Halit Narin'den Orakçıoğlu'na sert cevap

TÜTSİS Başkanı Halit Narin, sektörde sanayicinin mi, üreticinin mi yoksa bunun ticaretini yapanın mı mühim olduğunu tespit etmek gerektiğini söyledi.

Halit Narin'den Orakçıoğlu'na sert cevap
Halit Narin'den Orakçıoğlu'na sert cevap
GİRİŞ 23.01.2007 18:03 GÜNCELLEME 23.01.2007 18:03

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜTSİS) Başkanı Halit Narin, tekstil sektörünün, "Ekmeğini çalışanın, çalıştıranın elinden alan, ticaretle geçinip yatırım yapmayan, başka ülkelere yatırım teşviki yapan insanlardan" korunmasına ihtiyacı olduğunu bildirdi.

Narin, "Sanayici olamadığı için koltuğa oturma hevesi var. En büyük koltuk tabii benim başkanı olduğum koltuk. Hep orayı hayal ediyor" diyerek İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu'na yanıt verdi.

İstanbul Ticaret Odasında düzenlenen Tekstil Şurasında konuşan Narin, sektörde sanayicinin mi, üreticinin mi yoksa bunun ticaretini yapanın mı mühim olduğunu tespit etmek gerektiğini söyledi.

Sanayicinin, üreticinin Ankara'ya gidip siyasetçilerle gece gündüz beraber olma şansı bulunmadığını, buna vaktinin olmadığını ifade eden Narin, "Bunun ticaretini yapanlar, bizim emeğimizin kaymağını yiyen insanlardır. Ankara'da siyasetçilerin yanında gece ve gündüz seyahat eden, gece gündüz onlarla beraber olan, onlardan menfaatler eden bir gruptur" dedi.

Türkiye'de sanayi politikası olmadığını ifade eden Narin, finans dünyasını sanayi politikasına uydurmanın getirdiği sıkıntı içinde olan sanayinin bir de ithalat kapılarını sonuna kadar açtıran dahilde işleme rejiminin sorunlarıyla uğraştığını kaydetti.
Türk sermayesini Mısır'a götürmek için hükümet politikası değişikliği olduğuna da işaret eden Narin, "Bir kazanç politikası mı geliştirildi haberimiz yok. Oraya niçin gidildi haberimiz yok. Bir yanlışlığın da başlangıcının hesabını kamuoyunda tartışmak istiyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin yeni lokomotifi olmadığını, tekstil ve konfeksiyon sektörünün yerini alacak bir sektörü daha Türkiye Cumhuriyetinde yaratma imkanı bulunmadığını savunan Narin, şöyle devam etti:

"(Türk tekstil sektörü demodedir) diye bir laf söyleniyor, herkes tekstil sektörüne ikinci planda bakıyor. Hükümetin buna bakış açısını yanlış yere götürüyor. 'Markası olmazsa tekstil sektörü biter mi?' gibi yaklaşım içine giriyorlar. Ama Fransa'sı, İtalya'sı, ABD'si, Çin'i bütün üretiminin yüzde 95'inden fazlasını markasız satıyor. Marka başka bir hadisedir. Marka ekonomi değildir. Bunun peşinde koşarak sektörün kötü olduğu imajını yaratarak bundan ticaret yoluyla istifade eden insanların bulmuş olduğu bir yoldur.

"TURQUALITY'İ 7 MİLYAR İNSANA NASIL ANLATACAKSINIZ"
Bizim sayın bakanımız arkadaşlarıyla Turquality buldu. Herkes 'made in Chine', 'made in Italy' der. Sonra da altına başka bir şey koyar. Turquality'i 7 milyar insana nasıl anlatacaksınız. 7 milyar insanın Turquality'i anlaması için önce made in Turkey'i öğrenmesi lazım." İşçilik pahalı olduğu için çalışma bakanına 'işçi ithal etmek istiyorum' diye şaka yaptığını, çalışma bakanının tüylerinin diken diken olduğunu belirten Narin, "Bu memleketin işsizine iş bulmak varken işçiliği ucuz olan yere kapitali götürüp bu memlekette iş bulamayan, çalışmak isteyen insanın daha fazla ekmeğini bulma güçlülüğünü yaratmak adalet midir?" görüşünü dile getirdi.

YERLİ ÇİNLİLER
Tekstil sektöründe KDV'nin yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmesiyle ihracat yapan grupların ayağa kalktığına işaret eden Narin, "Bu memleketin zengin olmasına mani olacak benim tabirimle yerli Çinliler çoğalmaya başladı. Bizim bu yerli Çinliler'le mücadele etmemizin mantığını hepimizin geliştirmesi lazım" dedi.
KDV indirimi ile bir yaraya parmak bastıklarını, çok canı acıttıklarını belirten Narin, ancak bir çok insanını da ekmek kapısını açık tuttuklarını söyledi.

"Bu canı acıyan insanların adedini artıramazsak, sanayiciyi canlı tutamayız. Bu canı acıyan insanların başında da finans sektörünün gelmesi lazım" diyen Narin, "Bu sektörün, ekmeğini çalışanın, çalıştıranın elinden alan, ticaretle geçinip yatırım yapmayan, başka ülkelere yatırım teşviki yapan insanlardan korunmasına ihtiyacı var. Suni teneffüs yaptırarak bizi kimse ayağa kaldırmaya çalışmasın. Biz başımızı yere vurmuşuz, kalkarız" değerlendirmesini yaptı.

Konuşmasının ardından gazetecilerin İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu'nun "Halit abi koltuğu bırakma sözü verdi" şeklindeki ifadesini hatırlatması üzerine de Narin, "Sanayici olamadığı için koltuğa oturma hevesi var. En büyük koltuk tabii benim başkanı olduğum koltuk. Hep orayı hayal ediyor" dedi.
Koltuğa oturup oturmayacağının sorulması üzerine Narin, "Asla bir sanayici koltuğuna oturamayacak kadar sanayici mantığı olmayan bir arkadaşımızdır. Müteşebbistir, yakışıklıdır, iyidir, ama sanayici olamaz" diye konuştu.

"SEN TAŞ ATARAK BAŞLADIN, BEN CEVAP VERME HAKKIMI KULLANDIM"


 İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da konuşmasında, "Halit ağabey ile polemik yapmak istemiyorum. Koltuğu bırakma sözü devam ediyorsa ona göre, devam etmiyorsa ona göre konuşmak istiyorum. Senin sözün var, sadece onu hatırlatmak istedim. Duayenimiz olan Halit ağabeyime koltuğu verse de vermese de teşekkür ediyorum" dedi.

Konuşmalara açıklık getirmek istediğini söyleyen Orakçıoğlu, dahilde işleme rejimi ile şu anda yapılan ithalatın elektronik ortamda geliştiğini ifade ederek, "Polemiğe girmek istemiyoruz. Olayın gerçek işleyişi konusunda Halit ağabeyime brif vermeye hazırız" dedi.

Orakçıoğlu, şunları kaydetti:
"14 milyar dolar ihracat yapan hazır giyim sektörü ile 5 milyar dolar ihracat yapan tekstil sektörü et ve tırnak gibi. Çıkarlarımızın örtüştüğü taraf da olabilir, menfaatlerin çeliştiği taraf da olabilir. Her iki sektörün el ele vermesi her iki sektöre de güç kazandırmaktadır. Bunun de devam etmesi niyetindeyim." Bugün bir hazır giyim üreticisi kumaş üreticisinden mal almak istediğinde 3 dolar fiyat verilirken yabancı bir firmaya 2,5 dolar teklif edildiğine işaret eden Orakçıoğlu, "Serbest piyasa farklı iç piyasa farklı. Halit ağabeye cevap vermek değil tekstil ve hazır giyim arasında sinerji yaratmanın faydalı olduğunu söylemek istedim. Sen taş atarak başladın, ben cevap verme hakkımı kullandım" görüşünü dile getirdi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Orakçıoğlu "Halit ağabeyin iki yıl önce verdiği bir sözü vardı sadece. Onu hatırlatıyorum. Koltuğu sana bırakacağım diye söylemişti" dedi.

Gazetecilerin TÜTSİS Başkanlığına niyeti olup olmadığı sorusu üzerine Orakçıoğlu, "Halit ağabey üye yapsa zaten... TÜTSİS'e üye olmamız lazım. Bu işin şakası. Halit ağabeyle her zaman için diyaloğumuz oluyor. Her iki sektörün birbiri ile örtüşen, zaman zaman birbiri ile çelişen çıkarları oluyor. Duayenimiz olarak çok büyük dostluğumuz var, kendisine saygımız var, ama sektörümüzün de bize verdiği sorumluluğun gereğini yerine getirmek zorunluluğumuz var. Şu anda sektörüm adına cevap verdim" diye konuştu.
Konuşmaların ardından verilen arada, Narin ve Orakçıoğlu birbirlerine sarıldı.
Narin, "Arkadaşlık başka, meslek kavgası başkadır" dedi.