Türk Girişimci Rıfat Can İshakoğlu’ndan e-ticarette yeni standart: Algoritma dostu ürün
ABD pazarında Madamelique, Miltonson ve California Design gibi kendi yarattığı markalarla başarı hikayeleri yazan BoldRanks kurucusu Rıfat Can İshakoğlu, 2024 vizyonunu açıkladı.
İshakoğlu, “Rastgele ürün üretip satma devri bitti. Biz artık algoritmaların seveceği ürünleri laboratuvar ortamında tasarlayıp piyasaya sürüyoruz” diyerek Türk kozmetik ve supplement sektörüne yeni bir rota çiziyor.
E-ticaret dünyası hızla değişirken, global arenada oyun kurucu olmak isteyen Türk girişimciler stratejilerini teknolojiyle birleştiriyor. ABD pazarında sıfırdan kurduğu ve büyüttüğü markalarla dikkat çeken Rıfat Can İshakoğlu, e-ticaretteki başarının sırrının "pazarlama" değil, "mühendislik" olduğunu savunuyor.
KENDİ MARKALARIYLA ABD’DE RÜŞTÜNÜ İSPATLADI
Danışmanlık tarafına geçmeden önce bizzat "sahada" olduğunu vurgulayan İshakoğlu, ABD pazarında yarattığı Madamelique, Miltonson, Caqpo, California Design, BornPaper ve DoulaSilver gibi markalarla farklı kategorilerde (ev tekstili, anne-bebek, kağıt ürünleri) ciddi bir pazar payına ulaştı.
İshakoğlu, bu markaların başarısını tesadüfe değil, geliştirdiği özel metodolojiye bağlıyor:
"Bizim yarattığımız markaların ortak özelliği, tüketicinin ne istediğini ürün daha ortada yokken biliyor olmamız. Miltonson veya DoulaSilver’ı kurarken, önce Amazon ve Google algoritmalarının hangi boşlukları işaret ettiğine baktık. Veriyi analiz ettik, talebi gördük ve ürünü o boşluğa tam oturacak şekilde tasarladık. Buna ‘Algoritma Dostu Ürün Yaratma’ (Algorithm-Friendly Product Creation) diyoruz. Geleneksel üreticiler önce üretip sonra kime satacağını düşünürken, biz satışı garanti olan ürünü ürettiriyoruz."
SIRADA KORE DEVİ “DR EAME” VE ASYA-ABD HATTI VAR
Global vizyonunu sadece Türkiye-ABD hattıyla sınırlı tutmayan İshakoğlu, 2024 yılı için çok kritik bir operasyonun hazırlığında olduklarını duyurdu. Kore merkezli teknoloji ve yaşam tarzı markası Dre ame'nin ABD pazarına açılma sürecini yöneteceklerini belirten İshakoğlu, şunları ekledi:
"Dre ame’yi Kore’den alıp ABD pazarında dominant bir oyuncu haline getirmek için çalışmalara başladık. Bu operasyon, sadece bir lojistik süreç değil; Asya’nın üretim gücünü bizim geliştirdiğimiz 'Unified Commerce' (Birleşik Ticaret) altyapısıyla ABD’li tüketiciye sunma projesidir. Global ticarette sınırlar kalktı, artık sistemler yarışıyor."
TÜRK SUPPLEMENT VE KOZMETİK SEKTÖRÜNE "NİŞ ÜRÜN" ÇAĞRISI
İshakoğlu’nun Türkiye için ajandasında ise çok daha spesifik bir hedef var: Katma değerli ihracat. Özellikle Türk supplement (takviye edici gıda) ve kozmetik üreticilerinin potansiyelinin çok yüksek olduğunu ancak "fason üretim" tuzağına düştüklerini belirtiyor:
"Türkiye’de muazzam bir üretim kalitesi var ancak markalaşma tarafında eksiklikler görüyoruz. Hedefim, Türkiye’den çıkacak kozmetik ve supplement markalarını, 'herkes için her şey' üreten yapılar olmaktan çıkarıp, katma değerli ve niş alanlara odaklamaktır. Örneğin; genel bir vitamin satmak yerine, belirli bir hedef kitleye yönelik, veriyle doğrulanmış özel formüllerle ABD pazarına girmeliyiz. 2024’te Türk üreticilerini bu ‘katma değerli niş’ stratejisiyle globalleştirmeyi hedefliyoruz."
“MARKALAR ARTIK BİRER YAZILIM ŞİRKETİ GİBİ DÜŞÜNMELİ”
Rıfat Can İshakoğlu’na göre, ister kendi markaları olsun ister danışmanlık verdiği yapılar; başarının formülü değişmiyor. Post-AI (Yapay Zeka Sonrası) dönemde ayakta kalmanın tek yolu, operasyonları bir yazılım şirketi mantığıyla kurgulamaktan geçiyor.
"Gelecekte kazananlar, en iyi ürüne sahip olanlar değil; veriyi en iyi işleyen ve operasyonel süreçlerini otomatize edenler olacak. Biz Madamelique’te de Caqpo’da da bunu yaptık. Şimdi bu vizyonu Türkiye’nin potansiyel devlerine aktarmak için yola çıkıyoruz.