Gündemin nabzını tutan ekonomi haberleri, serbest piyasalardaki ekonomik gelişmeler; canlı borsa, döviz kurları ve altın fiyatları Ekotrent'te!

3. Köprü'nün 'kesin' güzergahını açıkladı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 3. Boğaz Köprüsü geçişinin de dahil olduğu Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nin mevkisini açıkladı. Üçüncü Boğaz Köprüsü'nün boğazdan geçiş noktası ve çevre yolu bağlantıları şöyle...

3. Köprü'nün 'kesin' güzergahını açıkladı
Eklenme: 29 Nisan 2010, 16:17 / Güncelleme: 29 Nisan 2010, 16:17 / 41,188 Okunma
BÜYÜKLÜK
- A A +

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 3. Boğaz Köprüsü geçişinin de dahil olduğu Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nin Garipçe ve Poyraz mevkisi arasında olduğunu bildirdi.

Yıldırım, üçüncü köprünün güzergahıyla ilgili yaptığı açıklamada, 3. Boğaz Köprüsü de dahil Kuzey Marmara Otoyolu'nun maliyetinin kamulaştırma bedelleri de dahil olmak üzere 6 milyar dolar civarında olacağını söyledi.

Bakan Yıldırım, 3. Boğaz Köprüsü'nün Garipçe ve Poyrazköy mevkisi arasında olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul'un batı sınırından 41 derece enlem, 28 derece boylamındaki Kınalı mevkisinde TEM otoyolu kavşağında başlamakta. 41 derece enlem 28 derece boylamdan başlayan Kömür ocakları mevkisini katetmekte, İstanbul Boğazı'nı ise 41 derece enlem 29 derece boylamda 1275 ana açıklığı olan bir asma köprüyle geçmekte.

Daha sonra 41 derece enlem 29 derece boylamdaki Paşaköy mevkisine ulaşarak, 40.8 derece enlem 29.4 derece boylamda Gebze civarında İzmir otoyolu ayrımına ulaşmaktadır.

Kuzey Marmara Otoyolu, 40.7 derece enlem, 30 derece boylamla İzmit'in kuzeyini katederek Adapazarı'na yönelmektedir. 40.8 derece enlem, 30.3 derece boylamında Adapazarı'ndan Eski Adapazarı ile Yeni Adapazarı-Yeni Kent arasında geçen güzergah, 40.7 derece enlem, 30.6 derece boylamda Ak Yazı ile Hendek ilçe sınırları içerisinde TEM otoyolu ile buluşmaktadır.''

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kuzey Marmara Otoyolu projesinin kamu-özel sektör ortaklığıyla gerçekleştirileceğini belirterek, ''Diğer iki köprünün aksine doğrudan kamu kaynağı kullanmadan gerçekleştirilecek bir projedir. Bu yönüyle de bir ilktir'' dedi.

3. Boğaz Köprüsü'nü de içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile ilgili düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yapıtlayan Yıldırım, köprü ile birlikte yapılacak çevre yolu bölümünün, Odayeri-Paşaköy-Poyrazköy-Garipçe kesimi olduğunu belirterek, toplam uzunluğun, anayol ve buna bağlı bağlantı yolları olmak üzere 260 kilometre olduğunu söyledi.

Bakan Yıldırım, projenin yaklaşık maliyetinin kamulaştırma bedeli ile birlikte 6 milyar dolar civarında olduğunu ifade ederek, ''Hesap edilen kamulaştırma bedeli 1 ile 1.5 milyar dolar arasında konulmakta. Gerçek kamulaştırma bedeli, kamulaştırma işleminden sonra ortaya çıkacaktır.

Diğer alternatiflere göre kamulaştırma bedelinde bu alternatifte kamu arazilerinin toplam koridorun yüzde 75'ini oluşturması nedeniyle önemli ölçüde tasarruf sağlanmıştır.

 Toplam güzergahın yüzde 75'i kamu arazilerinden geçmektedir. O bakımdan kamulaştırma bedeli de önemli ölçüde düşük gerçekleşecektir'' diye konuştu.

Bir basın mensubunun bundan sonra sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin sorusu üzerine Yıldırım, şunları söyledi:

''Bugün itibarıyla süreci resmen başlatmış oluyoruz. Bundan sonra ne olacak? Bundan sonra bu güzergah üzerinde yer alan belediyeler, Kocaeli, Sakarya ve İstanbul Büyükşehir belediyeleri meclislerinde bu güzergahı görüşecekler ve meclis onayını alacaklar.

Aynı zamanda da bunlar 1/25'lik, 1/5000'lik 1/1000'lik planlara işlenecek. Buna paralel olarak Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü ihale ile ilgili çalışmaları yürütecek. Proje kamu-özel sektör ortaklığıyla gerçekleştirilecek.

Diğer iki köprünün aksine doğrudan kamu kaynağı kullanmadan gerçekleştirilecek bir projedir. Bu yönüyle de bir ilktir. Projeyle ilgilenen dünyanın her tarafından büyük taahhüt firmaları olduğu gibi, yurt içinden de ilgilenen şirketler mevcuttur.

Teklif konusunda bir sıkıntı yaşanacağını zannetmiyorum. Bu sene içerisinde tüm bunları tamamlamayı hedefliyoruz. Tabii belediyelerle birlikte çalışmamız gerekiyor.

Belediye meclislerinde bir yandan planlara işlenen güzergahların onaylanması diğer yandan da bizim bakanlık olarak gerekli ihale dokümanlarını buna paralel olarak hazırlamamız gerekiyor.''

''İHALEYİ BU SENE İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ''

Bakan Yıldırım, projenin yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirileceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

''Bu sene içerisinde ihale etmeyi hedefliyoruz. Planımız budur, gecikme, aksaklık olmazsa bu sene içerisinde ihaleyi gerçekleştireceğiz.

 Projenin tamamı ihaleyle gerçekleşip, yüklenici firma bulunduktan sonra etap etap gerçekleşecek ve ilk etapta 3 yıl içerisinde en geç birinci bölümünü tamamlamış olacağız.

Tamamını da 4-5 yıl içerisinde bitirmiş olacağız. Projede raylı sistem öngörmüyoruz. Sadece araç geçişi öngörülüyor. Köprü ve ona bağlı çevre yolunda yaklaşık 90 kilometrelik kesimde 2x4 olacak. Ondan sonraki kesimlerde 2x3 olacak.''

Köprünün yatık kablolu değil, asma köprü olacağını ifade eden Yıldırım, ''Aynı tarzda yapılacak, 1275 metre açıklığı bulunacak. Bugüne kadar herhalde açıklığı en fazla olan boğaz içerisindeki köprü olacak. Trafik garantisi vereceğiz.

Yap-işlet-devret modellerinde gerek hava alanı projelerinde, gerek demir yolu, gerekse yol projelerinde trafik garantisi esastır. Ancak trafik garantisi ile ilgili mevcut durumu dikkate aldığımızda herhangi bir sorun gözükmüyor.

İlk yıldan, bilemediniz ikinci yıldan itibaren garantiyi karşılayacak, gerçek trafiğe ulaşacağımızı öngörüyoruz'' şeklinde konuştu.

Koridor üzerinde kamulaştırılacak alanın yüzde 75'inin kamuya ait olduğunu aktaran Yıldırım:

''Dolayısıyla bir rant söz konusu değil, bu bir. İkincisi bildiğiniz gibi ağaçtır. Kilyos'u çevreleyen bölgedeki o kömür ocaklarının işletmesi sonucu terk edilen bozulmuş doğa yapısı, koridorun bu güzergaha oturtulması suretiyle tekrar rehabilite edilecek ve İstanbul'a kazandırılacaktır.

Otoyoldan çıkışlar ise mümkün olduğunca şehrin dış noktalarında gerçekleşecektir. Avrupa yakasında hava alanından Odayeri dediğimiz noktaya güneyden kuzeye bir çıkış olacak, Avrupa yakasında. Anadolu yakasında da Paşaköy'den Ümraniye'ye bağlantı olacak.

Yani şehrin doğu ve batı aksının uç noktalarından şehirle bağlantı yapılacak ve böylece oldukça kuzeyi kuşatan bir çevre yolu özelliği arz edecektir'' şeklinde konuştu.

TOPLAM KAMULAŞTIRILACAK BİNA ADEDİ 222

Güzergahta yer alan orman alanlarıyla ilgili bir soruya da Bakan Yıldırım, şu cevabı verdi:

''Yolun tamamını düşünüyoruz 260 kilometrelik tüm güzergahı dikkate aldığımızda bunun İstanbul Çevreyolu kısmında Sarıyer-Garipçe-Poyrazköy hattında özel arazi yüzde 16, orman arazisi yüzde 48, 2b arazisi yüzde 11, hazine arazisi yüzde 16, askeri bölge yüzde 11.

Toplam kamulaştırılacak bina adedi 222. Bu orman arazisi orman anlamına gelmiyor. Ormana ait arazi ama bütün bu arazinin birçok kısmı artık orman vasfını yitirmiş arazilerdir. Belgrad, Fatih Polonezköy ve milli parklarının özellikle orman alanlarından mümkün mertebe uzak bir güzergah tercih edilmiştir.''

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul trafiğinde yaşanan ve gittikçe ağırlaşan trafik sorununa çözüm bulmak ve bunun yanı sıra, doğudan batıya, batıdan doğuya ticaretin yüzde 95'inin gerçekleştirildiği bu koridorda, yeni bir projeyi hayata geçirmenin zorunlu bir durum haline geldiğini bildirdi.

3 Boğaz Köprüsü'nü de içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile ilgili basın toplantısı yapan Bakan Yıldırım, projenin sadece İstanbul'un, Türkiye'nin değil aynı zamanda Asya ve Avrupa ülkeleri için de hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

''Başkentler başkenti'' diye nitelendirdiği İstanbul'un tarihte olduğu gibi bugün de sosyal, kültürel, ekonomik hareketliliği ile bu coğrafyanın çekim merkezi olmaya devam ettiğini anlatan Yıldırım, 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen kentin, sadece bu özelliği ile değil finanstan ulaşıma, küresel ticaretten sosyal hayata her alanda çevre şehirleri ve ülkeleri etkileyen doğal bir başkent konumunu sürdürdüğünü kaydetti.

Bakan Yıldırım, ''Başta şehir içi ulaşım olmak üzere transit trafikte yaşanan ve gittikçe ağırlaşan sorunlara çözüm bulmak ve İstanbul şehir içi trafiğini rahatlatmanın yanı sıra, doğudan batıya, batıdan doğuya ticaretin yüzde 95'inin gerçekleştirildiği bu koridorda yeni bir projeyi hayata geçirmek elzem bir durum haline gelmiştir'' dedi.

İstanbul'un ulaşım sorununun tüm Türkiye'nin sorunu olduğunu ve bu sorunun İpekyolu güzergahındaki tüm ülkeleri de çok yakından ilgilendirdiğini anlatan Binali Yıldırım, ''Türkiye doğası ve konumu gereği Asya-Avrupa arasındaki ulaşım ve ticaretin ana koridorunu oluşturmaktadır. Ülkemizin bu konumunu daha da güçlendirecek olan Kuzey Marmara Otoyolu ve İstanbul 3. Boğaz Geçişi projesinde güzergah seçimiyle ilgili süreç tamamlanmıştır'' diye konuştu.

Bakan Yıldırım, Hükümet olarak başlattıkları Baku-Tiflis-Kars, Doğu-Batı Yüksek Hızlı Tren projeleri, Marmaray, İstanbul-Kapıkule Demir Yolu projeleri ile İstanbul'un, modern İpek Demir Yolu koridorunun en önemli durağı olduğunu bildirdi.

Kent içi trafikte raylı sitemin payını yüzde 8'den yüzde 27'ye çıkaracak olan Marmaray projesinde iki kıtanın tüp tünellerle birbirine bağlandığını, projenin tamamlanmak üzere gün saydığını vurgulayan Yıldırım, ''29 Ekim 2013 tarihinde İstanbul'un yüzyıllık hayali gerçekleşmiş olacaktır'' dedi.

Bunun yanı sıra, Lastik Tekerlekli Araçlar için Tüp Geçit projesine ise önümüzdeki aylarda başlanacağını belirten Yıldırım, yine çok önemli olan, geçen yıl ihalesi yapılan İstanbul'u İzmir'e ve Ege ve Marmara Bölgesi'ndeki kentlere bağlayacak İstanbul-İzmit-Körfez Geçişi ve İzmir Projesi'nin çalışmalarına da bu yıl başlanacağına kaydetti.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ''Ulusal ve uluslararası transit trafiğin İstanbul dışına alınması bakımından çok önemsediğimiz Kuzey Marmara Otoyolu Projesi de bugün karar aşamasına gelmiştir. Bu projeyi, İstanbul bakımından bir anlamda, İstanbul Kuzey Çevre Yolu Projesi olarak adlandırabiliriz'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik kara yolu taşımacılığının neredeyse tamamının, İstanbul üzerinden yapıldığını, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 25'nin bu projenin konuşlandırılacağı bölgede yaşadığını, Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 35'inin bu bölgede üretildiğini dile getiren Yıldırım, Türkiye'deki motorlu taşıt sayısının yüzde 25'inin de bu bölgeye kayıtlı olduğunun anlattı.

Bakan Yıldırım, 2000 yılı sayımlarına göre, 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyol Projesi alanındaki 12,6 milyon olan nüfusun, 2009 yılında 16,1 milyona çıktığını, yani 9 yılda yüzde 28 arttığını, aynı dönemde yaklaşık 2 milyon civarında olan araç sayısının da 2010 yılında 3,3 milyona ulaştığını, bu artışın oranının da yüzde 65 olduğunu bildirdi.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, araç sahipliği oranındaki artış eğiliminin, gerekli tedbirler alınmazsa bir kabusa dönüşebileceğini ifade ederek, kent içi ulaşımın yüzde 5'inin deniz, yüzde 8'inin demiryolu, yüzde 87'sinin karayoluyla sağlandığını söyledi.

''Kent içine girmemesi gereken ağır taşıtlar İstanbul trafiğini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır'' diyen Yıldırım, yük taşıyan araçlara zorunlu olarak getirilen günlük 8 saatlik ulaşım kısıtlamasının, ithalat ve ihracattaki zaman maliyetini yükseltiğini kaydetti.

Yıldırım, nakliyecilerin 10 dakikada gidebilecekleri mesafe için, sabah akşam 4'er saat beklemek zorunda kaldıklarını, ikinci çevre yolunda günlük 250 bin olan trafiğin yüzde 20'sini ağır vasıtaların oluşturduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İstanbul'a giriş ve çıkış arterlerinde trafik artış eğilimi yıllık yüzde 15 civarındadır. Mevcut iki Boğaz Köprüsü kapasitesinin 2 kat üzerinde her gün trafik gerçekleşmektedir. Yani trafik kapasitesi, her iki köprünün günlük 250 bin iken, fiili durumda zaman zaman 500 bini aşmaktadır. Birinci köprü 1973 yılında, ikinci köprü 1988 yılında hizmete girmiştir.

Köprülerin zorunlu bakım ihtiyacının karşılanması için kapatılması gündeme geldiğinde İstanbul trafiğinde çok büyük bir kaos oluşmaktadır. Ancak kapasitenin yüzde 100 üzerinde çalışan köprülerin mutlaka planlanmış bakımlarından daha önce bakıma alınması ayrı bir fiili durumdur. Kapasite üzeri kullanım, köprülerin ekonomik ömrünü de önemli ölçüde kısalttığı ayrı bir vakadır.

Bu veriler, Adapazarı-İzmit-İstanbul-Tekirdağ aksında mevcut ulaşım koşullarının sürdürülemez hale geldiğini göstermektedir. İstanbul içinde trafik nedeniyle yıllık iş gücü kaybı ve fazladan akaryakıt maliyeti 3 milyar TL'yi aşmıştır.

Buna, emisyon salınımından doğan maliyetleri ve atmosfere bırakılan yanmış gazların miktarını ve bunların doğurduğu olumsuz sonuçları ilave etmiyoruz. Bütün bu veriler, 3. köprüyü de içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi olarak adlandırdığımız projenin bir an önce hayata geçirilmesini zorunlu hale getirmektedir.''

Bugün açıklanan projenin sürecinin, yeni olmadığını, 1993 yılında Devlet Planlama Teşkilatında yatırım planına konduğunu anımsatan Yıldırım, 1993 yılından 1998 yılına kadar, İstanbul Boğazı'ndan geçilebilecek güzergahların yerinde yapılan incelemelerle tespit edildiğini, 2005 yılında 5 üniversiteden uzman akademisyenlerin, ulaştırma sektörüne hizmet veren tüm kesimlerin, ayrıca 29 kamu kurum ve kuruluşun katılımıyla hazırlanan Ulaştırma Ana Plan Stratejisi'nde 3. Boğaz Köprüsü ve ona bağlı çevre ve otoyol projesinin yer aldığını kaydetti.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 3. Boğaz Köprüsü'nü de içeren Kuzey Marmara Projesi'ne ilişkin seçilen güzergahın, orman değeri düşük, baltalık, makilik ve açık alanlardan geçirilmesine çaba harcandığını belirterek, ''Güzergah üzerinde kalacak ağaçlar ve fidanların, boş olan kömür ocaklarının üzerine nakledilmesi planlanmıştır'' dedi.

Bakan Yıldırım, 3. Boğaz Köprüsü'nü de içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile ilgili basın toplantısında, 2005 yılından bugüne yapılan çalışmalarda altı güzergah üzerinde durulduğunu anlattı. Yıldırım, güneyde, Nakkaştepe-Ortaköy, iki köprü arasındaki Vaniköy-Arnavutköy, kuzeyde Çubuklu-Yeniköy, Beykoz-Tarabya, Anadolu Kavağı-Sarıyer ve Poyraz-Garipçe güzergahlarının tüm yönleriyle incelendiğini ve bu altı güzergahın birbirleriyle karşılaştırılmasının yapıldığını kaydetti.

Güzergahlardan, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kuzeyindekiler üzerinde daha detaylı bir çalışma gerçekleştirildiğini anlatan Yıldırım, ayrıca 2009 Eylül ayında yapılan 10. Uluslararası Ulaştırma Şurası'nda, bilim adamları, sivil toplum kuruluşları, Bakanlık temsilcileri ve konusunda uzman sektör temsilcilerinin katılımıyla 3. köprü ve ona bağlı otoyol konusunun kapsamlı bir şekilde tartışıldığını ve köprünün bir an önce hayata geçirilmesinin kamuoyuyla paylaşıldığını vurguladı.

Güzergah seçiminde tarihi, coğrafi, yapılabilirlik, trafik, işlevsellik, maliyet ve diğer yönlerden toplumun benimseyeceği, sosyal ve ekonomik faydası en fazla olan bir ulaştırma projesinin ele alındığını kaydeden Bakan Yıldırım, güzergah seçiminde dikkat edilen konuları şöyle sıraladı:

''Çevresel etki bakımından; su kaynakları, orman alanları, tarihi yapılar ve SİT alanlarına etkisi, yaşam alanlarında oluşacak hava ve gürültü kirliliğinin en aza indirilmesi, mevcut kara yolu ulaşım sistemlerine entegre edilebilmesi, bölgedeki trafik yükünün dengelenmesi, mevcut ve yeni yapılacak diğer ulaşım sistemleri ile uyumlu olması, yapım, bakım ve işletme maliyetleri bakımından uygun fizibiliteye sahip olması, kamulaştırma ve arazi kullanımı yönüyle orman alanları dışındaki atıl kamu alanlarının kamu yararı gözetilerek çevreye kazandırılması, mevcut yerleşik düzeni olumsuz etkilemeyecek şekilde, İl Bütünü Çevre Düzeni ve Nazım İmar planlarına uygun olması, İstanbul Boğazı üzerinde oluşan trafiğin önemli bir bölümünün şehir içi kaynaklı olduğu ve bu trafik içerisinde ağır vasıta ve transit trafiğin kapasiteyi azaltıcı etkisine ilişkin detaylı çalışmalar gerçekleştirilmiştir.''

Yıldırım, yeşil alanların korunması için İstanbul Boğazı ve yakın çevresinden, şehir içine doğrusal bağlantıların projede asgari ölçüde tutulduğunu belirtti.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, doğal değeri yüksek olan Belgrad Ormanları, Fatih Ormanları ve Polenezköy Milli Parkı gibi orman alanları ile tarihi değeri olan bentlerin ve göletlerin korunmasının temel hedef olarak benimsendiğini anlattı.

Yeşil alanların olumsuz etkilenmemesi için, güzergahın bu kesimlerinde tünel ve viyadük yapılara öncelik verildiğini kaydeden Binali Yıldırım, ayrıca ekolojik yapının ve yabanıl hayatın korunmasına yönelik olarak, gerekli olan yerlere, ''orman eko sistemi köprüleri'' oluşturulacağını bildirdi.

Bakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

''Seçilen güzergah, orman değeri düşük baltalık, makilik ve açık alanlardan geçirilmeye gayret edilmiş olup, güzergah üzerinde kalacak olan ağaçlar ve fidanlar, boş olan kömür ocaklarının üzerine nakledilmesi planlanmıştır. Yaklaşık 60 kilometrekarelik maden amaçlı kullanılan alanların tekrar rehabilite edilerek, çevreye kazandırılması hususları göz önüne alınacaktır. Kamulaştırma maliyetleri, diğer alternatif güzergahlara nazaran yüzde 75 oranında daha düşük olması önemli ölçüde dikkate alınan diğer bir kriter olmuştur. Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul'un batı sınırında 41 derece enlem ve 28 derece boylamında bulunan Kınalı mevkisindeki TEM Otoyolu kavşağından başlamakta, 41 derece enlem ve 28 derece boylamdan başlayan kömür ocakları mevkisini kat etmektedir. İstanbul Boğazı'nı ise 41 derece enlem ve 29 derece boylamdan 1275 metre ana açıklığı olan bir asma köprü ile geçmekte, daha sonra 41 derece enlem ve 29 derece boylamındaki Paşaköy mevkisine ulaşarak, 40,8 derece enlem ve 29,4 derece boylamında Gebze civarındaki İzmir Otoyolu ayrımına ulaşmaktadır. Kuzey Marmara Otoyolu, 40,7 derece enlem ve 30 derece boylamla İzmit'in kuzeyinden kat ederek Adapazarı'na yönelmektedir. 40,8 derece enlem ve 30,3 derece boylamındaki Adapazarı'ndan eski Adapazarı ile yeni Adapazarı (Yenikent) arasından geçen güzergah, 40,7 derece enlem ve 30,6 derece boylamından Akyazı ile Hendek ilçe sınırları içerisinde TEM Otoyolu ile buluşmaktadır. Kuzey Marmara Otoyolu'nun ana yol uzunluğu 260 kilometre olacak olup, proje kapsamında bağlantı yolları da planlanmıştır.''

Kaynak : AA

SOSYAL AĞLAR

BU HABERE 41 YORUM YAPILDI

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.
0 / 1000

daussıla

29.04.2010 12:16

BU CUMHURİYET TÜRKLERİ NEREYE KADAR TALAN ETCEK İSTANBULU. Osmanlı istanbulunu modernleşeceğiz diye 1923den bu yana talan ediyorlar.Ne cami kaldı nede çeşmeler her yeri iğrenç bina ve yollarla doldurdular.Apartman yapcaz diye gibi saldırdılar güzelim konaklara.Cumhuriyetten sonraki türk ne osmanlıyı nede bu istanbulu hakediyor.Her yere modernizmin azgınlıklarını yerleştiriyorlar.Eski osmanlı istanbulundaki zarafet ve incelik kalmadı.Kaba,görgüsüz tipler istanbulu doldurdukça osmanlının inceliği ve zerafeti kaybolup gitti.Her yeri talan ettiler...

Mustafa Çetinkaya

29.04.2010 12:16

Hadi hayırlısı. Ülkemiz için hayırlı olur inşallah...

batuhan deniz

29.04.2010 12:39

istanbul 30 milyon olacak. o yol açılırken ormanlar kesilecek, plansız şehirleşme olacak,gecekondular artacak, sayın bakanım bunların önleminide almanız gerekli yoksa her 2 boğaz köprüsünde olduğu gibi istanbulun nüfusu yine artacak, istanbul= 30 milyon insan bu sayıyı bu şehir kaldırabilecek mi?

anti darbeci

29.04.2010 12:50

hadisenin klip i değişecek. haber 7 allah rızası için şu çok izlenen videoları ya kaldırın yada güncelleyin.görmekden midem bulandı.

Ekrem Erol

29.04.2010 13:12

Kesinlikle.... İstanbul içine bağlantı verilmemeli kesin olarak transit trafiğe tahsis edilmeldir. Böylece FSMde bir tane bile kamyon/TIR kalmayacaktır. Eğer İstanbul içine yerleşim yerlerine yakın noktalara çıkış verilmesi durumunda kesinlikle orman/arazi talanı başlayacaktır. Devletimiz de nasıl olsa buna sesini çıkaramayacak ve yeni arazi mafyaları ve bedava arsa zenginleri türeyecektir. FSM yapılırken Küçük Armutluyu hatırlayın. Sn.Sözen de bu talana gözyummuştu unutmayın!