MÜSİAD'a göre Gezi Olayları'nın kırılma noktası

MÜSİAD Başkanı Nail Olpak'a "MÜSİAD olarak Gezi Parkı'nda yaşananlara nasıl baktıklarını", olayların ekonomik açıdan etkilerini ve gençlerin taleplerinin yeterince anlaşılıp anlaşılmadığını anlattı. Olpak Gezi Parkı olaylarının kırılma noktasını anlattı sonrası için "gösteri terörü" dedi.

MÜSİAD'a göre Gezi Olayları'nın kırılma noktası
MÜSİAD'a göre Gezi Olayları'nın kırılma noktası
GİRİŞ 08.07.2013 08:21 GÜNCELLEME 10.07.2013 11:59
Bu Habere 10 Yorum Yapılmış

Hakan GÖKSEL'in haberi

Gezi Parkı olayları Türkiye'nin gündemini uzun bir süre meşgul etti. Y kuşağı adı verilen yeni bir neslin geldiği üzerinde duruldu. Yüzlerce genç isteklerini ifade etmek için toplandılar. Sloganlar attılar, parkın orta yerine çadır kurdurlar.  Seslerini yalnız İstanbul değil, Türkiye hatta tüm dünya duydu. Haber 7, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak'a "MÜSİAD olarak Gezi Parkı'nda yaşananlara nasıl baktığını", ekonomik açıdan etkilerinin ne olduğunu ve gençlerin taleplerinin yeterince anlaşılıp anlaşılmadığını sordu. MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, olaylara nasıl baktıklarını ve Gezi Parkı olaylarındaki kırılma noktalarını anlattı.

MÜSİAD'IN GEZİ PARKI OLAYLARINA İLİŞKİN 3 TESPİTİ

Olpak "Sosyal hadiselerin bir tane cevabı vardır" diyebilmek çok zor. Sosyal olayları sıcağı sıcağına okumak daha doğru olabilir ama mutlak doğru mudur, bunu zaman gösterecek. Biz MÜSİAD olarak Gezi Parkı olaylarını 2-3 farklı kategoride değerlendirdik" dedi.

Farkı düşüncelerin şiddet içermeden ve şiddetle karşılaşmadan ifade edilmesi gerektiği görüşünü paylaşan Olpak olayları 3 farklı kategoride değerlendirdiklerini ve bunu "Muhalefet edecekse çıksın etsin ama şiddete başvurmasın diyoruz. Hem şiddete başvurmasın hem de şiddet görmesin. Olayların en sıcak olduğu 1 Haziran'da yaptığımız ilk yorumumuz bu oldu. İkinci yorumumuz bu hakkı kullanırken de Türkiye'nin itibarına ve geleceğine sahip çıkılması gerektiğini vurguladık. Üçüncü olarak ise "birbirimizi anlayalım ve ötekileştiren davranışlar içerisinde olmayalım, Türkiye hepimizin" görüşünü ortaya koyduk" şeklinde ifade ettiklerini söyledi.

BUGÜNLERE KOLAY GELİNMEDİ TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKALIM

Olpak Haber 7'de yaptığı açıklamada Türkiye'nin bugünlere kolay gelmediğini ve buna sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Olpak "MÜSİAD'ın ilk verdiği reaksiyon budur. Biz bu açıklamayı yaptıktan bir gün sonra Cumhuriyet tarihinin en büyük işadamı heyeti ile Başbakan'ın önderliğinde Fas Tunus ve Cezayir seyahatine çıktık. O gürültüde ziyaretler kayboldu gitti. Cumhuriyet tarihinin en büyük işadamı heyetiydi... 200 işadamı bizimle birlikte aynı uçaktaydı. Bir kısmı da kendi uçağıyla ya da tarifeli seferle geldi. Toplam 250 işadamı katıldı. Fas'ta, Cezayir'de, Tunus'ta ayrı ayrı sayıları bine yakın işadamı ile önceden planlanmış görüşmeler yaptık. Gittiğimiz ülkelerdeki işadamları bu toplantılara katılabilmek için para ödeyip geldiler. Sokaktan adam toplayıp getirilmedi. O insanlar Türkiye'nin geleceği için oraya gitti. Ben Gezi Parkı olaylarına ilişkin açıklamamda MÜSİAD olarak neden Türkiye'nin geleceğine sahip çıkılmalı demeyeyim ki, Türkiye buralara kolay gelmedi ve bu kazanımları kolay edinmedi" dedi.

Olpak, sorularımızı yanıtlarken herkesin kendi hakkını, bir başkasının özgürlüğünü engellememek kaydıyla yerine getirmesi fikrini desteklediğini ama ülkenin geleceğine de sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

MÜSİAD'IN GEZİDE GÖRDÜĞÜ FOTOĞRAF VE AYRINTISI

Olaylarla ilgili bir analiz de yaptıklarını ifade eden Olpak "Birinci fotoğrafı biraz açmak lazım. Bazı gençler gözlerini açmışlar Ak Parti var. Onlar için ne suların akmaması, ne çöp dağları ne de gecelik yüzde 7200 faiz önemli. Bu gençlere eskide kalmış hiçbir gelişmenin önemi yok çünkü yaşamamışlar. İlk başta gezi parkının içinde bir grup vardı. Bunların içine karışan karışmadan da dışarıda olan ikinci bir grup vardı. İçeridekiler bu protestoyu ortaya koyarken dedik ki, lütfen içeridekiler ile dışarıdakilerin de ayrımını yapalım.

Polis bölgeden çekilmişti Taksim kendi haline terk edilmişti. "Provokasyon olabilir. Gezinin içine müdahale amacı olmadan lütfen dışarıdaki barikatları kaldırıp orayı güvenliğin sağlandığı bir alan haline getirelim, yoksa başımıza farklı şeyler gelebilir" diye bir açıklamamız vardı. Bir gün sonra da İstanbul valiliği benzer bir operasyon yaptı. Gezinin içine girmedi dışarıdaki barikatlar için operasyon yaptı."

GEZİ PARKI OLAYLARININ KIRILMA NOKTASI

Bunu derken kötü niyetli sızmaları ayırmak gerektiğini ima ettiklerine dikkat çeken Olpak olayların kırılma anını şöyle açıkladı: "Üçüncü kırılma anı asıl kırılmanın olduğu yerdir. Sayın Başbakan bir açıklama yaptı. Kışla içinde otel, rezidans ve AVM yapmayacağız. Mahkeme o günlerde kararını açıkladı zaten yürütme durduruldu. Üstüne üstelik Başbakan dedi ki bu mahkeme sonuçlandığında bizim istediğimiz gibi kışla yapılmasına izin verilse bile biz halka soracağız dedi. Kırılma noktası budur. İş dünyası olarak sonrasını farklı değerlendiririz" dedi.

BUNUN ADI GÖSTERİ TERÖRÜDÜR

MÜSİAD Başkanı Olpak konuşmasında önemli bir noktaya daha parmak bastı. Olpak "Başbakan bütün bunları demişken birileri olayları sürdürüyorsa, olay gezi parkını koruma, yeşili koruma, doğayı korumadan çıkmıştır. Türkiye'nin geleceğine sahip olma dediğim noktada farklı bir yere gitmiştir.O zaman da şöyle bir açıklama yaptık. Farklı düşünceleri ifade etme hürriyetine hay hay ama işin ucu ülkenin Başbakanına hakaret etmeye, kamu malına zarar vermeye, özel mülke zarar vermeye, iş hukuku bozma noktasına gelmeye varacaksa bu işin adı gösteri terörüdür. Biz buna karşıyız. Bundan sonrası üzüm yemek değil bağcıyı dövmeye kalkmaktır. Buna izin veremeyiz" dedi.

BUNDAN SONRASI İÇİN NE YAPILMALI?

Gezide toplanan kalabalık yerli ve uluslararası basında da yer aldığını hatırlattığımız Olpak'a mitingleri de sorduk. Kabataş'ta taciz edilen başörtülü kadın, Dolmabahçe Camii'nde yaşananlarının yanı sıra olaylar sırasında ölen ve yaralanan insanların olduğunu "Mağduriyetlerin karşısına mağduriyetler konulması gibi bir durum oluştuğunu ve kitlelerin karşı karşıya getirildiğini de aktardık. Bundan sonrası için ne yapılması gerektiğini sorduğumuz Olpak sorumuza "Biz kırılma dediğimiz noktadan sonra "18 Sivil Toplum Kuruluşu (STK)" bir açıklama yaptık. Sadece işverenler yoktu. İşçi örgütleri de vardı. Orada ifade ettiğimiz "Süreci artık eve dönerek gösteri noktasından çıkarmaktı.  Bizim gibi STK'ların işi kalkıp sokakta yürümek değildir. Her türlü kanalı, imkanı kullanarak bunu anlatmaya çalışmaktır" cevabını verdi.

Türkiye'nin bir tek İstanbul ve Taksim'den ibaret olmadığını MÜSİAD olarak diğer illerde de anlattıkları bilgisini veren Olpak "Aydın'da şube açtık size anlattığım bakış açımı orada da anlattım. Denizli'de eğitim ödüllerini verdik orada anlattım. İstanbul'da 13 Haziran'da tam olayların olduğu yerde çok önemli etkinliğimiz vardı. Bizde müteahhitlik iyidir ama müşavirlik zayıftır. İngilizler bu konuda çok iyidir. İngilizlerle ortak bir etkinlik düzenledik orada Gezi olaylarını anlattım. Türkiye ve İngiltere'nin büyük firmaları oradaydı. Hatta o toplantıda İngiltere konsolosunun bir ifadesi var "Biz bütün bu olaylara rağmen Türkiye'nin geleceğine inanıyoruz. Onun için buradayız." dedi. O toplantıda Gezi'yi anlattım. Oradan Karadeniz'e geçtim sonrasında, Manheim şubemizin açılışı için Almanya'ya gittim orada da Gezi'yi anlattım. Diyarbakır'a teşvik toplantısına gittik orada da geziyi anlattım. Örgütlülük diye bahsettiğimiz budur. Biz bunları anlatacağız. Birbirimizi böyle ikna edeceğiz.

Hakan.Goksel@haber7.com

twitter.com/hakan_goksel

KAYNAK: HABER7
YORUMLAR 10
  • oku yorum 5 yıl önce Şikayet Et
    hayattaki bütün doğru ve yanlış, siyah ve beyaz, düzgün ve eğri tanımlamasını Erdoğan üzerinden yapan bir anlayışla. hiç bir konu üzerinde mutabakata varmak ve ortak bir akıl etrafında birleşmek mümkün değildir. Erdoğan bunların, isteseler de istemeseler de kıbleleri olmuş! Çoğunda da stockholm sendromu var! Yıllardır kendilerine tecavüz edenlere duydukları büyük aşk dostyevskiye ilham kaynağı olurdu...
    Cevapla
  • mert (önceki) 5 yıl önce Şikayet Et
    ülkenin huzuru hükümet tarafindan tesis edilir istenirse eger. fakat bu hükümet aynen eski hükümetler gibi gerilimden ve siddetn nemalanmak istedigi icin yapici ve huzur getirici tavirlarda bulunmuyor hic. sen hem ileri demokrasi diyeceksin hemde elestirenleri asaglayip, kategorize edeceksin. hem diyeceksin bizim vatandas birinci sinif vatandasi diye hemde bireylerin fikrine karsi saygi göstermyeceksin. sadece elit gruplari toplantilarina cagirip saatlerce onlari dinleyip onlarla akil alisverisinde bulunacaksin. nerde kaldi fikir hürriyeti ?? nerde kaldi herkesin birinci vatandisligi ?? celiskili olmayacaksin ! gerilimden yana olmayacaksin !!
    Cevapla
  • olgun olgun 5 yıl önce Şikayet Et
    GÖSTERİ TERÖRÜ.... Çok güzel ve orjinal bir tanımlama. CHP ve BDP gibi partilerin kullandıkları bir yöntem. Terör örgütlerini arkalarına gösterici diye alıp orantısız GÖSTERİ TERÖRÜ uyguluyorlar. Taş, bilye, şişe, molotof kokteyli ve havai fişek silahlarına karşı, su ve gaz.... hangisi orantısız. Hangi araçları kullananlar cebir ve zor kullanmış olur.
    Cevapla
  • mustafa akkus 5 yıl önce Şikayet Et
    dünyada iki ceşit var. bir Tayyip seven biri de sevmeyen
    Cevapla
  • zarina amirova 5 yıl önce Şikayet Et
    barış için birlik olmalıyız. Allah iman edenlere yeryüzünde barışı sağlamalarını ve barışın koruyucuları olmalarını emretmiştir. Yeryüzünde bozgunculuk yapanları, haklı bir gerekçesi (savunma veya mazlumları kurtarma amacı) olmadan savaş çıkaranları, düzeni bozanları, masum insanları katledenleri lanetlemiştir. Rabbimiz'in emrettiği ahlakı yaşayan müminlerin, önemli sorumluluklarından biri de insanlar için barışı ve güvenliği sağlamak, tüm insanların huzur içinde yaşayabilecekleri bir dünya meydana getirebilmektir.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle