Türkiye'den dev enerji hamlesi! Hedef 2050'de tam bağımsızlık
Türkiye, Kerkük'ten Somali'ye uzanan enerji hamleleriyle küresel enerji denkleminde etkisini artırıyor. Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye'nin 2050 yılında enerjide tam bağımsız bir ülke olmayı hedeflediğini belirtti.
Türkiye, son dönemde yurt içinde ve yurt dışında attığı enerji adımlarıyla dikkat çekiyor. Irak'ın Kerkük bölgesindeki petrol sahalarında kurulan yeni ortaklık, Bulgaristan'da doğal gaz arama faaliyetleri, Somali'de devam eden çalışmalar ve yıl sonuna doğru Pakistan'da başlaması planlanan projeler, Ankara'nın küresel enerji stratejisinin yeni halkalarını oluşturuyor. Enerji Uzmanı Altuğ Karataş ise Türkiye'nin bu politikalarla 2050'de enerjide bağımsız olmayı hedeflediğini söyledi.

"TEMELDE MİLLİ ENERJİ VE MADEN POLİTİKASI VAR"
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş şunları söyledi:
Aslında enerjideki paradigma değişimini anlatırken Türkiye'nin özellikle bir tarihten sonrasını vurgulamamız lazım. O da hain darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz 2016 yılıdır. Bu darbe girişimi milletimiz tarafından başarısızlığa uğratıldıktan sonra Türkiye, Milli Enerji ve Maden Politikası'nı hayata geçirdi. Milli Enerji ve Maden Politikası'yla neler gerçekleştirildi? Dünyanın en büyük dördüncü sondaj filosuna sahip ülkesi hâline geldik. Kendi karasularımızda aramalarımızı yapıp o süreçte dünyanın en büyük ikinci doğal gaz keşfine ulaştık. Şu anda o doğal gazı çıkarıyor ve kullanıyoruz.

2028 yılı sonunda Türkiye'nin evlerinde kullanılacak kadar doğal gazı yerli olarak üretmiş olacağız.Yine yurt dışında farklı noktalarda doğal gaz aramalarına anlaşmalarla birlikte gittik. Şu anda Somali'de de bu çalışmalar yürütülüyor. Akabinde Türkiye, yerli kömürünü çıkarmak ve kullanmak üzerine yine Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında çalışmalar yürüttü. Kendi topraklarından petrolünü çıkarmak için de önemli adımlar attı. Her yıl petrol, doğal gaz ve diğer enerji kaynaklarında, yenilenebilir enerji de dâhil olmak üzere çalışmalarını katlayarak sürdürüyor. Bunların hepsinin temelinde 2016 yılında inşa edilen ve Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi ve liderliğinde yürütülen Milli Enerji ve Maden Politikası vardır.
TÜRKİYE'DEN KAZAN-KAZAN MODELİ
Türkiye aynı zamanda enerjiyi, dış politikanın yanında etkili bir diplomasi yöntemine de dönüştürmüştür. Enerjiyi diplomatik bir araç olarak kullanmaktadır. Bu anlayış, "kazan-kazan" modeliyle komşularına ve dost ülkelere birlikte büyüme teklifini sunmaktadır. Bu çerçevede Libya, Somali, Irak, Azerbaycan, Kazakistan, Bulgaristan, Macaristan, Moldova ve Romanya gibi anlaşma yaptığımız ülkelerin yanına önümüzdeki aylarda ve yıllarda başka ülkelerin de eklendiğini göreceğiz. Çünkü artık Türkiye'nin milli enerji şirketleri olan TPAO ve BOTAŞ, dünyanın büyük enerji şirketleriyle ortaklık yapan güçlü yapılara dönüşmüştür.

"BİZDE DOĞAL GAZ YOK SÖYLEMLERİ DOĞRU DEĞİL"
Enerjiyle ilgili alacağınız tüm kararlar aslında dünyadaki mevcut düzenin değişimiyle ilgili önemli hamlelerdir. Bunun için güçlü bir liderlik ve irade gerekir. Ben bunu üç başlıkta ifade edebilirim. Öncelikle bir vizyon koymanız gerekir. Milli Enerji ve Maden Politikası zaten bu vizyonu ortaya koymuştur. İkincisi güçlü bir iradeye sahip olmanız gerekir. Vizyon tek başına yeterli değildir. Bunu hayata geçirecek siyasi irade gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi Türkiye'ye bu konuda ciddi mesafe aldırmıştır. Üçüncüsü ise bunları uygulayabilecek teknik altyapıya ve projeksiyona sahip olmanız gerekir. Türkiye artık buna da sahiptir.
Türkiye geleceği görüyor. Nükleer enerji konusunda 1956'dan bu yana birçok liderin yapmak istediği ancak çeşitli nedenlerle hayata geçirilemeyen projeler vardı. İlk kez Türkiye'de bir lider, nükleer enerjiden elektrik üretimini başlatmış durumda. Yakıt geldi. Bu yıl sonunda elektrik üretimine başlanıyor. İkinci ve üçüncü santralleri de konuşuyoruz. Bu Türkiye için bir devrimdir. Ayrıca "Bizde petrol yok, doğalgaz yok" söylemlerinin de doğru olmadığı ispatlandı.

TPAO'DA HEDEF GÜNLÜK BİR MİLYON VARİL PETROL
Başkalarının arama gemileri ve mühendisleri yerine kendi milli filomuz kuruldu. Türk mühendisleri yetiştirildi ve yurt dışından gelen uzmanlarla birlikte ülkemize hizmet etmeye başladı. Teknik altyapımız artık öyle bir seviyeye ulaştı ki, Türk mühendisliği ve milli filomuz bugün yurt dışındaki kardeş ülkelere de hizmet veriyor. Petrol konusunda da yıllardır "Sınırımızın hemen dışında petrol var ama bizde neden yok?" sorusunun cevabı ortaya çıktı.
Gabar'da Şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik sahaları başta olmak üzere Van'dan Adana'ya kadar uzanan hatta teknoloji destekli çalışmalarla günlük üretim 140 bin varilin üzerine çıktı. Oysa Türkiye, yaklaşık 15 yıl önce sadece 48 bin varil petrol üretebiliyordu. Hedef, yıl sonunda 200 bin varile ulaşmak. 2027 ve 2028 projeksiyonunda ise Türkiye'de ve Irak başta olmak üzere yurt dışındaki sahalarda üretilecek petrolle birlikte TPAO'nun günlük üretiminin 1 milyon varile çıkarılması hedefleniyor. Bu doğrultuda adım adım ilerleniyor.

"2050'DE ENERJİDE BAĞIMSIZ OLMA HEDEFİ"
Türkiye'nin bu kararlılığını ve teknik yetkinliğini gören ülkeler, büyük uluslararası enerji şirketleri yerine Türkiye'nin milli enerji şirketleriyle daha adil ortaklıklar kurmayı tercih etmeye başladı. Somali, Pakistan ve Bulgaristan bunun örnekleridir. Yani artık Türkiye'nin ortaya koyduğu enerji paradigması dünyada da talep görmeye başlamıştır.Daha önce Türkiye'yi dışlayan enerji şirketleri bile artık Türkiye ile ortaklık kurmaktadır. Çünkü Türkiye'nin hem kültürel hem siyasal hem de faaliyet yürüttüğü bölgelerdeki etkinliği iş birliğini kolaylaştırmaktadır.
Suriye'deki değişimi görüyoruz. Irak'la gelişen iletişimi görüyoruz. Kazakistan'dan Azerbaycan'a, hatta gelecekte Ermenistan da dâhil olmak üzere sorunların çözüldüğü daha geniş bir enerji coğrafyasında Türkiye'nin aktif rol üstleneceğini düşünüyorum. Bunun da beş, on ve yirmi yıllık planlamalar doğrultusunda Türkiye'yi 2050 yılında tam enerjide bağımsız Türkiye hedefine ulaştıracağını değerlendiriyorum.
-
Misafir 10 dakika önce Şikayet EtBu verilen 2028 tarihlerinden sora tam enerji bağımsılığı için verilen 2050 tarihi çok uzak bir tarih. bence 2035 e kadar enerji bağımsızlığımızı gerçekleşmiş olur.Beğen
-
Misafir 11 dakika önce Şikayet Etçifciye ve esnafa verilen desteği yakıt elektrik aktar %70 vergi alma .herşey yüzde 70 düşerBeğen
-
Gerçek 33 dakika önce Şikayet EtDünya Geneli Enerji Sektöründe Arz-Talep Dengesi Çok Fazla (Enerji demek Havadan Para demek) Bu Yüzden Fazla Geciktirmeden Basra körfezi IRAK Üzeri Doğalgaz ve Petrol Hattı Çekip TANAP Boru Hattına Bağlanmalı Bu sayede Türkiye Kazan-Kazan Modeli Gereği Hem Enerji Arzı Çeşitliliği, Hem de Avrupa ya Doğalgaz Alım-Satım Konusunda Üstünlüğü Yakalamış Olur.Beğen Toplam 1 beğeni