Yeni hedef küresel marka çıkarmak - YAZDIR

Dünyadan aldığı yüzde 5’lik payı artırmak için kolları sıvayan Türk asansör üreticileri, küresel marka olmanın formülünü çıkardı. Hazırlanan altı model raporla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na iletildi. Raporda; yerli ve milli markalar çıkarmak için sektörün durumu ve yabancı global markaları detaylı olarak inceledi.

  • GİRİŞ27.01.2019 08:57
  • GÜNCELLEME27.01.2019 09:06
  • KAYNAKYENİ ŞAFAK

Küresel pazarlardan daha fazla pay almak için Türk sanayicilerine destek sözü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na raporlar gelmeye başladı. Bakanlığa son rapor Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği AYSAD tarafından iletildi. Sektörü ve yurt dışı global markaları detaylı olarak inceleyen AYSAD, küresel marka olmanın formülünü çıkardı ve formülü “Asansör Sektöründe Küresel Türk Markası; Değerlendirme ve Öneriler” raporu şekline dönüştürdü. Küresel ölçekte milli asansör markalarını hayata geçirebilmek için donanımlı girişimcilere ihtiyaç olduğuna da dikkat çekildi.

 

 

6 MODEL ÖNGÖRÜLDÜ

Bakanlığa sundukları rapor hakkında açıklama yapan AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Targıt, Türk Asansör Sektörü’nün önemli boyutta ihracatının olduğunu söyledi. Targıt, “Yerli ve milli markalar çıkarmak için hem sektörü hem de yurt dışındaki global markaları detaylı inceledik. Derlenen bilgiler ışığında yerli ve milli firma için 6 model önerisi hazırladık. Örneğin farklı alanlardaki firmalar bir asansör taahhüt firması altında birleşebilir ve kamu buna teşvikler verebilir. Ya da sektördeki firmaların çok ortaklığı ile küresel hedefli yeni bir asansör firması kurulabilir. Halen faaliyet göstermekte olan uluslararası satış ve faaliyet referanslarına sahip birkaç firmanın seçilerek küresel asansör taahhüt firması haline getirilmesi de önerilerimiz arasında yer alıyor” bilgisini verdi.

 

 

MÜTEAHHİTLER SORUMLU OLSUN

Raporda Türkiye’de küresel ölçekte faaliyet gösterecek yerli ve milli asansör firmalarının oluşması için Kamuya önemli görevler düştüğü de hatırlatıldı. Müşterek sorumluluk getirilmesi ve müteahhitlerin, asansör firması ve bakım firmalarının yanında ilk 10 yıl boyunca sorumlu tutulması da öneriler arasında yer aldı. “Müteahhitlerin değil de taahhüt firmalarının asansörden sorumlu olması, satın alma kararlarının kalite ve standart yerine maliyet ve fiyat odaklı olmasına yol açıyor” diyen Targıt konuşmasını şöyle sürdürdü: “Denetim firmalarının ve yetkilerinin yeniden düzenlenmesinden, ihracat yapan asansör firmalarında belirli yetkinliklerin aranmasına, asansörlerde enerji verimliliği belgesi zorunluluğundan, ithalata yönelik ek tedbirlere kadar bir dizi uygulamanın hayata geçirilmesi gerekiyor.”

BU FUARDA BOY GÖSTERECEK

Targıt, küresel ölçekte yerli ve milli asansör markalarının çıkarılması yolunda çalışmalarını sürdüren AYSAD’ın, 21-24 Mart 2019 tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde gerçekleştirilecek dünyanın üç büyüğünden birisi olan Uluslararası Asansör İstanbul Fuarı’nı da desteklediğinin altını çizerek, 16’ncısı yapılacak fuara katılacak olan yerli ve milli firmaların, sahip oldukları yeni teknolojilerini uluslararası ölçekte tanıtma fırsatı bulacaklarını ve aralarında dünya devlerinin de olduğu yurt dışı firmalarla bir araya gelerek, sektörlerinin gelişen teknolojilerini yakından takip edebileceklerini belirtti.

Sektörün önü açık
Dünyada 2018 itibarıyla 15 milyon asansör hizmetteyken, bu asansörlerin yüzde 3’ü Türkiye’de yer alıyor. Günümüzde yüzde 54 civarında olan dünya şehirleşme oranının 2050 yılında yüzde 70 seviyelerine çıkması bekleniyor ve bu beklenti, aynı zamanda yeni asansör talebinin de büyüyeceğini işaret ediyor. 3 bin civarında taahhüt firmasının faaliyet gösterdiği Türk asansör sektöründe, pazarın yüzde 95’ini, 20 kata kadar kısa ve orta uzunluktaki bina asansörleri oluştururken, geri kalan yüzde 5’lik dilimde ise yüksek bina asansörleri yer alıyor. Üretimin yüzde 70-75’ini yerli asansör firmalarının yaptığı sektörde, yurt dışı sermayeli firmaların üretim payı ise yüzde 25-30 civarında bulunuyor.