Gündemin nabzını tutan ekonomi haberleri, serbest piyasalardaki ekonomik gelişmeler; canlı borsa, döviz kurları ve altın fiyatları Ekotrent'te!

Diyanet İşleri Başkanı'ndan faizsiz bankacılara uyarı

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, ''Faizsiz bankacılık'' denildiğinde konunun fetva ile ilgili iki yönü bulunduğuna işaret etti ve katılım bankalarını, faziden kaçan müşterilerini mağdur etmeme noktasında uyardı.

Diyanet İşleri Başkanı'ndan faizsiz bankacılara uyarı
Eklenme: 10 Aralık 2010, 14:51 / Güncelleme: 10 Aralık 2010, 14:51 / 40,426 Okunma
BÜYÜKLÜK
- A A +

Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği ve iki gün sürecek ''Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı-3'', Afyonkarahisar Oruçoğlu Termal Otel'de başladı.

Toplantının açılışında konuşan Görmez, İslam zaviyesinden bakıldığında, ''iktisat'' kavramının sadece ticari hayatla sınırlı kalmadığını, çok kapsamlı olduğunu söyledi.

''İtikatta iktisat, ibadette iktisat, hayatın her alanında iktisat... Söz ticari muamelelere geldiğinde ise İslam'ın iktisat namına ortaya koyduğu şeyler, bir bütün olarak, nasıl kazanmalı ve nasıl harcamalı sorularının cevabıdır'' görüşünü bildiren Görmez, yaşanılan bütün iktisadi tecavüzlerin kökeninde ''sen çalış ben yiyeyim'' bencilliğinin yattığını, bencilliğin mağlubu olan insanın, aldatmaktan, sömürmekten, zulmetmekten çekinmeyeceğini belirtti.

İslam'ın, sömürü düzenine karşı son derece sade ve külli hükümler getirdiğini vurgulayan Görmez, bu hükümlerin ilk günkü tazeliğini ve canlılığını sürdürdüğünü söyledi.

''Asr-ı saadetten günümüze kadar, iktisadi yapıda çok önemli değişiklikler olduğunu'', özellikle son birkaç asırda daha yeni ve daha karmaşık ticari muamelelerin ortaya çıktığını ifade eden Görmez, ''Fakat bu çeşitlilik ve karmaşıklık karşısında İslam Peygamberi'nin bugünün ölçüleriyle, ancak bir kasaba sayılabilecek bir şehrin küçük bir pazarında, bir hurma teknesinin başında söylediği 'bizi aldatan bizden değildir' sözü, bugün dahi bütün sadeliğiyle hüküm fermanıdır'' şeklinde konuştu.

FAİZSİZ BANKACILIK

''Faizsiz bankacılık'' denildiğinde konunun fetva ile ilgili iki yönü bulunduğuna işaret eden  Görmez, bu konuyla ilgili iki müstefti bulunduğunu, bunlardan ilkinin bu müesseselerle çalışan, bu müesseseler vasıtasıyla yatırımda bulunan fertler olduğunu hatırlattı. İkinci müsteftinin ise bizzat bu kurumların kendileri olduğunu ifade eden Görmez, şöyle konuştu:

''Bu kurumlar da yaptıkları iş ve işlemlerin İslam'a uygunluğu noktasında ilim adamlarının bilgisine başvurmak durumundadır. Kuşkusuz, soruların iki taraflı olması, bu kurumların kendilerini yenilemeye ve daha güçlü bir yapıya kavuşmalarına vesile olacaktır. Dolayısıyla bu konudaki istifta-ifta ilişkisi, faizsiz bankacılığın daha da gelişebilmesi açısından son derece önemlidir. Zira bu müesseselerin ülkemizdeki geçmişi yaklaşık 25 yıldan ibarettir. Takdir edersiniz ki bu süre, bu konuda gerekli tecrübeyi kazanabilmek için yeterli bir süre değildir.''

Gün geçtikçe, yatırım, teşebbüs, harcama gibi kavramların daha çok gündeme girdiği bir çağda faize bulaşmadan, helalinden iktisadi hayata katılma ihtiyacı ve talebinin günden güne arttığını belirten Görmez, bu müesseselerin faaliyet hacminin giderek genişlemesinin de bu konudaki ihtiyacın ve talebin fazlalığını gösterdiğini söyledi.

Bankaların toplumsal karşılığının bulunması, bu konuda ciddi bir talebin olması, bu müesseselerin kendilerini alternatifsiz görmeleri sonucunu doğurmaması gerektiğini dile getiren  Görmez, şunları kaydetti:

''Bu alternatifsizlik, söz konusu müesseselerin kendilerini merkez alarak, kar-zarar bölüşümünü tek taraflı olarak belirledikleri bir sisteme de dönüşmemelidir. Aynı şekilde faizsiz yoldan yatırımda bulunmak isteyen kimse de faizden kaçmak isterken daha ağır bir mali yükle karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bu müesseselere ihtiyaç duyulması, adaletsiz uygulamalar için bir fırsata dönüştürülmemelidir. Bankacılık, kalkınmayı sağlayan adaletli bir araç olarak değerlendirilmelidir. Varlığını, toplumdaki dini hassasiyete borçlu olan kurumlar, ticarî faaliyette bulunmanın ötesinde bir misyon taşıdıklarının farkında olmalıdır.''

Kaynak : AA

SOSYAL AĞLAR

BU HABERE 89 YORUM YAPILDI

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.
0 / 1000

furkan02

10.12.2010 15:25

Günaydın. Böyle bir krumun bu kadar pasif olmasından utanıyorum. Kendi ağzıyla söylüyor,25 yıl oldu diye, henüz kıyıdan köşeden ilk defa tutuyor bu bankacılık işlerinin. Veda hutbesinde temel olarak ele alınan faiz konusu demek ki , d(h)iyanetin o kadar da ilgisi alanına girmiyor.

mahcane mahcane

10.12.2010 15:28

şıracının bozacısı. şüpheli şaibeli işlerin hepsinden uzak durmak gerekiyor bunların hepsi aynı yok kar payı yok faizsiz bankacılık alakası yok al gülüm ver gülüm milletçe buna özenmeliyiz gayret etmeliyiz öyle duruma getirmişlerki bu aziz milleti evin su parasını geç yatırıyorsun bunada faiz koyuyor almakta vermekte haram değilmi müslümanlık takva yaşamak zor iş ince eleyip sık dokumak lazım zaten içinde haram yemeği isteği olmayana allah nasip etmiyor haramı allah sahibimiz olsun er kişinin işi bu işler bankaya bulaşmamak

cengiz

10.12.2010 15:29

istisnasız bütün bankalar faiz işi yapar. islamiyeti alet eden münafıktır. Bazı bankalar yok bizim ki finanstır,kar işidir. İslamiyete uygun yapıyoruz deyip islamiyeti kötü emellerine alet edip kendileri gibi münafık bir kaç sözde din adamını bulup cebine üç beş kuruş koyup kendilerine fetva çıkarırlar. Bir kısım sözde müslümanın da işine geldiği için hiç çekinmeden bankalar ile faiz işine girerler.Arkadaşlar dinimiz faizden kesinlikle kaçınmamızı emrrediyor. Peygamber efendimiz faizin her türlüsü yaklarımın altındadır, faiz alana,verene,yazana,şahit olana lanet etmiştir.daha ne

mustafa çavdar

10.12.2010 15:30

doğruları söylemek çok zor. yeni diyanet başkanımıza hayırlı olsun dedikten sonra böyle bir ciddi konuda müslümanım diyen kimseleri açık bir dil ile uyarırsa çok güzel bir işe el atmış olur RABBİMİZİN allaha ve peygambere açılmış savaş olarak tarif ettiği FAİZ belasından kurtarmış olur tabi finans kurumları rahat bırakırlarsa ALLAHA emanet olalım

Osman Gazibey

10.12.2010 15:44

DİN KIL KADAR İNCE KILIÇ KADAR KESKİNDİR!!!FAİZ AYRI KÂR ORT. AYRIDIR!. Bu konuyu iyi irdelemeyen bunları bilemez!Bunu anlatmak için şöyle örnekler vereyim!Cinsel münasebet Nikâhlıda, Nikâhsızda yapılıyor!İkiside şeklen aynı!Ancak özünde biri Nikâhlı Helâl oluyor, Sevap oluyor, diğeri Nikâhsız (velev ki birlikte yaşıyor olsunlar) Haram oluyor, Günah-ı Kebâir oluyor!Nikâhta söylenen 2 söz, Mehir ve 2 Şahit olayı helâl kılıyor!Nikâhsız beraberlik velev Şahit huzurunda bile olsa, velev biz Tanrı Huzurunda Nikâhlandık gibi eski Türk filmlerinin teraneleride söylense HARAMDIR!!!