P&G, Fairy deterjanını Türkiye'de üretecek

Procter and Gamble Türkiye'nin Şekerpınar Üretim ve Dağıtım Tesisleri'nde Fairy sıvı bulaşık deterjanı üretim hattının açılış törenini yaptı. Tesis şirket tarihinde, en hızlı üretime başlayan hat

P&G, Fairy deterjanını Türkiye'de üretecek
P&G, Fairy deterjanını Türkiye'de üretecek
GİRİŞ 23.11.2012 15:26 GÜNCELLEME 23.11.2012 16:05
Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Procter and Gamble Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Karpat, ''20 milyon dolar yatırımla kurduğumuz Fairy üretim hattının en önemli özelliği, hat sayesinde Procter and Gamble Türkiye'nin, artık Fairy'i ithal etmek yerine Türkiye'de üretecek olmasıdır'' dedi.

Procter and Gamble Türkiye'nin Şekerpınar Üretim ve Dağıtım Tesisleri'nde Fairy sıvı bulaşık deterjanı üretim hattının açılış töreninde konuşan Karpat, hem şirketleri hem de Türkiye için önemli bir açılışı gerçekleştirdiklerini belirterek, tesislerinin likit deterjan üretimi konusunda Procter and Gamble Global için öncü niteliği taşıdığını ifade etti.

Procter and Gamble'ın hızlı tüketim ürünleri sektöründeki öncü pozisyonuyla dünya liderleri arasında yer aldığını ve dünyada 175. yılını kutlayarak 4,6 milyar tüketiciye ulaştığını anlatan Karpat, 75'ten fazla ülkede faaliyet gösteren Procter and Gamble'ın 180'den fazla ülkede tüketicilerinin yaşamlarını iyileştirmek için çalıştığını kaydetti.

Türkiye'de 25. yılını kutlayan Procter and Gamble'nin, pek çok ilkin öncüsü olduğunu ifade eden Karpat, ''Prima, Türkiye'nin ilk hazır bebek bezi. Gillette, Türk erkeklerinin hayatını kolaylaştıran ilk tıraş bıçağı. Türkiye, ilk 'ikisi bir arada' şampuanla Rejoice sayesinde tanıştı. Ariel Professional Leke Çıkarıcı, dünyada Leke Çıkarıcı Kategorisi'ne ilk olarak Türkiye'de girdi. Bugün Procter and Gamble ürünleri, Türkiye'deki tüketicilerin ayrılmaz birer parçası haline geldi'' diye konuştu.

Karpat, Procter and Gamble Türkiye'nin, lider konumdaki 19 markasıyla Türkiye'nin en büyük temizlik, ev bakım, kadın hijyen ürünleri ile bebek bakım ürünleri üreticileri arasında yer aldığını dile getirerek, bu özellikleriyle Procter and Gamble Türkiye'nin, Procter and Gamble Global için önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

''Türkiye'nin yerli üretim politikaları için örnek model''

Procter and Gamble Global cirosunun yaklaşık yüzde 30'unu Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerden oluşturduğuna değinen Karpat, ''Türkiye, pazar büyüklüğü ve gelişme kapasitesi nedeniyle Procter and Gamble için önemli bölgeler arasında yer alıyor. 1987'den beri Türkiye'ye yarım milyar doların üzerinde yatırım yapan Procter and Gamble, Türkiye'de genel merkezi toz deterjan, hazır çocuk bezi, hijyenik ped, çamaşır suyu ve likit deterjan üretim tesisleri ve dağıtım merkezi ile faaliyetlerini sürdürüyor'' şeklinde konuştu.

Dünyadaki yenilikleri ve pazar trendlerini Türkiye'deki tüketicilerle buluşturarak sürdürülebilir odaklı büyüme hedeflediklerine işaret eden Karpat, şöyle devam etti:

''Bunun son örneği, burada, yani Şekerpınar Üretim ve Dağıtım Tesisleri'nde kurulan Fairy üretim hattı oldu. Procter and Gamble, dünyada girdiği pazarlarda kısa sürede büyük başarı yakalayan Fairy bulaşık deterjanını ilk olarak 2010'da Türkiye'deki tüketicilerle buluşturdu. Fairy, Türkiye'deki tüketiciler tarafından o kadar çok sevildi ki ürün kısa sürede yüzde 93 oranında marka bilinirliğine ulaştı ve 1 yılın sonunda pazar payı hedeflerimizi ikiye katladık. Fairy'nin Türkiye'deki bu başarısı, Procter and Gamble Türkiye için önemli bir ilham kaynağı oldu ve Şekerpınar Üretim ve Dağıtım Tesisleri'nde son derece verimli bir yatırım olan Fairy hattını açarak ürünü artık Türkiye'de üretmeye karar verdik. 20 milyon dolar yatırımla kurduğumuz Fairy üretim hattının en önemli özelliği, hat sayesinde Procter and Gamble Türkiye'nin, artık Fairy'i ithal etmek yerine Türkiye'de üretecek olmasıdır.''

Karpat, böylece ithalatın azaltılıp yerli üretimin teşvik edilmesine katkıda bulunmayı hedeflediklerini ifade ederek, Türkiye'nin uzun zamandır yürüttüğü yerli üretim politikaları için örnek model olma özelliğini taşıyan Fairy üretim hattının, iç pazarın sıvı deterjan ihtiyacının tamamını karşılayacağını bildirdi.

''Şirket tarihinde, en hızlı üretime başlayan hat''

Türkiye'deki Fairy hattının, Procter and Gamble Global için de pek çok ilki içinde barındıran proje olduğunu dile getiren Karpat, Procter and Gamble'nin dünyada likit üretimlerde kullanılmak üzere geliştirdiği standart teknolojinin kullanıldığını, şirketin tarihindeki en hızlı üretime başlayan hattı olduğunu bildirdi.

Karpat, hattın dünyadaki diğer fabrikalar için öncü niteliği taşıdığını belirterek, ''Paketleme hattının montajı dünyada rekor sürede 15 saatten az bir zamanda tamamlandı. Üretim hattında birinci aşama kalite prosedürünün tamamlanması ve ürünlerin tüketiciye sevk edilebilir hale gelmesi, 24 saatten kısa sürede gerçekleşti. Şekerpınar'daki Fairy üretim hattı, Procter and Gamble likit üretim tesisleri içerisinde en yüksek verimlilik ile devreye alınan tesis oldu. Yurtdışında benzer teknolojilerle fabrika kurulacak ülkelerde çalışanlar, Procter and Gamble Türkiye'ye eğitim almaya geliyor'' ifadesini kullandı.

Fairy'in, Türkiye'ye geldiği 2010 yılından beri yaklaşık 10 milyon haneye girerek, 40 milyondan fazla tüketiciye ulaştığını vurgulayan Karpat, pazar payı rakamlarının da bu başarıyı doğruladığını kaydetti.

Karpat, Procter and Gamble olarak sürdürülebilir politikalar kapsamında çevreye duyarlı ürünler üretmek, üretim yaparken tüketilen kaynakları en aza indirmek ve nihai ürün nakliyatı sırasında karbondioksit salınımını minimuma düşürmek için çalıştıklarını vurgulayarak, inovasyonda her zaman öncü olduklarını ve yüzde 99.9'unun yüzey sularına karışmadan doğada çözünebildiğini bildirdi.

Konuşmaların ardından Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Karpat ve öteki ilgililer ile fabrika çalışanları, sahneye getirilen butona basarak Fairy üretim hattının açılışını gerçekleştirdi.

''Bugün Türkiye'ye bakanlar, 75 milyon nüfusu ve yaş ortalaması 29 olan, dünyanın satın alma paritesine göre 16. büyük ekonomisi olan, turizmde dünyanın 6, Avrupa'nın 4. büyük destinasyonu olan bir ülke olarak bakıyor''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''Bugün Türkiye'ye bakanlar, 75 milyon nüfusu ve yaş ortalaması 29 olan, dünyanın satın alma paritesine göre 16. büyük ekonomisi olan, turizmde dünyanın 6, Avrupa'nın 4. büyük destinasyonu olan bir ülke olarak bakıyor'' dedi.

Procter and Gamble Türkiye'nin Şekerpınar Üretim ve Dağıtım Tesisleri'nde Fairy sıvı bulaşık deterjanı üretim hattının açılış törenine katılan Bakan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, törende bulunmasının en önemli nedeninin, Türkiye'de 1 milyar dolarlık pazar payına sahip olan ve 25 yıldır Türkiye'de bulunan firmanın, binlerce çalışanı ve dolaylı olarak sağladığı 6 bin istihdamı olduğunu söyledi.

Çağlayan, Procter and Gamble'nin en sevdiği yanının, 2 yıl öncesine kadar ithal edilen ürünü Türkiye'de üreterek ithalatı sonlandırması olduğunu dile getirerek, yerli üretim yapan, istihdam sağlayan, yüksek katma değer yaratan ürünleri üreten yatırımcıları, gönülden tebrik ettiğini kaydetti.

Dünyanın çevresini son üç yılda işi gereği 35'den fazla tur atmış bir bakan olarak dışarıdan Türkiye'nin çok daha iyi gözüktüğünü ifade eden Çağlayan, ''Türkiye, 2008 küresel krizinde Avrupa'nın bir çok ülkesinde, hatta bize geçmişte, 'hasta' diyenlerin şu anda neredeyse bir kısmının yoğun bakım çadırında yattığı krizde gerçekten çok önemli başarılar gösterdi'' dedi.

Çağlayan, Türkiye'nin, sanayisi, tüccarı, bürokrasisi, en önemlisi emekçisiyle açık ara bu küresel krizi fırsata çeviren ülke olma özelliğine sahip olduğunu anlatarak, 2 gün önce Fransa'ya yaptığı ziyarette ilk defa muhatabı olan bakanlığın basın açıklaması yaparak ziyaretin Fransa açısından son derece önem arz ettiğini bildirdi.

Bunun kendisinden değil Türkiye'den kaynaklandığına işaret eden Çağlayan, bunun yeni dönemde, yeni yatırımlar ve yeni fırsatlar içereceğini kaydetti.

''Artık sadece Türkiye olarak bakmıyorlar''

Bakan Çağlayan, ziyarette son derece önemli toplantılar gerçekleştirdiklerini, 326 milyar Avro'luk bir ciroya sahip olan, 18 değişik sektörde 40 üst yönetici ile yatırım toplantıları düzenlediklerini anlatarak, bu firmalarda toplam 1 milyon 500 bin insanın çalıştırıldığını vurguladı.

Karşılıklı olarak, bir taraftan ticaretin geliştirilmesi ve Türkiye'de yatırımları konuşurken, diğer taraftan da üçüncü bölgelerin de Türkiye'nin elde ettiği bölgesel avantajlardan birlikte yararlanmak istediklerini ifade ettiğini aktaran Çağlayan, şöyle konuştu:

''Bu, son derece önemli. Bugün Türkiye'ye bakanlar, 75 milyon nüfusu ve yaş ortalaması 29 olan, dünyanın satın alma paritesine göre 16'ncı büyük ekonomisi, turizmde dünyanın 6, Avrupa'nın 4'üncü büyük destinasyonu olan bir ülke olarak bakıyor. Elbette ki ülkemiz, her yıl nüfusu 1 milyon artan bir ülke. Ülkemiz, her yıl 700 bin gencimizin iş gücü piyasasına girdiği bir ülke. Yaş ortalaması 29 olma gibi ciddi bir avantaja sahip. 46 havaalanımız var, yüksek hızlı tren bir taraftan başlamış, lojistikte çok ciddi avantajlara sahibiz. Türkiye'ye bakanlar, artık sadece Türkiye olarak bakmıyorlar. Türkiye'nin çok önemli, dünya coğrafyasındaki yerine bakıyorlar.''

''Türkiye'nin dünyadaki tanıtım elçileri''

Türkiye'nin dört saatlik uçuş mesafesinde 56 ülkenin bulunduğu bir coğrafyada yer aldığına işaret eden Çağlayan, bu coğrafyada 1,5 milyar insanın yaşadığını, dünya milli gelirinin üçte biri, toplam dünya ithalatının yüzde 48'i, yani 10 trilyon dolarlık alımının bu bölgede gerçekleştirildiğini vurguladı.

Çağlayan, Kafkaslar, Kafkas coğrafyasıyla tarihi ve ırki bağların bulunduğunu anlatarak, ''Ortadoğu ile tarihi, kültürel ve dini bağlantımız var. Kuzey Afrika ile yine tarihi, kültürel ve dini bağlantılarımız var. Türk müteahhitlik sektörü dünyada, Çin'den sonra ikinci sırada. 96 ülkede 225 milyar dolarlık taahhüt işi gerçekleştirdik. Dünyada havaalanları yapıyor ve işletiyorlar. Dubai metrosu, Doha havaalanı, Varşova metrosunu Türk firmaları yapıyor. Bunların hepsi Türkiye'nin dünyadaki tanıtım elçileridir'' dedi.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına da değinen Çağlayan, şunları söyledi:

''Ülkemize Procter and Gamble'nin geldiği gibi çok önemli dünyaca ünlü yabancı, doğrudan sermaye girişi oluyor. 1923'den 2003 yılına kadar ülkemize gelen toplam doğrudan yatırım sadece 14,5 milyar dolardı, 2003'den itibaren Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrarın artması ve Türkiye'nin derlenip toparlanarak kendisine gelmesi bilhassa ekonomik ve sosyal alanda yapılan reformlarla aradan geçen 8 yılda ülkemize gelen yabancı doğrudan sermaye miktarı 80 yılda gelenin 8 katından fazla olmuş ve 120 milyar dolara ulaşmış. Bugün Avrupa'nın yaş ortalaması 45, Fransa başta olmak üzere haftalık çalışma saati 35 ile 37 saat, ülkemizde 45 saat ve iş gücü maliyetleri son derece yüksektir. AB Komisyonu raporu, AB ülkelerinde önümüzdeki 10 yılda, 1 milyon 600 bin şirket kapanacağını söylüyor. Bu 1 milyon 600 bin şirketin kapanma sebebi ekonomik değil, işi devredeceği ikinci ve üçüncü neslinin, jenerasyonunun olmamasından kaynaklanıyor.''

Bakan Çağlayan, artık Türk emekçisinin eskisi gibi olmadığını, Türk işçisinin, emekçisinin geldiği seviyenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, dünyanın diğer ülkelerini gördüğünde Türkiye'deki mühendis ve işçilerle gurur duyduğunu kaydetti.

Fiat fabrikalarının dünyadaki sayısının 175 olduğunu, bu fabrikalardan birinin de Bursa'da olduğuna işaret eden Çağlayan, 175 fabrika içinde geçen yıl Bursa'daki Fiat fabrikasının dünyada en verimli fabrika olduğunu hatırlattı.

Çağlayan, Cumhuriyeti 100. yıl dönümünde dünyanın ilk 10 ekonomisi içine girmiş, kişi başına 25 bin dolar milli geliri olan ve 2 trilyon dolardan fazla GSMH'ye sahip, 500 milyar dolardan fazla ihracat geliri olan bir ülke yapacaklarını belirterek, bu hedefe rahat bir şekilde ulaşılabileceğini bildirdi.

''Enerji kapasitesi ikiye katlanacak''

Hedefler doğrultusunda 2023'e kadar önemli yatırımlar gerçekleştireceklerine vurgu yapan Çağlayan, gelecek 10 yıl içinde enerji kapasitesini ikiye katlamak zorunda olduklarını söyledi. Çağlayan, bugün 55 bin megavat olan enerji altyapısının 110 bine çıkaracaklarını dile getirerek, bu alanda en az 130 milyar dolar yatırım yapacaklarını bildirdi.

Şu anda ulaşım ve ulaştırmanın Türkiye açısından son derece önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, şöyle konuştu:

''Cumhuriyet tarihinde, 6 bin 500 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Bunları size siyaset yapmak için söylemiyorum. Ben 5,5 yıldır siyaset yapıyorum, 27 yıl sanayicilik yaptım. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak bunları ifade ediyorum. Son 8 yılda, 6 bin 500 kilometre bölünmüş yola, 17 bin kilometre ilave yol yapıldı. Bu ihracat nasıl arttı? Türkiye ekonomisi nasıl gelişti? Bunların altyapısını sağlamazsanız, havaalanlarını vermezseniz, ulaşımın, iletişimin altyapısını vermezseniz, bunların gelmesi mümkün değil ve şimdi başlamış olan hızlı tren ağımızı 2023'e kadar tam 10 bin kilometreye çıkartıyoruz. 5 bin kilometreye yakın konvansiyonel demir yolu döşüyoruz ve mevcut demiryollarımızı yeniden rehabilite edeceğiz. Sadece bu alanda yapacağımız toplam yatırım 110 milyar dolar civarında olacak.''

Dünyanın en büyük 10 limanı içine girecek 2 büyük konteyner limanı yapacaklarını ve bunlardan birinin Ege'de Çandarlı'da, birinin de Mersin'de olacağına dikkati çekerek, bir taraftan 500 milyar dolarlık ihracat, 2 trilyon dolarlık bir milli gelir hesaplarken, bir taraftan da buna uygun fiziki altyapıyı da sağlayacaklarını kaydetti.

KAYNAK: AA
YAZDIR
YORUMLAR 1
  • misafir 1 yıl önce Şikayet Et
    fairy hollanda malı almamak lazım
    Cevapla