Türkiye, kapatılan petrol kuyularını açıyor

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, İskenderun açıklarında kapatılan Gülcihan-1 petrol kuyusunu yeniden açıyor. Kuyudan 25 milyon varil petrol çıkarılacak.

Türkiye, kapatılan petrol kuyularını açıyor
Eklenme: 28 Ekim 2011, 11:57 / Güncelleme: 28 Ekim 2011, 11:57 / 17,438 Okunma / 14 Yorum
BÜYÜKLÜK
- A A +

Kuyudan toplam 25 milyon varil petrol çıkarılması planlanırken, rezervin değeri 2,5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Gelecek yıl sondaj yapılarak petrol üretimine başlanacağını vurgulayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, gelinen aşamayı şöyle özetliyor: "1985 yılında açılan kuyu ekonomik olmadığı için kapatıldı. Bugün petrol 100 dolar ve kuyu ekonomik hale geldi."

Petrol arama çalışmalarına çok uzun yıllardır devam edilen Akdeniz'de, 1985'te şimdiki adı Exxon olan ABD'li Esso firması İskenderun açıklarında 100 metre deniz derinliğinde Gülcihan-1 kuyusu açtı. Yapılan çalışmada 10 milyon varil rezerv tespit edildi.

Petrolün varil fiyatı o tarihlerde 10 dolar olduğu için kuyu ekonomik bulunmadı ve çimento ile kapatıldı. Milli petrol şirketi TPAO'nun genel müdürü Uysal, ham petrolün 100 dolara çıkması üzerine kuyunun ekonomik hale geldiğini söyledi. Uysal, "Bizim şimdi yaptığımız hesaplamalara göre sadece o alanda 25 milyon varil petrol rezervi var. Değeri neredeyse 2,5 milyar dolar. Önümüzdeki yıl bu kuyuyu kazıp Akdeniz'in ilk sondajını yapacağız. İlk petrolü buradan üretmeyi hedefliyoruz." dedi.

TPAO, Akdeniz'de Antalya, Mersin ve İskenderun körfezlerinde yaptığı ilk sismik çalışmaları tamamladı. Uysal, Antalya'dan çok umutlu: "Burada büyük ve uluslararası bir şirketle ortaklık için el sıkışmak üzereyiz. Anlaşma kapsamında sismik çalışmalar dahil tüm masrafları ortak olan şirket ödeyecek."

Mehmet Uysal, Akdeniz'de bir kuyu kazmanın maliyetinin 300 milyon doları aşacağını ifade etti.

Akdeniz'de aramalara neden geç başlandığı eleştirilerine ise Uysal şu cevabı verdi: "Dünyada bu derinlikte kuyular 2000'li yıllardan sonra kazılabilmeye başlandı. Deniz derinliği 2 bin metre ve bir kuyu sondajı 300 milyon dolar. Tüm bunların sonunda bulunacak petrol 1 milyar varilin altında olursa, ekonomik olmaz. Yerin altındaki zararlı maddelerin veya kimyasalların yeryüzüne çıkmasını engellemek için kuyu çimento ile kapatılır." Akdeniz'de yapılan arama çalışmalarında siyasi baskılarla da karşı karşıya kalınıyor. Genel Müdür Uysal, Akdeniz'de sondaj çalışmaları için CCG Veritas şirketi ile anlaştıklarını belirterek, "Bu şirketle uzun zamandır çalışıyoruz. Geçen yıldan itibaren Norveç bandıralı şirketin gemisinin bizimle çalışmaması için çok baskı yapıldı. Şu anda CCG programımızı gerçekleştiriyor. Alanya açıklarında 3 boyutlu sismik bitince işimizin durumuna bakacağız." şeklinde konuştu.

TPAO'nun Karadeniz'de yürüttüğü çalışmalar sayesinde derin denizde nasıl çalışmalar yapılacağını öğrendiğini anlatan Uysal, dünyada 2 bin metre su derinliğinde sondaj yapma kabiliyetine sahip 11. şirket olduklarını ifade etti.

Piri Reis'in amacı Akdeniz'in tartışmalı olduğunu göstermek

TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Rumların Akdeniz'de doğalgaz aramasının ardından Piri Reis'in sismik araştırma için Akdeniz'e inmesi konusunda ilginç bir değerlendirme yaptı. Uluslararası büyük petrol şirketlerinin tartışmalı alanlarda çalışma yapmak istemediklerini anlatan Uysal, Piri Reis ile amaçlarının bu alanların tartışmalı olduğunu dünyaya duyurabilmek olduğunu söyledi. Rumların bu sebeple Piri Reis çalışmalarına engel olmadığını vurgulayan Uysal, "Bu problemli konu haline gelirse diğer şirketlerin gelmemesini sağlarlar. Biz de burada bizim ruhsatımız olduğunu ve buranın tartışmalı alan olduğunu söylüyoruz." dedi. Piri Reis sismik gemisinin ardından milli petrol şirketine yakışan yeni bir sismik alacaklarını vurgulayan Uysal, "Geminin ismi Barbaros Hayrettin Paşa olacak. Bu gemiyle Kıbrıs'ın güneyindeki ruhsatlar dahil olmak üzere tüm alanlarımızı tarayacağız." dedi.

 

SOSYAL AĞLAR

BU HABERE 14 YORUM YAPILDI

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.
0 / 1000

keremcan karaca

28.10.2011 17:33

EXXON-MOBİL KİMİN ROTHSHİLD AİLESİNİN FİNANSE ETTİĞİ Rockefeller Ailesinin. Yani yahudi.Adamlar büyük oyun oynuyorlar.Hiç türkiyenin petrole kavuşmasını isterler mi?

dark_

28.10.2011 16:08

Hikaye....Masal. Bu haberler doğru olsaydı,çıkan petrol , dünyaya 1000 yıl yeterdi. Düzenli olarak medyada çıkan sallamasyon petrol haberlerinden biri.

CENGAVER

28.10.2011 12:09

HAZİNELERİN BAŞINDA AÇ ÖLENLER... Hz Mevlana. Varlık içinde yokluk çekmek ! bırakın petrolü metrolü, Elimizde dünyadaki tüm sistemi değiştirecek elementler var biz bunu kullanamıyoruz, Borla çalışan yerli arabayı yap bakalım dünyada neler oluyor, seni kim tutabiliyor, ABD biliyor, petrol işi bitti osminyum, taradyum hep bizde

Metin Yazar

28.10.2011 11:41

Ben vatandaşlık görevimi yapayım.. Ey vatandaşlar, medyada PETROL BULUNDU şeklinde haber gördüğünüzde, okuduğunuzda sakin olun. Âlâyı vâlâ ile verilen o haberlerdeki kuyuların her birinden çıkacak olan petrol Türkiye'nin en fazla bir günlük ihtiyacıdır.Türkiye'nin makus talihini değiştirecek boyutta bir petrolün çıkması belki imkansız değildir ama bana şimdilik imkansız gibi geliyor.Ne çıkarsak kârdır diye düşünmeli ve aramalıyız.Bulduğumuz petrol yetersiz bile olsa bulunmuş bulunmuştur.En azından yeri bellidir. Bir savaş halinde kimseye muhtaç olmamak için oralardaki petrolü kullanabiliriz.Petrol zenginliği bakımından fakiriz,inşallah Gaz bakımından zenginizdir de ondan istifade ederiz.

Metin Yazar

28.10.2011 11:34

Vatandaşı bilinçlendirmek lazım.. Vatandaş çevrisindeki petrol içinde yüzen bazı ülkeleri gördüğü zaman Türkiye'nin de bir petrol denizinde yüzdüğünü zannediyor.Orada varsa burada da vardır ama devleti yönetenler hain olduğu için çıkarmak i stemiyorlar diye düşünüyor.Herşey her yerde olacak diye bir şey yok.Rize'de bol miktarda çay yetişirken,Trabzonun Rize'ye yakın küçük bir kısmında çay yetişiyor,daha sonra yetişmiyor.Giresun'a geçince bazı yerlerde yine başlıyor. Bir çok şey böyle.Antep fıstığı,Karpuz,Kayısı,Muz,Pamuk,Şeftali... bunlar belli illerin ve bölgelerin mahsulleri.Diğer bölgelerde niye yetişmiyor veya yetişenler niye o kadar kaliteli,bol ve lezzetli değil diyebiliyor muyuz? Allah vereceğini verdiği yere veriyor,vermediği yere de başka şeyler veriyor.Medya da suçlu bu konuda.Hem halkı doğru bilgilendirmiyor hem de bir kuyuda petrol bulununca, Türkiye petrole boğuldu,köşeyi döndü şeklinde sansasyonel haberler yapıyor.Sonra da vatandaş soruyor:Hani bulunmuştu?