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve ilgili kurumlara iletti. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı kurum, çalışmaların finansal sistemin güvenliğinin korunması, şüpheli malvarlığı hareketlerinin önlenmesi ve olası malvarlığı kaçırma girişimlerinin tespit edilmesi amacıyla sürdürüldüğünü bildirdi.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında da MASAK analizleri belirleyici olacak. Bankalardan gelen veriler ile sermaye piyasası işlemlerinin karşılaştırılması, fonların performanslarıyla para hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi ve kaynağı veya ekonomik gerekçesi açıklanamayan kazançların ayrıştırılması hedefleniyor.
Bu incelemeler sonucunda yeni şüphelilerin ifadeye çağrılması veya gözaltı işlemlerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
BAKAN GÜRLEK: KİM OLURSA OLSUN HESABI SORULACAK
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kapsamının yalnızca belirli kişilerle sınırlı olmadığını açık biçimde ortaya koymuştu.
Gürlek, soruşturmayla ilgili son açıklamalarında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile toplantılar yaptıklarını, SPK ve BDDK başkanlarının da katıldığı toplantılarda sürecin bütün yönleriyle değerlendirildiğini ifade etmişti. Bakan, mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü de aktarmıştı.
Gürlek ayrıca soruşturmanın mali boyutunun bütün yönleriyle incelendiğini belirterek, suçtan elde edildiği değerlendirilen kazancın ortaya çıkarılması ve malvarlıklarının kaçırılmasının önlenmesi amacıyla adli ve mali tedbirlerin uygulandığını aktarmıştı.
Bakan Gürlek, “Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek; suçtan elde edilen kazancın izi sonuna kadar takip edilecek” ifadelerini kullanmıştı.
Bir başka açıklamasında ise vatandaşların iyi niyetle yaptığı birikimlerin istismar edilmesine izin vermeyeceklerini belirten Gürlek, bazı paraların yurt dışına çıkarıldığının tespit edildiğini ve amaçlarının bu paraların Türkiye'ye getirilerek mağdur vatandaşların zararlarının giderilmesi olduğunu söyledi.
ŞİMŞEK: YANLIŞ YAPANLAR SONUÇLARINA KATLANACAK
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise yaşanan gelişmelerin finansal sistemin tamamına yayılan bir sorun olmadığı mesajını vermişti.
Şimşek de sorunun fon piyasasının yaklaşık yüzde 10'luk bölümünde yoğunlaştığını ve geri kalan bölümün faaliyetlerine devam ettiğini aktarmıştı.
"Piyasa bozucu eylemlere karışanlar konusunda ayrım yapılmayacağı"nı söyleyen Şimşek, "Yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak" demişti.
131 FON, YÜZ MİLYARLARCA LİRA VE YÜZ BİNLERCE YATIRIMCI
Soruşturmanın boyutunu ortaya koyan en önemli verilerden biri tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü.
SPK, 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar vermişti. Tera Portföy fonlarının tasfiyesinde İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası görevlendirildi.
Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 826 milyar TL, yani yaklaşık 17 milyar dolar seviyesinde. SPK yaptığı açıklamada fornlardaki kişi sayısının 455 bin 758 kişi olduğunu bildirmişti.
2,8 MİLYAR TL'LİK İSVİÇRE TRANSFERİ
Soruşturmanın para trafiği boyutunda yurt dışına yapılan transferler de mercek altında.
MASAK raporuna göre Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın hesabı ile İsviçre'deki Edmond de Rothschild Bankası nezdindeki bir hesap arasında 1 Eylül 2026'da yaklaşık 2 milyar 889 milyon TL tutarında transfer gerçekleştiği belirlenmişti. Aynı soruşturma kapsamında Selim Dağbaşı'nın 25 Mayıs'ta İsviçre'deki hesaba 14,5 milyon dolar, Hamza Kablan'ın ise 4 Eylül'de iki işlemle toplam 970 milyon 360 bin TL gönderdiği tespit edilmişti.
Adalet Bakanı Gürlek de soruşturma kapsamında yurt dışına para çıkarıldığını gördüklerini ve bu paraların geri getirilmesinin soruşturmanın öncelikleri arasında bulunduğunu açıklamıştı.
Yaklaşık 750 milyon liralık yeni tedbir
Soruşturmanın mali boyutunda yeni tedbirler de uygulanmaya devam ediyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile MASAK'ın çalışmaları sonucunda fon hesaplarında bulunan 387 milyon 461 bin 359,86 TL donduruldu. Tutuklu Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'a ait 105 milyon TL ile bir banka üzerinden TERA Portföy aracılığıyla transfer edilmek istenen 257 milyon TL hakkında da el koyma tedbiri uygulandı. Böylece üç ayrı işlem kapsamında dondurulan ve el konulan tutarın yaklaşık 750 milyon TL olduğu bildirildi.
Soruşturmanın bir diğer ayağında ise Yarız'a ait olduğu belirlenen piyasa değeri yaklaşık 200-220 milyon TL olan beş lüks araca el konuldu. Ayrıca iki özel jet ile bir lüks yatın toplam piyasa değerinin yaklaşık 1,8 milyar TL olduğu değerlendiriliyor.
YENİ GÖZALTI VE İFADELER GÜNDEMDE
Soruşturmanın kapsamı genişledikçe yeni adli işlemler de devam ediyor. Fon soruşturması kapsamında toplam tutuklu sayısı ise 34'e yükseldi.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında kaynağı veya ekonomik gerekçesi açıklanamayan kazançların izinin sürülmesi, bu kazançların hangi hesaplara aktarıldığının belirlenmesi ve hukuken sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında yeni adli işlemlerin yapılması bekleniyor.
Süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığı, MASAK, SPK, BDDK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki koordinasyonun sürmesi beklenirken, ekonomi yönetiminin temel hedefi bir yandan yatırımcıların haklarının korunması, diğer yandan sermaye piyasalarının genel işleyişinin sağlıklı biçimde devam etmesi olarak öne çıkıyor.