'Tasarruf, milli bir politika olmalı'

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, tasarrufun milli bir politika olması gerektiğini belirterek, "Böylelikle Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacını sıfırlamış oluruz. Mutlaka dış kaynak ihtiyacımızı sıfırlayacak bir yapıyı kurgulamalıyız." dedi.

'Tasarruf, milli bir politika olmalı'
'Tasarruf, milli bir politika olmalı'
GİRİŞ 21.02.2019 10:30 GÜNCELLEME 21.02.2019 10:30

Avdagiç, Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından İTO'da düzenlenen  "Emekliliğimiz İçin Buluşuyoruz, Türkiye BES'leniyor" başlıklı panelde yaptığı  konuşmada, İTO’nun 406 bin aktif üyesi olduğunu ve Türkiye’deki her 4 firmadan  birinin İstanbul’da bulunduğunu söyledi. İTO üyelerinin yaklaşık 2,6-2,7 milyon istihdam sağladığına işaret  eden Avdagiç, şöyle devam etti:

"Tasarrufa baktığımızda ülke olarak arzu ettiğimiz noktada değiliz.  Geçen yıl bütün bu ekonomik süreçlere rağmen 50-60 milyar mertebesindeki dış  ticaret açığımız ancak 30 milyar doların altına geriledi. Türkiye'de kredi olarak  dağıtılan 116 liranın ancak 100 lirasını biz yatırıyoruz. Kalanını yurt dışından  elde ediyoruz. Yurt dışında yapılan tasarrufların bir kısmı, Türkiye'deki  şirketlere kredi olarak kullandırılıyor. Bu, sürdürülebilir bir şey değil.

Biz genç bir ülkeyiz. Bizim kişi, şirket ve kamu olarak, tasarrufu  önceleyen bir bakış açısını ortaya koymamız gerekiyor. Tasarrufla ilgili mutlaka  eğitim verilmeli. Tasarruf konusunda milli bir seferberlik yapılmalı. Tasarruf,  milli bir politika olmalı. Böylelikle Türkiye'nin dış kaynak ihtiyacını  sıfırlamış oluruz. Mutlaka dış kaynak ihtiyacımızı sıfırlayacak bir yapıyı  kurgulamalıyız."

Avdagiç, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) yeterince  anlatılamadığını, doğru tanıtımla sistemin içine daha fazla insanın  çekilebileceğini, yeni katılımcı bulmak için değişik metotların hayata  geçirilmesi gerektiğini söyledi.

BES'teki fon tutarının cari açığın düşürülmesi ve sermaye  piyasalarının derinleşmesine, güçlenmesine, spekülasyonların azaltılmasına çok  ciddi faydası olduğunu belirten Avdagiç, emeklilik sektörünün diğer ülkeler göz  önüne alındığında fon büyüklüğü ve katılımcı sayısı bakımından hala potansiyel  oluşturduğunu vurguladı.

"Milli tasarruf seferberliği yapmalıyız"

Şekib Avdagiç, BES katkısının brüt ücret üzerinden yüzde 3 olarak  hesaplandığını aktararak, "Bu oran, net maaşta yaklaşık yüzde 5’e tekabül ediyor.  Türkiye’de özellikle düşük gelir grubundaki insanların yüzde 5’lik kesintiye  hemen 'tamam' demeleri çok gerçekçi değil." dedi.

Tasarrufun bir ülke açısından çok önemli olduğuna işaret eden Avdagiç,  "Milli tasarruf seferberliği yapmalıyız. Bu, Türkiye’nin bekası için çok önemli  bir konu. Geçen yıl yaşadığımız ekonomik süreçlerde bunu gördük. Türkiye, kendi  yağıyla kavrulmadığı sürece her zaman ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalmaya  açık bir ülke olur." diye konuştu.

"Kıdem tazminatı, kurgulanan şekliyle işveren açısından sorunlu"

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Avdagiç, kıdem tazminatında geçilmesi  planlanan fonlu sisteme ilişkin, şunları kaydetti:

"Kıdem tazminatı, şu an kurgulanan şekliyle işveren açısından sorunlu.  İşçi tarafı, kazanılmış haklarından bahsediyor ama işverenlerin de birtakım  kazanılmış hakları var. Kıdem tazminatı, işverenin çalışanı tutması için önemli  bir araç. Ama bu yeni pakette, 'çalışanların şirketlerini daha fazla  sahiplenmesi' konusu ortadan kalkıyor. Bunu çok iyi yönetmek lazım. Yoksa iş  döner dolaşır işverenin sırtına çok daha ciddi bir yük olarak biner. Çalışanların  şirketleriyle bağını çok zayıflatır. Bu konuya fon sağlama noktasında 'evet'  diyoruz ama bunun işveren tarafıyla da doğru görüşülmesi lazım."

İşçi ve işveren sendikalarının, Türkiye'deki çalışanların yüzde  10'unun altındaki bir sayıyı temsil ettiğini savunan Avdagiç, "Ya kalan yüzde  90’lık kesimin temsilcileri…Burada bizler çok önemli aktörleriz. Orada olmamız  lazım. Yoksa orada çok az bir kesimi temsil eden grupların söylemleriyle hareket  edersek sistemde ciddi zafiyetler, sıkıntılar ve çözülemez noktalar ortaya  çıkar." dedi.

"BES bir kumbara değil, bir birikim havuzu"

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı,  Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ Genel Müdürü Burak Ali Göçer de Türkiye’nin en  önemli eksiğinin tasarruf olduğunu belirterek, Türkiye’de tasarruf oranının  gelişmiş ülkelere kıyasla az olduğunu söyledi.

Göçer, 2017 yılında alınan otomatik katılım kararının çok yerinde  olduğunu ifade ederek, Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile 5 milyon kişinin  tasarruf etmeye başladığını, söz konusu birikimlerin, işverenlere sermaye  piyasası üzerinden katkı olarak geri döneceğini kaydetti.

5-9 çalışanı olan firmaların da bu ayın sonuna kadar sisteme giriş  yapacağını anımsatan Göçer, "Bu ayın sonuna kadar sisteme girmemiş firmalar da  sisteme girebilir. Yaklaşık 200 bin firmanın daha sisteme girmesini bekliyoruz."  dedi. Göçer, sisteme girmeyen firmalara cezai müeyyide uygulanacağını  belirterek, "Sektör olarak en büyük eksikliğimiz bu fonun yönetilmemesi. Burası  (BES) bir kumbara değil, burası bir birikim havuzudur." ifadelerini kullandı.

"Acenteler de sisteme dahil edilmeli"

İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Meclis Üyesi Doğan Şen ise BES'in  sadece bireylere tasarruf edinme alışkanlığı sağlamadığını, aynı zamanda milli  sermayeyi de güçlendirdiğini vurguladı. Daha çok katılım için sistemin insanlara iyi anlatılması gerektiğini  vurgulayan Şen, şunları kaydetti:

"İnsanları sisteme dahil ederken hedef kitle ve kişiler iyi  belirlenmelidir. Sistem iyi anlatılmadığı sürece insanların BES ile ilgili  önceliği olmayacaktır. Ödenen katkı payları katılımcının profiline göre  önerilmelidir. Aksine ilerleyen zamanlarda veya vade sonunda katılımcıların  alacağı rakamlar beklentilerini karşılamayabilir. Bu nedenle fon büyüklüğü de  istenilen hedefe ulaşmayacaktır. Acente kanalı için başka otoriteler ve sigorta  şirketleri yeniden bu kanaldan faydalanabilmeli. Acentelerin de sisteme dahil  edilmesi gerekiyor."
 

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

ETİKETLER
Şekip Avdagiç
YAZDIR