Bakan Çelik, taşeron işçilik için ısrarlı

Bakan Çelik, taşeron işçilik için ısrarlı

Giriş: 07 Mart 2012 18:30 13,778 Okunma Güncelleme: 07 Mart 2012 18:30 2 Yorum

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik 'Kıdem tazminatı ve taşeron işçilikle ilgili düzenlemeyi buraya getireceğiz. Birileri çok üzülse, birileri çok sevinse de çözümünü bulmak durumundayız'' dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatı ve taşeron işçilikle ilgili düzenlemeyi Meclise getireceklerini belirterek, ''Birileri çok üzülse, birileri çok sevinse de çözümünü bulmak durumundayız'' dedi.

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, ''Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı'' üzerinde konuşan Çelik, farklı tarafları ilgilendiren düzenlemede mutabakatı sağlamanın kolay olmadığını belirtti.

Tasarının Komisyona geleceğinin duyulmasının ardından ''yoğun görüşme trafiğinin'' başladığını anlatan Çelik, ''Bu yasa birilerinin çok çok işine gelir, birilerinin az işine gelir. Ama bir müddet sonra kıdem tazminatı fonu ile taşeron işçilikle ilgili düzenlemeyi buraya getireceğiz. Bu da birilerini çok hoşnut etmeyecek. Çalışma hayatının önündeki sorunları kararlılıkla konuşarak ve maksimum düzeyde uzlaşı sağlayarak bunları çözmemiz gerekiyor. Konuşan, sorun çözmeyen konumda bir bakan olmak istemiyorum. Koltuğunda oturan, maaşını alan ama çalışma hayatının sorunlarını biriktiren konumda olmak istemiyorum. Bu sorunlar varsa ki var. Yıllardır kıdem tazminatı konuşuluyor, birileri çok üzülse de birileri çok sevinse de bunun çözümünü bulmak durumundayız'' diye konuştu.

12 Eylül ürünü olan yasaların 30 yıldır önlerinde durduğunu, herkesin bunların değiştirilmesini istediğini anlatan Çelik, ancak yasanın çıkmaması için çaba gösterilmesini anlamadığını söyledi. ''Ben dertliyim'' diyen Çelik, 2008 yılında bu yasalarla ilgili ciddi çalışma yapıldığını, mutabakat sağlandığını, Genel Kurul aşamasına geldiğini ama yasalaşamadığını hatırlattı.

Çelik, ''Anayasa değişecek inşallah. Ama bu yasayla ilgili sanki Anayasa'dan daha zormuş gibi bir durum ortaya çıkıyor. Kimin ne söyleyeceği varsa burada konuşmakta yarar var. Maddelerde ara verip taraflarla bir araya gelebiliriz. Ben zamanımı ayırmaya hazırım, yeter ki endüstriyel ilişkilerimizde artık mevcuduyla sürdürme imkanı olmayan bu işi bitirelim. Fikir birliği varsa çözüme ulaşmak kolay olacak'' dedi.

-eleştirilere yanıt-

 Sosyal tarafların tasarıdaki eleştirilerine de yanıt veren Çelik, kuruculuk şartı konusunda, ''Daha vizyonel bir sendikacılık için bunu getiriyoruz. Burada yasakçılık olmasın bakışı var. İlla derseniz 'o işkolunda çalışanlar kurucu olsun', gider üye olur, 3 ay sonra çıkar. Bu konuda birikimi olanların kurucu olmasına engel olmasın anlayışıyla bakıyoruz. Yoksa farklı bir düşünce yok'' diye konuştu.

Son yayınlanan istatistiklere göre yetki alan sendikalarla ilgili geçici madde üzerinde farklı değerlendirmeler yapıldığına işaret eden Çelik, şöyle konuştu.

''Taraflarla bu maddeyi konuşmamızda fayda var. Aidatı tüzüğe bıraktık. Sendikalar kendileri belirlesin, yasayla ne kadar aidat alacağın beyan etmemiz doğru olmaz. Binde 5 barajı... Bütün taraflar burada. Sendikaların farklı görüşleri var; DİSK ve Hak-İş 'sıfır olsun', Türk-İş 'baraj olsun' dedi. Bunu Bakanlar Kuruluna taşıyacağımızı kendilerine ifade ettim. Bir çok bakanlığı, Hükümetimizi ilgilendirdiği için Bakanlar Kurulu'ndan Meclise yüzde 3 olarak geldi. Biz taraf değiliz, sorunu çözmeden yanayız. Yüzde 3 eşittir bugünkü yüzde 10 barajına. 880 bin sendikalı işçi var. Şu anda toplu sözleşme kapsamındaki işçi sayısı ise 567 bin. Kamu ve belediyeleri çıkarırsanız, 200-250 bin toplu sözleşme işçisinden bahsediyoruz. 'Sistem alabora olacak' diye konuyu yansıtmak haksızlık olur.

İşkolu barajı yüzde 5 olsun diyorsanız. 52 sendikanın 35'inin yetkisi düşüyor, 15 sendika kalmış oluyor. Sendikal hayatın bizim için ne ifade ettiğini değerlendirmemiz gerekiyor. 50 artı 1 işyeri barajıyla oynamadan yana olmadığımızı söyledim. TİM, TOBB ve TİSK'e söylüyorum, tekli baraj varmış gibi takdim etmek haksızlıktır. Türkiye şartlarında bununla oynanmasından yana değilim.''

Milli Savunma Bakanlığı ve petrokimyanın grev yasağına girmesinden yana olduğunu bildiren Çelik, ''Demokrasi bir süreç, ' hepsinde kalsın' saygıdeğer bir görüş. Türkiye tablosunu, hassasiyetleri de dikkate almak durumundayız'' dedi.

Çelik, sendika temsilcisi olduğu için bir kişinin, işinden olmasını doğru bulmadıklarını, TCK'ya göre suç eylemlerinin bu kapsamda olmayacağını söyledi.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından sonra yapılan oylamada maddelerine geçilmesi kabul edildi.

Kaynak: AA

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Gökhan GÖKTÜRK

    Biri Yer Biri Bakar Kıyamet Ondan Kopar 08 Mart 2012 14:36 - Toplam 35 kişi beğendi.

    İkisi de devlet işi yapıyor. Biri ihaleli olarak asgari ücretle çalışıyor. Diğerinin iş güvencesi, diğerine göre daha yüksek maaş, yemek ve her türlü sosyal hakkı var.Bu haksızlığın en büyüdür.

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • daussıla

    UTANÇ VERİCİ BİR DURUM 07 Mart 2012 22:53 - Toplam 41 kişi beğendi.

    Türkiyede taşeron sistemi utanç verici bir durum ve kölelikten başka birşey değildir.Adaletsizlik hat safhadadır bu sistemde ve durdurulması gerekir.

    + Bu Yorumu Beğen

EN ÇOK GÖRÜNTÜLENEN FOTO GALERİLER

EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR

EN ÇOK YORUMLANAN

  • Yazılım: TE Bilişim
  • Tasarım: Sanatkar Creative
  • Sistem: NETCEN Teknoloji
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2014 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim