TÜSİAD'dan tedarik zinciri açıklaması

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, "Küresel ve bölgesel tedarik zincirlerine daha sofistike ve katma değerli ürünlerle entegre olmamız bundan sonraki dış ticaret hacmimizi belirleyecek" dedi.

TÜSİAD'dan tedarik zinciri açıklaması
TÜSİAD'dan tedarik zinciri açıklaması
GİRİŞ 27.10.2020 16:27 GÜNCELLEME 27.10.2020 16:27

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD),Sanayide Dijital Dönüşüm Programı’nın (SD2),Sanayi-Teknoloji Entegrasyon Programı (STEP) etkinliğini çevrimiçi gerçekleştirdi.

Etkinliğin açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, küresel rekabetçiliği belirleyen unsurların değiştiğini, Kovid-19 salgınının bu süreci daha da hızlandırdığını belirtti.

Bu süreçte dijital dönüşümün öneminin bir kez daha görüldüğünü ifade eden Kaslowski, "Hızla değişen tüketici ihtiyaçlarına nasıl cevap verdiğiniz ve üretiminizin yarattığı katma değer ayırt edici oluyor. Küresel tedarik zincirinde yerinizi perçinliyor ve üst sıralara taşıyor. Bu gerçekleri bilerek, yeniden yapılanan küresel tedarik zincirlerindeki yerimizi güçlü bir şekilde konumlandırmayı hedeflemeliyiz. Büyük pazarlara yakınlık kuşkusuz hala çok önemli fakat daha da önemlisi ülkelerin yarattıkları değer. Küresel ve bölgesel tedarik zincirlerine daha sofistike ve katma değerli ürünlerle entegre olmamız bundan sonraki dış ticaret hacmimizi belirleyecek" dedi.

Kaslowski, pandeminin çevik ve değişime hazırlıklı olmanın toparlanma hızı üzerinde de doğrudan etkisi olduğunu gösterdiğini belirterek, "Daha hızla uyum sağlayabilenler dijitalleşme ve inovasyon yetkinlikleri güçlü olanlar oldu. Yenilikçilik ve inovasyona yatırım, dijital yetkinliği yüksek insan gücü artık her zamankinden daha kritik" ifadelerini kullandı.

TÜSİAD Başkanı Kaslowski, tüm ekonomilerin ölçeği ve araçları değişmekle birlikte ciddi bir toparlanma politikası uyguladığına işaret ederek, "Bu süreçte ön plana çıkan çok önemli bir husus değer zincirinin halkalarının ne kadar güçlü ve uyumlu bir şekilde birbirine entegre olduğudur. Bu dönemde her seviyede izleyeceğimiz politikalarda 3 temel odağın gözetilmesini önemli görüyoruz. Bunlardan biri, ekonominin aktörlerinin pandemi sonrası rekabet ortamının dinamiklerini yakından takip etmesi ve bu dinamiklere hazırlanması. Diğeri, yatırım ortamında hammaddeden, ürüne, üründen tüketiciye giden yolculukta ekosistemdeki tüm paydaşların sinerjisinin artırılması. Son olarak da ekonomi politikalarında normalleşme adımlarının istikrarlı bir şekilde atılmaya devam edilmesi" diye konuştu.

'ÖNGÖRÜLEBİLİR FİNANSAL ORTAM ÖNEM KAZANDI'

Kaslowski, "Bu ortam ekonomik istikrarın rekabetçilik açısından da ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. İstikrarsızlık yatırım iştahını azaltıyor, maliyetleri artırıyor. Rekabette kurun seviyesinden ziyade öngörülebilir bir finansal ortam artık çok daha önem kazandı" dedi.

Yatırım ortamı açısından da öngörülebilirliğin son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kaslowski, "Mülkiyet hakkına gölge düşürebilecek net ve iyi tanımlanmamış bazı kavramlar üzerinden yapılan düzenlemeler yatırımcıda endişe yaratıyor. Oysa ki tedarik zincirleri içerisindeki yerimizi güçlendirmek istediğimiz bir dönemde yatırım ortamının iyileştirilmesi için tam anlamıyla güvenilir ülke olmalıyız. Bu yönde temel hak ve özgürlükleri genişleten, hukuk devletini güçlendiren, kurumlarımızın bağımsız ve piyasa odaklı çalışmasını sağlayacak adımların atılması gerekiyor" şeklinde konuştu.

Normalleşme sürecinde fırsatların, risklerin doğru okunması gerektiğini belirten Kaslowski, ekonomik ve yapısal öngörülebilirliği artırılarak yatırım ortamının cesaretlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaslowski, Türkiye’nin cazibe merkezi olabileceği alanları güçlü bir şekilde inşa etmeye odaklanılması gerektiğini ifade ederek, "Bu hedefe yönelik tüm aşamalarda da ekonomi ve ticaret gündeminin artık ayrılmaz birer maddesi olan dijitalleşme ve iklim değişikliği ile mücadele konularını içselleştirmeliyiz. En güçlü ticaret ortağımız Avrupa Birliği’nin büyüme stratejisi olarak belirlediği Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın odaklandığı alanları titizlikle takip etmeli ve uyumlanmalıyız. Rekabet bu dinamikler üzerinden şekillenecek" dedi.

KAYNAK: AA

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

YAZDIR