Merkez Bankası sinyali verdi: İndirim ne zaman olacak?
TCMB Başkanı Karahan’ın enflasyon raporu sunumunda yer yer ‘şahin’ yer yer ‘güvercin’ olduğu görülürken; muhtemel bir faiz indiriminin ilk önce %40 olan koridorun üst bandından, %37 olan politika faizine doğru gerçekleşebileceği öngörülüyor
Merkez Bankası, yılın 3. Enflasyon Raporu ile birlikte 2026 sonu TÜFE tahminini %26’dan %28’e çıkardı. TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu tahmininde yapılan 2 puan güncellemede, motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünümün etkili olduğunu belirterek “Eşel mobil uygulamasına yönelik düzenlemelerin etkisini de tahminlerimize yansıttık. Bunun yanı sıra gıda enflasyonu varsayımında yapılan yukarı yönlü güncelleme ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlar da enflasyon tahminimizin yükselmesinde rol oynadı" ifadelerini kullandı.
“Faiz indirimi mesajına odaklanılan” enflasyon raporunun ardından, piyasadan dikkat çeken görüş ve değerlendirmeler de geldi.
FAİZ İNDİRİMİ MESAJI
Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya, TCMB’den gelen mesajları “Yıl sonu tahminindeki 2 puanlık güncellemenin para politikası kontrolünde olmayan arz yönlü unsurlardan kaynaklandığı, dolayısıyla politika tepkisi gerektirmediği, talep koşullarında hissedilir bir zayıflama olduğu, 1 hafta vadeli fonlamaya geçişin değerlendirildiği, 1 hafta vadeli fonlamaya geçişin bir normalleşme adımı olduğu, indirimlerin devam edeceği anlamına gelmediği” şeklinde yorumladı.
Sarıkaya, “Bu mesajları topluca değerlendirdiğimizde, 10 Eylül PPK toplantısında efektif fonlamanın %40’tan %37’ye çekilmesini baz senaryo olarak kabul edebiliriz. Devamı veri akışına bağlı” değerlendirmesinde bulundu.
HEM ŞAHİN HEM GÜVERCİN
TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamaları yer yer “şahin”, yer yer “güvercin” olarak değerlendiren İş Yatırım, “Başkan Karahan’ın fonlamada haftalık repoya dönüşün gündemde olduğu ifadesi, 10 Eylül Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında fonlama kanalı değişimi ile fiilen faiz indirimine kapıyı aralıyor. ‘Veriye bağlı hareket edileceği’ ifadesi ise ‘erken indirim’ endişelerini yatıştırıyor. Hürmüz Boğazı’nın tanker trafiğine sonbaharda açıldığı, Brent petrol fiyatının 80-85 dolar civarında dengelendiği baz senaryomuzda, Ekim-Kasım aylarında fonlamanın kademeli olarak %37 düzeyindeki haftalık repo faizine kaydırılacağını, Aralık PPK toplantısında 150 baz puanlık faiz indirimi yapılacağını öngörüyoruz” görüşünü dile getirdi.
ORTA DOĞU BELİRLEYİCİ
Enflasyon ve para politikası patikasının çok büyük ölçüde petrol fiyatlarına endeksli olduğunu aktaran Gedik Yatırım, “Mevcut şartlarda, fonlamanın haftalık repoya geçirilmesinin ekim ayına sarkması ihtimalini daha güçlü görüyoruz. Bununla beraber, TCMB’nin toplantı boyunca talepte soğumanın belirginleştiğine dikkat çekmesi ve petroldeki artışa karşılık enflasyon beklentilerinde bir bozulma görmediklerini söylemesi, şartlar izin verdiğinde gevşeme eğilimlerini yansıtıyor. Bu nedenle, petrol fiyatlarında normalleşmeye (80 doların altına kalıcı şekilde gerilemeye) bağlı olarak, TCMB, fonlamasını haftalık repoya kaydırarak parasal gevşemeye ilişkin ilk adımı atacaktır” yorumunu öne çıkardı.
YIL SONU TAHMİNLERİ
Kuveyt Türk Yatırım tarafından yapılan analizde “Enflasyon tahminindeki yukarı yönlü revizyon; talep koşullarından ziyade ağırlıklı olarak küresel jeopolitik gerilimler, petrol/doğal gaz fiyatları, ithalat birim değerleri ve gıda arzındaki maliyet baskılarından kaynaklanıyor. Jeopolitik risklerin yatışması ve çekirdek göstergelerdeki iyileşmenin sürmesi halinde; ağustos sonu - eylül döneminde haftalık repo ihalelerine dönüş ile bir likidite normalleşmesi adımı atılabileceğini öngörüyoruz. Bu adım doğrudan bir faiz indiriminden ziyade fonlamanın politika faizine yakınlaşmasını sağlayacaktır” denildi.
Yılın son iki toplantısında (22 Ekim ve 10 Aralık) 100’er baz puanlık ölçülü indirim beklentisine de dikkat çeken Kuveyt Türk Yatırım, 2026 sonunda %35 politika faizi tahmini paylaştı.
-
Ekonomik öngörü! 3 hafta önce Şikayet EtGerçekçi çözüm nettir Altın satarak kur tutulmaz aṣırı Değerli TL ile eritilen ihracat ve turizmi canlandırmak için kademeli ve kontrollü devalüasyona izin verilmeli. Bu süreçte dolarizasyonu önlemek için faizler sabit tutulmalı, gerekirse yıl sonu 500 bps (5 puan) artırılmalıdır. En önemlisi; kur baskılamak uğruna altın rezervleri harcanmamalı, ülkenin son kalkanına sahip çıkılmalıdır."Beğen Toplam 4 beğeni
-
Rasyonel tutum! 3 hafta önce Şikayet EtTL’yi tutmak uğruna altın rezervlerini eritmek veya swap'lara bağlamak piyasaya ciddi bir güvensizlik sinyalidir. Nitekim TCMB, 2026 5 ayında net 81 ton altın satarak küresel çapta ilk sıraya yerleşti. Oysa altın, jeopolitik şoklara ve para savaşlarına karşı bir ülkenin en son kalkanıdır. Rezerv yakarak kuru tutmaya çalışmak yerine kademeli bir devulasyon ihracatı güçlebdirmek gerek!Beğen Toplam 5 beğeni
-
Özeleṣtiri! 3 hafta önce Şikayet EtTCMB’nin TL’yi tutmak için altın rezervlerini satması piyasaya çok olumsuz bir sinyaldir. Nitekim Dünya Altın Konseyi verilerine göre TCMB, yılın ilk 5 ayında net 81 ton altın satarak dünyada ilk sıraya yerleşti. Altın ülkenin son kalkanıdır, kur baskılamak uğruna eritilmemeli. Kuru rezerv yakarak tutmak yerine kademeli devalüasyon çok daha rasyoneldir. Hem ihracat güçlenir!Beğen Toplam 5 beğeni
-
Ekonomin realite! 3 hafta önce Şikayet EtMevcut makroekonomik veriler ışığında, yüksek enflasyona rağmen TL’nin kur karşısında sabitleşmeye zorlanması sürdürülebilir bir yaklaşım değil. Bu durum TL’nin reel olarak aşırı değerlenmesine ve ihracatçının rekabet gücünü kaybetmesine yol açıyor. Piyasada şoklara sebebiyet vermemek adına, kontrollü ve kademeli bir kur düzeltmesi devalüasyon artık kaçınılmaz bir iktisadi gerekliliktirBeğen Toplam 5 beğeni
-
AKINCI 3 hafta önce Şikayet Etyılbaşında dolar kuru 55 olur emekli maaşlarını dolara göre hesaplayın faizleri düşürün işler düzelir enflasyon düşer.Beğen Toplam 1 beğeni