Gümüş rezervleri birkaç ülkede toplanıyor! 10 yıldır arz açığı büyüyor...

Gümüş fiyatları 89 dolarla rekor tazelerken, Peru'nun %22'lik rezerv payı ve yeşil teknolojiden doğan arz açığı, piyasadaki yapısal yükseliş trendini 2026 yılında da güçlü şekilde destekliyor.

GİRİŞ 17.01.2026 15:28 GÜNCELLEME 17.01.2026 15:49

Gümüş fiyatları rekorlar tazelerken, küresel rezervlerin büyük bölümünün sınırlı sayıda ülkede yoğunlaşması ve 2021’den bu yana süregelen arz açığı, piyasadaki kırılganlığı daha görünür hale getiriyor.

Dünyada en gümüş rezervine sahip ülkeler dikkat çekiyor. Son 10 yıldaki gümüş talebiyle arz dengesizliği de piyasalara yansıyor.

Gümüş fiyatları, tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkarak 2025’i güçlü bir ralliyle kapatırken, 2026’da da yükselişini sürdürüyor. Jeopolitik belirsizlikler, gerilimler ve dolarındaki zayıflama, bu yükselişi destekleyen temel unsurlar olmaya devam ediyor.

Gümüş, 2025 yılında yaklaşık yüzde 160 oranında artarken, son günlerdeki gerilemeye karşın 89 dolar seviyesinde işlem görüyor. Performansıyla altının önüne geçen gümüşteki tabloyu anlama için dünyadaki rezervlere ve hangi ülkelerde yoğunlaştığını da bakmak gerekiyor.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun (USGS) Ocak 2025 tarihli “Mineral Commodity Summaries”(Maden Emtiaları Özeti) raporuna göre, küresel toplam gümüş rezervleri yaklaşık 641 bin 400 metrik ton olarak tahmin ediliyor.

PERU’NUN ÖNE ÇIKAN REZERV GÜCÜ

Visual Capitalist'ten derlenen verilere göre, Peru, tahmini 140 bin metrik ton ile dünyadaki en büyük gümüş rezervine sahip ülke konumunda bulunuyor. Bu miktar, dünyadaki rezervlerin yaklaşık yüzde 22’sine karşılık geliyor ve Peru’ya gümüş piyasasında stratejik açıdan son derece güçlü bir konum sağlıyor.

Peru’nun ardından gelen ülkeler arasında Avustralya, Rusya ve Çin yer alıyor. Bu ülkelerin her biri 70 bin ile 94 bin metrik ton arasında gümüş rezervine sahip ve birlikte küresel rezervlerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor.

ÜRETİM DEVLERİ İLE REZERV DERİNLİĞİ ARASINDAKİ FARK

Meksika, üretim ile rezerv arasındaki farkın en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ülke, dünya genelinde en fazla gümüş üreten ülke olmasına rağmen, sadece 37 bin metrik ton rezervi bulunuyor. Bu da küresel toplamın yaklaşık yüzde 6’sına denk geliyor.

Mevcut durumda Meksika madencilik sektörü, rezervi kesinleşmiş yeni projelerin sınırlı olması nedeniyle yoğun üretime dayalı bir yapı ile faaliyet gösteriyor.

YEŞİL TEKNOLOJİLERDE GÜMÜŞÜN ROLÜ

Küresel gümüş talebinin önümüzdeki on yılda hızla artması bekleniyor. Bu artışın temel itici gücü ise elektrikli araçlar ve güneş enerjisi gibi yeni nesil teknolojiler olarak görülüyor.

Sadece güneş enerjisinden kaynaklanan gümüş talebi, on yıl önce 50 milyon onsun altında iken, 2023 itibarıyla 160 milyon ons seviyesine ulaşması bekleniyor. Ancak gümüşte arz açığı da dikkat çekiyor.

Gümüşte arz-talep dengesizliği
Küresel gümüş piyasası, sanayi talebinin etkisiyle 2021 yılından bu yana kalıcı bir yapısal açık veriyor.

Arzın giderek sıkılaşmasıyla birlikte gümüş fiyatları, artan arz-talep açığına paralel olarak da yükselerek yeni zirvelere ulaşıyor.

Gümüş, 2026’nın başında bir kez daha güçlü bir yükseliş sergileyerek, piyasa temellerinin daha da sıkılaşmasıyla yeni rekor seviyelere çıktı.

Vadeli işlem fiyatları, Çin’in ihracat kısıtlamaları, yeşil teknolojilerden kaynaklanan artan talep ve gümüşe güvenli liman varlığı olarak yeniden ilginin etkisiyle yükseldi.

Son on yılda küresel gümüş arzı ile talebi arasındaki ayrışmanın nasıl derinleştiğini görülürken, arz artışı görece yatay seyrediyor ancak talepte yaşanan güçlü yükseliş, piyasada yapısal açık oluşmasına neden oluyor.

Veriler Silver Institute’den derlenirken, toplam gümüş arzı; maden üretimi, geri dönüşüm, net hedge arzı ve resmi sektörün net satışlarını kapsıyor. Toplam talep ise sanayi kullanımı, fotoğrafçılık, mücevher, gümüş eşya, fiziki yatırım ve net hedge talebinden oluşuyor.

2021’DEN BU YANA SÜREGELEN AÇIKLAR

Birkaç yıl süren sınırlı fazlaların ardından, gümüş piyasası 2021 yılında açık vermeye başladı. Bu dönemde talep 1 milyar 112 milyon onsa yükselirken, arz 1 milyar 23 milyon onsta kaldı.

Dengesizlik 2022’de belirgin şekilde derinleşti. Talep, 1 milyar 306 milyon ons ile rekor seviyeye çıkarken, piyasada 272 milyon ons ile tarihin en büyük açığı oluştu. Bu gelişme, gümüş piyasası açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Rekorlarda kritik tablo: Gümüş rezervleri birkaç ülkede toplanıyor, 10 yıldır arz açığı büyüyor!

YEŞİL ENERJİ TALEBİ SÜRÜKLÜYOR

Gümüş talebindeki artışın arkasındaki en önemli etkenlerden biri, yeşil teknolojilerdeki gri metalin kritik rolü oluyor.

Güneş panelleri, elektrikli araçlar ve enerji iletim altyapısı, gümüşün yüksek iletkenlik özelliklerine yoğun şekilde ihtiyaç duyuyor.

2022 yılında yeşil enerji kaynaklı talep hızla artarken, pandemi sonrası mücevher, külçe ve sikke alımlarındaki toparlanma da bu süreci destekledi.

2023 sonrasında talepte sınırlı bir yavaşlama görülse de, seviyeler 2020 öncesinin belirgin şekilde üzerinde kalmaya devam etti.

FİYATLAR SIKI PİYASA KOŞULLARINI YANSITIYOR

Gümüş fiyatları, arz-talep baskılarını yakından takip ediyor. 2015–2019 döneminde ons başına 15–17 dolar bandında seyreden fiyatlar, 2021’de 25 doların üzerine çıktı.

Zaman zaman dalgalanmalar yaşansa da yapısal açıkların sürmesiyle fiyatlar yükselişini korudu ve 2024’te 28,30 dolara ulaştı.

2025 yılında ise gümüş fiyatları sert bir ivme kazanarak, ihracat kısıtlamaları, jeopolitik riskler ve yatırım talebinin sınırlı arz artışıyla birleşmesi sonucu ons başına 80 doların üzerine çıktı. 2026’da da rekorlar sürerken geçtiğimiz günlerde 93,5 dolar seviyesinde rekor tazeleyen gümüş, son günlerde 89 dolar seviyesine geriledi.

KAYNAK: EKONOMİM
Ekrem Öztürk Haber7.com - Teknoloji Muhabiri
Haber 7 - Ekrem Öztürk

Editör Hakkında

İstanbul'da yaşayan Ekrem Öztürk, 2021 yılında Medya ve İletişim bölümünden mezun oldu. Uzun süre kendi alanında metin yazarlığı yapan Öztürk, şu an Haber7.com'da "Muhabir - Editör" olarak görev yapmaktadır. Ayrıca günümüz insan ilişkilerinde saygının ve empatinin çok büyük bir güç olduğuna inanmakta ve bu değerleri meslek hayatında da ön planda tutmaktadır.