Patronlar doğum iznine alışmadı - YAZDIR

Kadın çalışanların yüzde 50'den fazlası, doğum sonrasında 5- 6 ay süreyle ücretsiz izin kullanmayı tercih ediyor. Bayanların korkulu rüyası ise yönetici ve patronları tarafından doğum izinden dolayı cezalandırılmak.

  • GİRİŞ14.05.2013 14:03
  • GÜNCELLEME14.05.2013 14:03
  • KAYNAKCİHAN

Bayanların yüzde 60'ı, doğum izni dönüşünde zor görevlere atanma ve bir alt pozisyonda işe başlatılma gibi uygulamalarla karşılaşıyor.

PwC İnsan Kaynakları Danışmanlığı ile Yenibiris.com işbirliğiyle 'Çalışma Hayatında Annelik' adlı bir çalışma yapıldı. Söz konusu çalışma için 155 kurum ve 864 kadın katılımcı ile görüşüldü. Katılımcıların 2 farklı ankette beyan ettikleri bilgiler doğrultusunda bir rapor hazırlandı. Rapora göre kadın çalışanlar, özellikle olağan dışı (çocuğun okuldan alınması- bırakılması, hastalık, bakıcının rahatsızlanması gibi) durumlar oluştuğunda başta yöneticileri olmak üzere kurumlardan anlayış ve hoşgörü bekliyor.

Raporun sonuçlarına göre, kadın çalışanların yüzde 50'den fazlası doğum sonrasında 5-6 ay süreyle ücretsiz izin kullanmayı tercih ediyor. Yüzde 15'i ise yasal olarak belirlenmiş 6 aylık maksimum sürenin yetersiz olduğu ve bebek en azından 1 yaşına gelen kadar ücretsiz izin verilmesi gerektiği görüşünde. Kurumların son 5 yıldaki uygulamalarına bakıldığında, ücretsiz izin kullanım süresinin çalışanların beklentileri doğrultusunda şekillenmediği görülüyor. Kurumların yüzde 37'si çalışanlarının genelde ücretsiz izin kullanmadığını belirtiyor. Doğum sonrası süt iznini her gün 1,5 saat veya hafta içi bir tam gün şeklinde kullanmak istediğini belirten kadın çalışanların oranı yüzde 60 civarında. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde ise süt iznini toplu kullanmayı tercih eden çalışan oranı artıyor.

Kadın çalışanların yaklaşık yüzde 40'ı, doğum öncesi veya sonrasında iş yerinde herhangi bir problemle karşılaşmadığını belirtiyor. Çalışanların yüzde 60'ı ise izin kullanımı, annelikle yan yana yürütülmesi zor olan farklı görevlere atanma, doğum sonrası bir alt pozisyonda işe başlatılma gibi destekleyici olmayan uygulamalarla karşılaştığını dile getiriyor. Özellikle katılımcıların yüzde 13'ü, hamile olunan dönemde ya da işe başlama döneminde iş akdinin feshedildiğini dile getiriyor.

GEBELİKTEKİ SAĞLIK PROBLEMLERİ İÇİN ÖZEL İZİN POLİTİKASI YOK

Kurumların tamamına yakını, gebelikte sağlık problemleri ile karşılaşılması durumuna özel bir izin politikası tanımlamadığını belirtiyor. Ankete katılan kurumların yaklaşık yarısının özel sağlık sigortası uygulamadığı görülüyor. Özel sağlık sigortası uygulayan kurumlar ise büyük ölçüde limitli doğum teminatı imkânı sağlıyor. Doğum teminatı limiti tutarlarına bakıldığında yabancı sermayeli şirketlerin, diğer şirketlere göre daha yukarıda kaldığı ortaya çıkıyor. Kurumların yüzde 24'ü, kadın çalışanlar için parasal çocuk yardımı da yapıyor.

KADINLAR ASLINDA ÇALIŞMAK İSTEMİYOR

Ankete katılan kadın çalışanların yüzde 70'i 'kariyerimde ilerleme adına çocuk sahibi olmayı ikinci planda tutabilirim' ifadesine olumsuz cevap verdi. 'Finansal ihtiyaçlardan dolayı çalışmak durumunda olmasaydım ailemle ve çocuğumla vakit geçirmeyi tercih ederdim' diyen kadın çalışanların oranı da yüzde 70'ler seviyesinde. Kadın çalışanların toplam çalışanlar içerisindeki oranı yaklaşık yüzde 33 olarak görünüyor. Bu oran, ilk 5 büyükşehirde faaliyet gösteren ve yabancı sermayeli kurumlarda artıyor.

PwC Türkiye İnsan Kaynakları Danışmanlığı Kıdemli Müdürü Murat Karakaş, "Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren kurumların annelere yönelik uygulamalarını anlamak, bununla birlikte çalışanların da beklenti ve önceliklerini belirleyerek kurumlara, çalışanlara, derneklere ve kamuya ışık tutabilecek, güvenilir, objektif, kapsamlı ve güncel bir kaynak oluşturmaktır." dedi. PwC Türkiye Denetim Hizmetleri Ortağı ve 'Women at PwC' Türkiye Lideri Beste Gücümen de şu ifadeleri kullandı: "Esnekliği destekleyen ve kadınların ne zaman nerede isterlerse çalışmalarını sağlayacak ileri teknoloji iletişim araçlarının kullanılması çözümün önemli bir parçası."