Haziran enflasyonuyla dezenflasyon süreci yeniden başladı: Kalıcı düşüş için kritik uyarı!
Haziran ayında enflasyon aylık %0,99, yıllık %32,11 oldu. Beklentilerin altında kalan veriyle dezenflasyon süreci yeniden başladı. Ekonomist Şevket Sayılgan, piyasalara nefes aldıran verinin ardından kalıcı düşüş için kritik uyarıda bulundu
- HABER7-ÖZEL
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyon verilerini açıkladı.
Haziran ayında TÜFE yüzde 0,99 artarken, yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 32,11, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 28,09 olarak kayıtlara geçti.
Haziran enflasyonu sınırlı da olsa beklentilerin altında geldi.
Taze meyve ve sebze fiyatlarındaki olumlu seyrin etkisiyle gıda fiyatlarının aylık yüzde 0,2 artmasının ve akaryakıt fiyatlarının düşmesinin de enflasyon görünümünü destekledi.
Haziran enflasyonu piyasalara nefes aldırdı. Orta Doğu'da aylardır süren gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yol açtığı arz şokları nedeniyle yükselen küresel enerji fiyatlarının sekteye uğrattığı dezenflasyon süreci yeniden ivme kazandı.

Ekonomist Şevket Sayılgan ile Kocaeli Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu Haziran ayı enflasyon rakamlarını Haber7’ye değerlendirdi.
PİYASALARA NEFES ALDIRACAK BİR TABLO
Sayılgan, Haziran 2026 TÜFE verisinin ilk bakışta piyasalara nefes aldıracak bir tablo sunduğunu belirterek, aylık enflasyonun yüzde 0,99’a gerilemesi, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,11 düzeyinde oluşmasının belirgin bir yavaşlamaya işaret etiğini söyledi.

Gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık artışın yalnızca yüzde 0,17 olmasının olumlu karşılayan Sayılgan, “Özellikle taze meyve-sebze kaynaklı mevsimsel rahatlama, manşeti aşağı çekmiş görünüyor. Fakat yıllık gıda enflasyonunun yüzde 35,45 seviyesinde kalması, düşük gelirli kesimler açısından alım gücü baskısının sürdüğünü gösteriyor” dedi.
“FİYATLAMA DAVRANIŞI TAM KIRILMADI”
Şevket Sayılgan, haziran enflasyonunda 5 önemli başlığı şöyle sıraladı:
-
Aylık yüzde 0,99 manşet düşük; ama bu tam bir rahatlama sinyali değil.
-
Gıda aylıkta sakinleşti, fakat yıllık yüzde 35,45 ile hala hane bütçesinin ana baskısı.
-
Konut, kira ve hizmet enflasyonu dezenflasyonun en dirençli cephesi.
-
Çekirdek göstergeler yüzde 30 bandına yakın; fiyatlama davranışı tam kırılmış değil. Ulaştırma ve giyim aylıkta frenledi; ancak hizmetler ekonomisi enflasyonu taşımaya devam ediyor.
EN KRİTİK SATIR: KONUT VE HİZMET SEKTÖRÜ
En kritik satırın konut ve hizmet tarafında olduğunu dile getiren Sayılgan, şöyle devam etti:
Konut grubunda aylık artış yüzde 2,30, yıllık artış ise yüzde 45,14. Kira göstergelerinde yıllık artışın hala çok yüksek seyretmesi, enflasyonun toplumsal maliyetini artırıyor.
Hizmet enflasyonunda yıllık oranın yüzde 39,64 olması da fiyat katılığının devam ettiğini gösteriyor.
Çekirdek göstergelerde de tam bir rahatlama yok. Enerji, gıda, içecek, tütün ve altın hariç C göstergesi aylık yüzde 1,46, yıllık yüzde 29,84 arttı. Bu tablo, talep yavaşlasa bile hizmetler, kira, eğitim ve işlenmiş gıda üzerinden enflasyonun direnç kazandığını anlatıyor.
Sonuç olarak Haziran verisi iyi bir manşet verdi; fakat yapısal rahatlama henüz sınırlı. Para politikası açısından erken gevşeme riski, dezenflasyon sürecini zayıflatabilir.
Asıl başarı, aylık düşük verinin birkaç ay daha korunması ve hizmet enflasyonunun kalıcı biçimde kırılmasıyla ölçülecek.”
"ENFLASYONU BELİRLEYEN SEKTÖRLER DEĞİŞTİ"
Kocaeli Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Özgür Bayram Soylu ise manşet TÜFE’nin aylık yüzde 0,99'a gerilerken, çekirdek göstergenin (B grubu — enerji, işlenmemiş gıda, alkol-tütün ve altın hariç) aylık yüzde 1,66'ya yükseldiğini belirterek, görünüşteki yavaşlama, altta yatan fiyatlama davranışında hızlanmayla çeliştiğini söyledi.
Soylu, enflasyonun artık belirli sektörlerden (enerji şoku, döviz geçişkenliği gibi) değil, genel fiyatlama psikolojisinden beslendiğine işaret etti.

Enflasyonun yüzde 30’lar seviyesinde yapışkan hale gelmesine neden olanda bu geniş tabanlı artış da gizli olduğunu dile getiren Soylu, tek seferlik şoklarla açıklanamayacak bu durumu beklenti yöntemiyle kırmak gerektiğini söyledi.
GİZLİ DİRENÇ NOKTASI KONUT
Yıllık yüzde 45,14, aylık yüzde 2,30 ile konutun açık ara en hızlı artan ana grup ve genel endekse aylık katkısı en yüksek harcama grubu olarak dikkat çektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Kira enflasyonunun en yavaş düzelen ve direnç gösteren enflasyon bileşeni olması dezenflasyon sürecinin en zorlu kısmı olmaya devam edeceğini gösteriyor.
Vatandaş için "enflasyon yavaşlıyor" manşetine rağmen hissedilen pahalılığın kısa vadede azalmayacağı, özellikle kira ve temel ihtiyaçlarda baskının devam edeceği bir periyot daha bizi bekliyor.
Eğer aylık çekirdek enflasyon yüzde 1,5-1,7 bandında kalıcı hale gelirse, yıllıklandırılmış çekirdek seyir yüzde 25-30 aralığına oturur.”
Özgür Bayram Soylu, Merkez Bankasının ilk önce 16 sonra 24 olarak revize ettiği enflasyon patikasının riske girebileceğini kaydetti.
ABD'den gelen kritik veri sonrası altın fiyatlarında hareketlilik!
-
Şaşkin 1 ay önce Şikayet EtTemmuz zammı gelince marketteki etiketler, berber vb hepsi zam yapmaya başlıyor!!! Memura yapılan asgariye de yapılıyor gibi altı ayda bir zam geliyor hem alıştık hem bunaldik. Allah sonumuzu hayr etsin.Beğen Toplam 16 beğeni
-
Eren 1 ay önce Şikayet EtKredi kartlarına çok acil sınırlama gelmeli. Kraşılıksız para harcama devri dona ermeli. Kredi kartı karşılıksız piyasaya para vermek demektir. Buda enflasyonu azdırır. Zaten Türkiyede enflasyonun kontrol edilememe nedeni karşılıksız kredi kartları ile piyasaya para sürmektir. Esnaf nasıl olsa kartla alıyor pazarlık yapmıyor die ha bire fiyatları şişiriyorlar.Beğen Toplam 9 beğeni
-
Milletin ferdi 1 ay önce Şikayet Et55 yaşındayım Enflasyonun Ak Parti dönemi hariç hiç bir dönemde %30 un altına indiğini görMedim. Suriye savaşı(batının pkk devleti projesine izin verMeyen TÜRKİYE)de , Gezi kalkışması, çukur terörü, Fetö darbesi, döviz saldırısı. Pandemi ile başlayan Uluslarası ticaretin Türkiye ekonomisine zararları , Depremle yıkılan 11 Şehrin maliyeti Türkiyenin enflasyonunu ciddi şekilde katılaştırdıBeğen Toplam 19 beğeni
-
Mağdur 1 ay önce Şikayet EtBoşa yaşamışsın. özal döneminden sonra enflasyon bu rakamlardan aşağı inmedi. 1970 li yılların enflasyon rakamlarını bir incele bakalım milletin ferdi.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Halıl 1 ay önce Şikayet Etlutfen gerçekçi olalım..Maaş,emeklı maaş zamlarını neden madem eflasyon kadar yapmıyorsunuz..emeklı ıle çalışan memur maaş ı arasında yuzde 50 fark var..80 bın alan çalışan memur ynı unvalı emeklı memur arasında 45 bın tl alıyor..Çalışan Şube mudurü 80-90 bın tl alırken emeklı Öğretmen veya Şube Müdürü 45 bın tl alıyor..unvan vede hızmetler makamlar aynı olduğu halde yuzde 50 fark varBeğen Toplam 16 beğeni
-
Vatan das 1 ay önce Şikayet EtÜç harfli market lere bi bakın Allah aşkına her gün etiketler değişiyor bi yap olmuş beşyüz TLBeğen Toplam 22 beğeni