Hürmüz krizi, Türkiye’yi alternatif üretim merkezi olarak öne çıkarıyor

DEİK / Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı ve Mıstaçoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin küresel ticaret açısından yeni bir döneme işaret ettiğini belirtti.

Hürmüz krizi, Türkiye’yi alternatif üretim merkezi olarak öne çıkarıyor
Hürmüz krizi, Türkiye’yi alternatif üretim merkezi olarak öne çıkarıyor
GİRİŞ 15.05.2026 11:05 GÜNCELLEME 15.05.2026 11:05

DEİK / Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı ve Mıstaçoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin küresel ticaret, enerji güvenliği ve tedarik zincirleri açısından yeni bir döneme işaret ettiğini belirtti.

Mıstaçoğlu, Çin ile Avrupa arasındaki ticarette güvenli, hızlı ve çeşitlendirilmiş güzergâh ihtiyacının arttığını vurgulayarak, Türkiye’nin bu süreçte yalnızca bir geçiş ülkesi değil; üretim, lojistik, depolama ve yeniden ihracat merkezi olarak daha fazla öne çıktığını ifade etti.

Küresel şirketlerin artık tek merkezli üretim ve tedarik modellerinden uzaklaştığını belirten Mıstaçoğlu, bölgesel üretim, yakın pazara erişim, lojistik güvenliği ve tedarik sürekliliğinin iş dünyası için en kritik başlıklar haline geldiğini söyledi. Bu çerçevede Türkiye’nin, küresel tedarik zincirleri açısından daha güçlü, esnek ve erişilebilir bir üretim alternatifi sunduğunu dile getirdi.

TÜRKİYE MERKEZLİ LOJİSTİK HATLAR DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR

Mıstaçoğlu, Orta Koridor’un mevcut konjonktürde yalnızca bir lojistik güzergâh değil, küresel tedarik zincirleri açısından stratejik bir güvenlik hattı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Çin’den Avrupa’ya uzanan ticaret hatlarında Türkiye, Orta Koridor’un en kritik ülkelerinden biridir. Hazar geçişli güzergâh, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Marmaray bağlantısı, liman altyapımız, organize sanayi bölgelerimiz ve Avrupa ile Gümrük Birliği ilişkimiz Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke değil, aynı zamanda üretim, depolama, dağıtım ve yeniden ihracat merkezi haline getirmektedir. Bugün yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin bu rolünün daha da güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.”

‘Türkiye’nin küresel üretim ağlarındaki rekabetçi konumu güçleniyor’

Mıstaçoğlu, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin küresel tedarik zincirlerinde güvenli, yakın ve esnek üretim merkezlerine duyulan ihtiyacı artırdığını belirtti.

“Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’ya erişim sağlayan güçlü bir üretim ve lojistik üssü. Sanayi kapasitemiz, lojistik altyapımız, nitelikli iş gücümüz ve pazarlara yakınlığımız, Türkiye’yi küresel üretim ağlarında daha görünür ve güçlü bir konuma taşıyor. Bu dönemde Türkiye’nin rekabetçi üretim kabiliyetinin ve bölgesel merkez olma potansiyelinin önemle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

Mıstaçoğlu, özellikle teknoloji, elektronik, yenilenebilir enerji ekipmanları, batarya, otomotiv yan sanayi, makine, lojistik, e-ticaret altyapısı ve petrokimya bağlantılı sektörlerde Türkiye’nin küresel değer zincirleri içindeki payını artırabileceğini ifade etti.

İŞ DÜNYAMIZ HAZIRLIKLI, ESNEK VE PROAKTİF OLMALI

Mıstaçoğlu, açıklamasında Türk iş dünyasında şirketlerin kısa, orta ve uzun vadeli risk planlarını güncellemesi gerektiğini söyledi.

“Bu dönemde firmalarımızın enerji maliyet senaryolarını, alternatif tedarikçilerini, lojistik güzergâhlarını ve stok yönetim politikalarını yeniden gözden geçirmesi önemli. Aynı zamanda şirketlerimizin yalnızca ithalat ve ihracat odaklı değil; ortak üretim, teknoloji transferi, üçüncü ülkelere ihracat, yerlileştirme ve yatırım ortaklığı ekseninde daha stratejik modeller geliştirmesi gerekiyor.”

‘Türkiye-Çin arasında daha derin bir işbirliği kurmamız gerekiyor’

DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi olarak iki ülke iş dünyası arasında daha dengeli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Mıstaçoğlu, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler artık yalnızca ithalat-ihracat başlığıyla ele alınamaz. Yeni dönemde teknoloji, üretim, lojistik, enerji dönüşümü, dijital ticaret ve üçüncü pazarlarda ortaklık temelinde daha derin bir iş birliği kurmamız gerekiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler bize bir kez daha göstermiştir ki, küresel ticarette güçlü olanlar yalnızca büyük üreticiler değil; aynı zamanda güvenilir, esnek, hızlı ve alternatif sunabilen ülkelerdir. Türkiye bu noktada güçlü bir konuma sahip. Bu stratejik avantajı kalıcı ekonomik değere dönüştürmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Hakan Erdi Uludağ Haber7.com - Haber Editörü
Haber 7 - Hakan Erdi Uludağ

Editör Hakkında

1998 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi Gazetecilik bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Gazetecilik kariyerine üniversite yıllarında okurken başladı. 4 yıldır aktif olarak Gazetecilik kariyerini sürdürüyor. Meslek hayatına Kanal 7 Medya Grubu'na bağlı Haber7.com'da 'Editör' olarak devam ediyor.