Bahçıvan: Türk Eximbank'tan daha çok katkı istedi

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin yazacağı yeni ekonomik hikayede Türk Eximbank'ın sağlayacağı desteğin önemli olduğunu belirtti.

Bahçıvan: Türk Eximbank'tan daha çok katkı istedi
Bahçıvan: Türk Eximbank'tan daha çok katkı istedi
GİRİŞ 29.04.2015 17:34 GÜNCELLEME 29.04.2015 17:34

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin yazacağı yeni ekonomik hikayede Türk Eximbank'ın sağlayacağı desteğin önemli olduğunu belirterek, "2023'te ihracatçılara 80 milyar dolar destek sağlama hedefi taşıyan Türk Eximbank'ın, sanayicilerin rekabet gücüne ve katma değer yaratma kapasitesine sağlayacağı katkının nicelik ve nitelik olarak artmasını umut ediyoruz" dedi.

İSO Meclisi'nin "İhracat ve Sanayi Odaklı Yeni Bir Ekonomik Hikayede Finansmanın Rolü ve Önemi" ana gündemine sahip Nisan Ayı Olağan Toplantısı'nda konuşan Bahçıvan, 2023'te ihracatçılara 80 milyar dolarlık destek sağlama hedefine emin adımlarla ilerleyen Eximbank'ın Türk sanayicisinin ve ihracatçısının rekabet gücüne ve katma değer yaratma kapasitesine sağlayacağı katkının gelecek dönemde çeşitlenmesini, hem nicelik hem de nitelik olarak daha da artmasını umut ettiklerini söyledi.

Çin'de büyümenin potansiyelin altına düşmesinin, gelecek yıllarda birçok gelişmekte olan ülke açısından olumsuz sonuçlar yaratacağını belirten Bahçıvan, "Öte yandan parasal genişleme konusunda merkez bankalarının politika farklılaşması yakın gelecekte de önemli bir risk kaynağı olmaya devam edecek.

Dolardaki güçlenme, özellikle dolara bağlı kur rejimi ve dolar cinsinden borcu olan ülkelerin finansman koşullarını zorlaştıracak. Bu zorluğa ilaveten belirttiğim politika ayrışması nedeniyle uluslararası sermaye akımlarında önemli ve sık tekrarlanan dalgalanmaların olabileceğine dikkat edilmelidir" ifadelerini kullandı.

Bahçıvan, bu olası dalgalanmalardan Türkiye'nin de olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, tek başına para politikası araçlarıyla ekonomik büyüme konusunda istenilen sonucu elde etmenin mümkün olmadığını kaydetti.

Bu anlamda para politikalarının, büyümeyi teşvik edecek, düşük talep sorununu çözecek ve potansiyel büyümeyi artıracak adımlarla desteklenmesinin gerektiğini aktaran Bahçıvan, "İSO olarak temel amacımız; ekonomimizin büyümesine, sanayimizin sorunlarının çözümüne ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunmaktır.

Bu çerçevede, sanayimizin rekabet gücünün önünde engel olarak gördüğümüz tüm alanlarda çözüm üretilmesine öncülük yapmanın yanı sıra doğrudan kendimiz çözüm üretme sürecinin bir parçası olmaya da gayret etmekteyiz" yorumunu yaptı.

"Avro Bölgesi'nde düşük talep nedeniyle beklenen toparlanma gerçekleşmedi"

Bahçıvan, 2014'te ihracatçıların gösterdiği başarının, dünya ekonomisinde devam eden sancılı ve dengesiz büyüme konjonktürüne rağmen gerçekleşmesinin büyük anlam taşıdığını belirterek, "2014'te en önemli ihracat pazarımız olan Avro Bölgesi'nde düşük talep nedeniyle beklenen toparlanma gerçekleşmedi. Öte yandan, Rusya'nın ve çevresindeki bir dizi ekonominin bu yıl küçülecek olması bu ülkelere ihracatı yüksek olan sektörlerimizi olumsuz etkileyecek" dedi.

Türkiye'nin ekonomi alanında yeni bir hikaye yazma zorunluluğuyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bahçıvan, "Bir kere daha ifade edecek olursam; yeni ekonomik hikaye ileri teknolojiyi, katma değeri yüksek ürünlere dayalı üretimi esas alıyor. Sanayiciler olarak bizleri bekleyen bu dönüşüme uyum sağlayıp ülkemizi kalkındırmak, toplumumuzun refahını yükseltmek çabası içinde olmaya hiç durmadan devam edeceğiz" diye konuştu.

Bahçıvan, yeni ekonomik hikayede Türk Eximbank gibi ihracat kredi kuruluşlarının ülke ekonomileri açısından üstlendiği misyon ve sağlayacağı desteklerin daha da önemli hale geldiğini ifade etti.

Sanayicilerin Türk Eximbank'a önerileri

Bahçıvan, Türk Eximbank'ın ihracatçılara sağladığı desteklerin özellikle 2012 yılından itibaren göstermiş olduğu artışın kendileri açısından umut verici olduğunu vurguladı.

Türk Eximbank'ın, "İhracat Kredi Sigortası Programları" çerçevesinde ihracatçıların yurt dışı satışlarından kaynaklanan alacaklarının güvence altına alınmasının, yeni pazarlara açılabilmeleri ve mevcut pazarları koruyabilmeleri açısından da büyük önem arz ettiğini dile getiren Bahçıvan, "Bu kapsamda sağlanan sigorta imkanlarının çeşitlenmesi, kapsam ve ölçeklerinin geliştirilmesi doğrultusunda hayata geçirilen uygulamaların ihracatçılarımız açısından büyük bir taleple karşılaştığını görmekteyiz. Önümüzdeki dönemde orta ve uzun vadeli işlemlerde sigortalanan işlemlerin de yüksek katma değerli ihracatımızla birlikte artmasını umut ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Orta vadeli sermaye malı ihracatı odaklı alıcı kredileri programlarının genişletilmesi gerektiğini ifade eden Bahçıvan, sanayicilerin Türk Eximbank'a önerilerini şöyle sıraladı:

"Türk Eximbank'ın hedefleri arasında yer alan, yüksek teknolojili ürün ihracat kredi programları uygulanmalıdır. Yurt dışında yatırım yapan, katma değeri yüksek ürün ihraç eden, Ar-Ge ve Ür-Ge harcamaları olan firmalar azami ölçüde desteklenmelidir.

Sermaye malı ihracatında navlun-lojistik-depolama finansmanı için özel programlar çerçevesinde 1 yıl vadeli satıcı kredileri kullandırılmalıdır.

Kısa vadeli sevk öncesi ve sevk sonrası kredi vadeleri korunmalı, faiz oranları asgari seviyelerde (DTÖ kuralları ile uyumlu) uygulanmalı, teminat mektubu tutarının yüzde 95'ine kadar kredi kullandırılmalıdır.

Kendi markası ile ve kendi perakende birimleri ile yurt dışında satış yapacak olan ihracatçılara 2 yıl vadeli paket programlar içinde ihracat kredisi kullandırılmalıdır. Turquality programında tarif edilen iş aşamaları ile uyumlu kredilendirme sağlanmalıdır.

Yakın ve komşu pazarlar ile yeni pazarlarda ve Serbest Ticaret Anlaşması imzalanacak/imzalanan pazarlarda seçilmiş bankalar ile yapılacak iş birlikleri kapsamında alıcı kredileri sigortalanmalıdır. Satıcı kredilerinin sigortalanmasında KOBİ sigorta primleri indirilmelidir.

Yakın ve komşu pazarlar ile yeni pazarlarda ülke programları kapsamında ihracat alacakları ticari ve politik risklere karşı sigortalanmalıdır.

Yurt dışı taahhüt işleri yapanlar ile ihracatçıların sorunlu hale gelen ihracat alacaklarının tahsilatı için uluslararası kurum ile de iş birliğine gidilerek bir tahsilat sistemi kurulmalıdır."

Erdal Bahçıvan, sonuç olarak Eximbank'ın önerilen yeni işlevleri üstlenmesi, uluslararası iş birliklerine girmesi ve yurt dışından doğrudan finansman sağlaması için statü değişiklikleri yapılması ve daha yaratıcı ve esnek bir kurumsal yapı oluşturması gerektiğini belirterek, Eximbank'ın yurt içi satıcı ve yurt dışı alıcılar lehine sunacağı ürün ve hizmetleri doğrudan sunması ve bu amaçla organizasyon yapısını genişletmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

YAZDIR