Kritik veri sonrası üst üstü açıklamalar!

Büyüme verisinin açıklanmasının ardından iş dünyasından da açıklamalar peş peşe geldi.

  • GİRİŞ12.06.2017 13:34
  • GÜNCELLEME12.06.2017 13:58
Kritik veri sonrası üst üstü açıklamalar!

Türkiye’nin ilk çeyrekte yüzde 5 büyümesinin son derece memnuniyet verici olduğunu belirten ASKON Başkanı Koca; Hükümetimizin teşvik politikaları, borçları yapılandırması ve Rusya ile normalleşme süreci ekonomimize tekrar güveni sağlamış, bu güven ortamı da beraberinde büyüme rakamlarını pozitif anlamda tetiklemiştir dedi.

ASKON Başkanı Mustafa Koca büyüme rakamlarına ilişkin şu ifadelerde bulundu;

TÜİK verilerinin ilk çeyreğe ilişkin yüzde 5 büyüme çıkması iş dünyası olarak bizleri son derece memnun etmiştir. Gıdadan, Sanayiye, Hizmet Sektöründen İnşaat Sektörüne kadar bir canlanma görüyoruz. Bu canlanmada hükümetimizin ekonomiyi canlandırma adına, teşviklerde bulunması, borçları yapılandırması, Rusya ile normalleşme sürecine girerek ticari ilişkileri düzeltmesi etkili olmuştur. Bu adımlar ekonomimize güveni sağlamış, bu güven ortamı da beraberinde büyüme rakamlarını pozitif anlamda tetiklemiştir.

ASKON olarak ilk çeyrekte bu oranın yılsonu itibarı ile de korunması hatta yukarılara çıkartılması en büyük beklentimizdir. Hükümetimizin bu konuda atacağı adımlara güvenimiz tamdır.

“Merkez Bankası’nın Atacağı Adımlar Çok Önemli”

Yüzde 5’lik oranın korunması adına parasal sıkılaştırma üzerine Merkez Bankası’nın atacağı adımlar çok önemli. Bunun yanısıra Küresel Para Politikalarına ve Bütçe Açığı gibi konuların da iyi irdelenerek gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

İş Dünyası olarak ekonomimizi canlandıracak her türlü tedbirin ve teşvik kararının yanındayız. Biz inanıyoruz ki, ekonomiye güven ortamı sürdükçe Türkiye’nin büyümesi de her daim sürecektir. 

EKONOMİDE İSTİKRAR SÜRÜYOR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) bugün açıklanan 1. çeyrek büyüme rakamları ile ilgili bir değerlendirme yaptı.

“Türkiye ekonomisinin 2017 yılının ilk çeyreğinde göstermiş olduğu 5 puanlık bu gelişim, ekonomideki istikrar ortamının sürdüğünü açıkça göstermektedir. Ayrıca bu gelişmeyi hükümetin yılsonu büyüme hedefi olan %4,4’e ulaşabilmek ve hatta bu hedefi aşabilmek için önemli bir motivasyon olarak yorumluyor ve Türkiye’nin 2017 yılında göstereceği performansla gelişmekte olan ülkelerden pozitif olarak ayrışacağını tahmin ediyoruz.

%5’lik büyüme oranı elbette piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde. Fakat biz inanıyoruz ki, bu oran bile Türkiye ekonomisinin potansiyelini yansıtabilmekte yeterli değil. Nitekim büyümenin kompozisyonuna baktığımızda bunu daha iyi görebiliyoruz.

İhracat seferberliği başlatmalıyız

Son birkaç dönemdir iç talep merkezli büyüyen ekonomimiz, 2017 yılının ilk çeyreği itibariyle dış talepten de beklediği desteği nihayet almaya başladı ve %10,6 oranında artış kaydeden mal ve hizmet ihracatı, iş dünyası temsilcileri olarak bizleri memnun etti. %5 oranındaki ekonomik büyümeye ihracatın katkısı yaklaşık 2,5 puan, yani bu dönemde gerçekleşen büyümenin yarısı ihracattan gelmiş. Biz MÜSİAD olarak, mal ve hizmet ihracatında üretim modeline geçilmesi ve bir ihracat seferberliği başlatılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. İhracata yönelik sektörel bazlı teşvik ve desteklerinin artırılmasıyla ihracattaki artışın süreceğini ve net dış talebin önümüzdeki dönemde de büyümeye katkısının pozitif olacağını düşünüyoruz.

Ancak bu dönemde yıllık bazda %2,2 ile ılımlı bir artış arz eden toplam yatırımların büyümeye katkısı maalesef sınırlı oldu. Burada bilhassa dikkat çekilmesi gereken nokta, inşaat yatırımlarının %10 oranında artış kaydetmesine karşın makine ve teçhizat yatırımlarında gözlenen %10,1’lik gerilemedir. Önümüzdeki çeyreklerde sanayi sektörüne yönelik yatırımların inşaat sektöründeki artışlara yetişebilmesi için, ulusal imkânlarımızla milli bir sanayileşme hareketi başlatmak ve yatırım endeksli büyümeyi hedeflemek zorundayız.

Kamu yararı için sanayi ve üretimin önünde engel olunmamalı

Bu noktada son günlerin önemli konusu haline gelen ve Üretim Reform Tasarısı kapsamında, sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla atılan adımlara yönelik abartılan zeytinlik tepkilerini de anlamsız buluyoruz. Fiilen zeytinlik vasfını kaybetmiş yerlerin yatırım ve üretime katkı sağlayacak şekilde kullanılmasında kamu yararı bulunmaktadır. Çevreyi korumak adına da bu alanlara karşılık yeni alanlar için zeytin dikimi düşünülebilir. Kişiye, zümreye, şirkete değil kamu yararını içeren bir durum söz konusu iken; ülkemizin kalkınması ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine ulaşması için sanayi ve üretim birinci önceliğimiz olmalı.

Ekonomideki yatırım potansiyelinin artırılmasının yolu, başta KOBİ’ler olmak üzere özel sektörün yatırımlarını kolaylaştıracak ve önünü açacak projelerin desteklenmesinden geçiyor. Bu bağlamda çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz 81 İlimizde Orta Ölçekli Organize Sanayi Bölgeleri kurulmasına yönelik önerimizi yineliyoruz.

2017 yılının ilk üç ayında, katma değeri %3,2 oranında artış kaydeden tarım sektörü ve %5,3 oranında büyüyen sanayi sektöründe yaşanan gelişmeler, Türkiye ekonomisi açısından diğer sevindirici gelişmelerdir. Tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler sektöründe görülen artışların önümüzdeki çeyreklerde ivme kazanacağına ve pozitif büyüme serüvenimizin hızlanarak süreceğine inanıyoruz.” 

TÜSİAD: MEMNUNİYET VERİCİ

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ülke ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdüğünü ifade eden Bilecik, bunun memnuniyet verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Beklentilerin üzerinde gelen büyüme rakamlarının tüm iş dünyasını sevindirdiğini belirten Bilecik, "İlk çeyrekte yüzde 5 büyüme haberini aldığımız zaman biz de iş dünyası olarak memnuniyet duyduk. Yalnız burada bizim için son derece güzel sürprizlerin de olduğu bazı alt kırılımlar var. Dört tane alt kırılım önemli. İhracatta yüzde 10,6 büyümenin gelmesi, hükümet harcamalarında büyümenin yüzde 9,4 olması, tüketimin yüzde 5,1 olması, yatırımların ise yüzde 2,2'de kalması…" değerlendirmesini yaptı.

"REFORM PAKETLERİNİN BİR AN ÖNCE ANONS EDİLMESİ GEREKLİ"

İhracattaki yüzde 10,6'lık artışın müthiş bir gelişme olduğunu ifade eden Bilecik, bu büyümenin büyük kısmının Avrupa Birliği'nden (AB) geldiğini söyledi.

Gerek hükümet harcamaları gerekse tüketim oranlarına bakıldığında hükümet harcamalarının büyümenin lokomotifi olduğunu anlatan Bilecik, şöyle konuştu:

"Büyümenin ağırlıkta lokomotif olduğu nokta hükümet harcamaları ve tüketim... Bunlara da tabii negatif değil pozitif bakmak gerekir ama bunların gerçekten sürdürülebilir olması için yatırım büyümesinin en azından çift haneye çıkması gerekli.

Hiç vakit kaybetmeden bu güzel ve güçlü büyüme göstergesinin yanına artık yapısal reformların da bu anlamda güçlü olduğu orta ve uzun vadeli politika ve reform paketlerinin bir an önce anons edilmesi gerekli. Bu konuda da gerçekten sayın Cumhurbaşkanı'nın 180 günlük acil eylem planı altında yer alacağını umduğumuz noktaların tamamen kamuoyuyla paylaşılması, bunların hepsi yılın toplamında yüzde 5'i görebilecek bir noktaya getirebilir.

Bunlar olmadığı takdirde yine kısa vadeli adımlarla böyle bir parametreye ulaşamayız endişesi taşıyorum. Yine de bugün artık iyileşmeye pozitif bakma günü. Yüzde 5 önemli bir büyüme çizgisinin başlangıcı, diliyorum bunu yıl sonuna kadar uzun vadeli politikalarla çok sağlıklı bir şekilde destekleyebiliriz."

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Sonraki Haber