Sadri Volkan Okçuoğlu: Yerli ve milli savunma sanayi beka meselesidir

Sanayici-İşadamı Sadri Volkan Okçuoğlu yerli savunma sanayi ile ilgili 2002 yılından sonra başlayan sürecin topyekun bir sanayi hamlesi olduğunu ifade ederek 'Bu süreçte açılan tesisler Cumhuriyet tarihinin toplamından 6.5 kat fazladır. Düşünün 2020 yılında sadece Ocak-Kasım döneminde organize sanayi bölgelerinde 851 yeni fabrika üretime başladı. ' dedi.

Sadri Volkan Okçuoğlu: Yerli ve milli savunma sanayi beka meselesidir
Sadri Volkan Okçuoğlu: Yerli ve milli savunma sanayi beka meselesidir
GİRİŞ 20.01.2021 18:13 GÜNCELLEME 20.01.2021 18:17
Bu Habere 10 Yorum Yapılmış

Sanayici -İşadamı Sadri Volkan Okçuoğlu, Haber7’in sorularını cevaplandırdı. 

Yerli ve milli sanayiinden başlayalım...

Yerli imkânlarla gerçekleştirilen projelerin ülkemize katkısı ne oldu?

28 ŞUBATÇILARIN SANAYİ HAMLESİNİ ENGELLEMESİ ÜLKEMİZİN 20 YILINA MAL OLDU

Ülkemizde sanayi gelişimi sürecini 3 kısımda ele almamız lazım aslında. 1. kısım Cumhuriyet'in kuruluşundan 60 darbesine kadar olan süreç. Bu süreçte ağır savaşlardan çıkmış bir ülkenin ayağa kalkma çabaları ve maalesef bunların baltalanma sürecini yaşayan bir Türkiye olduk. 2. Aşama ise darbeler dönemi olarak ele alınmalıdır. Bu süreç ise maalesef ülkemizin sanayi çalışmaları sürekli baltalamak sureti ile durdurulmuştur. Bu süreçte en önemli çalışmalar Rahmetli Erbakan'a aittir ve ağır sanayi hamlesi aslında bu gün gurur duyduğumuz pek çok sanayi kuruluşunun temelleri bu dönemde atılmıştır. Maalesef arkasından gelen darbe süreci bu çalışmaları da istenilen seviyeye getiremedi. Ağır sanayi hamlesi bir devrimdi, 28 Şubatçılar tarafından darbe ile engellendi. Sanayi hamlesi gerçekleşseydi Türkiye bugün en az 20 yıl daha ileride olurdu. 

851 YENİ FABRİKA ÜRETİME BAŞLADI

Son dönem ise 2002 yılından sonra başlayan süreç ise topyekun bir sanayi hamlesidir. Türkiye’nin kendi yol haritasıdır.  Bu süreçte açılan tesisler Cumhuriyet tarihinin toplamından 6.5 kat fazladır.  Özellikle icracı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aktif politika üretme ve yürütme kabiliyeti, güçlü Türkiye için üretimde ve ihracatta yüksek katma değer üreten adımların atılmasına imkân vermiştir. Düşünün 2020 yılında sadece Ocak-Kasım döneminde organize sanayi bölgelerinde 851 yeni fabrika üretime başladı. 13 bin 546 imalat sanayi tesisi sanayi sicile kaydolarak üretime geçti.

Bu süreç neden bu kadar önemli tam olarak anlatabilmek için öncelikle şunu bilmemiz lazım. Sanayi bağıl bir yapıdır ve günümüz dünyasında çok uluslu bir hal almıştır. Dünyadaki tüm sanayi kuruluşları, gerek hammadde gerekse de ara mamul olarak birbirinden beslenir. Örnek olarak bir buzdolabı fabrikasını ele alırsak. Bu fabrika buzdolabı üretebilmek için cam, metal veya gaz gibi bileşenleri kendisi üretmez. Dışarıdan diğer sanayi kuruluşlarından satın alır. Eğer siz bu bağlı ürünleri sürekli dışarıdan almak zorunda kalırsanız montaj sanayi olmanın ötesine geçemezsiniz. Şükür ki şu anda ülkemiz artık bu ara mamul dediğimiz ürünleri de kendisi üretebilmekte ve bunların AR-GE çalışmalarını yapabilmektedir.

Bu bize hem ekonomik ve üretim bağımsızlığını, hem de asıl etkilerini 10 yıl içinde göreceğimiz istihdam ve arz dengesi gibi pozitif etkileri getirmektedir. Örnek olarak yurt dışından ithal etmek zorunda kaldığınız her ürün size daha yüksek fiyatlara mal olacakken, zaman içerisinde ülkemizde birden fazla firma tarafından üretim yapıldıkça bu bize uygun fiyatlı ürünün de önünü açacaktır. Güçlü Türkiye için üretim şart. Ve bu şart bugün yerine getiriliyor. Bu kalkınma politikası olarak belirlendi ve sürdürülüyor. Türkiye hedeflerine milli ve yerli üretimle, teknolojiyle ulaşabilir. Ulaşacaktır da inşallah.

YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİ BEKA MESELEMİZDİR

Savunma sanayimiz de durum nedir? Verilen mücadele size göre de bir bağımsızlık mücadelesi midir?

Bu konu tartışmasız bir bağımsızlık mücadelesidir. Yerli ve milli savunma sanayi ve dönüşüm beka meselemizdir. Ülkelerin savunma sanayileri aslında onların bağımsızlıklarının önde gelen göstergesidir. Açık konuşalım, Türk savunma sanayii altın çağını yaşıyor. Art arda önemli yerli ve milli projeler tamamlanıyor. Son yıllardaki bu performans, terörle mücadele operasyonlarına olumlu yansıyor.  Ayrıca kendi silah ve savunma sanayilerini oluşturamayan ülkeler ne bulundukları coğrafyada etkin olabilirler ne de kendi haklarını savunabilirler. Düşünün geçmişte Kıbrıs Barış harekâtı bir mektup ile durduruldu. Keza tanklarımızı modernize etmek için İsrail ve Almanlara yalvarıyorduk. ABD SİHA versin diye yıllarca bekledik. Radar sistemlerimiz için NATO veri paylaşmadan harekât yapmıyorduk. Şimdi ise kendi uçağı veya kara araçlarını kendisi modernize edebilen, sayısız kara aracı çeşitliliğine sahip, İHA/SİHA sistemlerini bağımsız olarak üretebilen, mühimmat üretiminde sadece üretmekte kalmayıp bir de dünyaya ihraç edebilen bir ülkeyiz artık. 

Bu özerk sistemler olmasa idi şu an Libya ve Azerbaycan operasyonlarını bir kenara bırakın, Suriye için bile hakkımızı savunma şansımız olmayacaktı.

DEVLETİMİZ YERLİ VE MİLLİ PROJELERE DESTEK OLUYOR MU?

Devletimiz şu anda gerek arsa tahsisi, gerek makine desteği, gerek personel ve SGK destekleri, gerekse de vergi indirimleri gibi pek çok alanın yanında yatırımcılara hibeler de sunmaktadır. Bunların kriterlerini yatırımın planlandığı bölgelerden rahatlıkla öğrenebilmek mümkündür.

FETÖ'NÜN SAVUNMA SANAYİİ YAPILANMASI DA ÜLKEMİZE ÇOK ZARAR VERDİ

Çalışmalar ve başarılar arttıkça yerli ve milli savunma sanayiimiz hedef alınıyor mu? Ambargolar ya da casusluk faaliyetleri gibi... 

Bağımsız Türkiye konseptinde stratejik öneme sahip, yerli savunma sistemlerinin dışa bağımlılıktan kurtarılması ve millileştirilmesi adına, Türk Savunma Sanayii’nin son yıllarda yaptığı büyük atılımların, küresel güçleri ve onların Türkiye’deki uzantılarını rahatsız etmesi doğal. Rahatsız olmazlarsa kendimizden şüphelenmeliyiz. Milli tank, gemi, uçak, helikopter, İHA/SİHA, uzun menzilli füze savunma sistemleri,  gibi milli projeler Türkiye’nin bölgedeki caydırıcı gücünü artırdı. Bu da Türkiye üzerinde kirli emelleri olanları tedirgin etti, etmeye de devam ediyor. 

Bunun en somut örneklerini Atak helikopterlerimizde, Altay tankımızda ve maalesef MPT gibi sistemlerimizde bizzat yaşadık. Hatırlarsınız sanayi casusluğu ile bu projeler çalınmaya çalışıldı ve satılırken yakalandı. Atak için motor ambargosu geldi ama bu bizi daha çok kamçıladı ve şu anda artık turboşaft motorlarımızı da yerli ve milli imkânlar ile üretiyoruz. Keza Altay tankında yine yaşadık aynı sorunu ve aşmak için gece gündüz çalışmalar devam ediyor. Bu sayede 1000 beygir üzerine çıkmayı başardık motor teknolojilerimizde.

FETÖ'nün savunma sanayii yapılanması da ülkemize çok zarar verdi. TAİ, HAVELSAN, Roketsan, TÜBİTAK, ASELSAN, SSB'deki yapılanmaları deşifre edilip, tasfiye edildikleri anda yerli projelerimiz öne çıktı. FETÖ’nün, tüm projeler hakkında bilgi topladığı, kritik projelere ait bilgileri şifreleme programı ile dışarı çıkardığı ortaya çıktı. ASELSAN tarafından geliştirilen F-16 savaş uçaklarının lazerle hedefleri izleyebilen görüntüleme ve takip sistemi yapan “Milli Göz” olarak adlandırılan projenin FETÖ’cü mühendisler tarafından örgüt imamlarına sızdırılması basit bir örnek. 

Türkiye,  dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip. Yer altındaki bu potansiyelin yakın zamanda sanayiye ve ekonomiye katkısını bekliyor musunuz?

Bor şu an henüz kıymeti tam olarak oturmamış bir ürün. Gerek metal endüstrisinde, gerek zırh teknolojilerinde, gerekse de kimya alanında yeni yeni çalışmalar meyvelerini veriyor ve bu alanda şu an açıklamamızın uygun olmadığı çok önemli projeler de mevcut. Eskiden ham haldeki ürünü satıp işlenmiş olarak geri alan bir ülke iken bu gün artık kendi ürününü kendisi işleyebilen bir ülke olduk. Önümüzdeki 15 yıllık süreçte de bunun etkilerini ve ekonomik gücünü çok daha yakından göreceğimize inanıyorum.

KAYNAK: HABER7
YAZDIR
YORUMLAR 10
  • Demir Ersoy 1 ay önce Şikayet Et
    Allah a şükür 20 yıl önce sabah akşam laiklik irtica açıklamaları yapan tehtid eden fos generallerin yerini her gün yeni bir milli savunma silahı teknelojisi icadının açıklamasını yapan generalleri var artık
    Cevapla
  • Khan 1 ay önce Şikayet Et
    Askeri sanayide büyüyoruz da ekonomiye faydası çok olmaz. Bakınız Rusya'da bütün silahları yapıyor, ama kime satabiliyor, çok az, bunun yerine herkese satabileceğimiz, ekonomiyi güçlendirecek, sivil sanayiye yonelmemiz gerek, Rusya gibi büyümeye çalışıyoruz, Almanya, japonya gibi olmalı....
    Cevapla
  • fani 1 ay önce Şikayet Et
    3. Dünya savaşı çıkacak hemde 5 -10 yıl içinde dünya silahlanıyor. Her kes yerini belli ediyor. ABD,Fransa, İsrail, Mısır, Yunanistan, Japonya, Güney Kore, BAE, Sudi Arabistan, blok 1. Almanya, Türkiye, Katar, Arnavutluk, İngiltere, Bulgaristan, Ukrayna, Libya, blok 2. Bunlar şuan tarafsız. İran, Rusya, Çin, Kuzey Kore, hindistan, blok 3. Blok 2 belirleyici unsur. sonuç 4. Dünya savaşı bir gün gelir.
    Cevapla
  • Anadolu yiğidi 1 ay önce Şikayet Et
    Haydi bu vatanın ÖZ EVLATLARI ile ileri seviye kalkınma hamlemiz için rabbimiz yardımcımız olsun
    Cevapla
  • Envers 1 ay önce Şikayet Et
    Buda bişeymi sapık chp kızarsa daha daha büyük en büyük heykeli diker. Kafası atarsa uzaya heykel gönderir.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle