Dedelerinden öğrendiler, şimdi dünyaya satıyorlar

Aydın’ın Nazilli ilçesinde, ürettiği ürünü mevsiminde yaş olarak satamayınca çare arayan girişimci, içini oyduğu patlıcanı kurutarak satmayı başardı. Dedelerinin 63 yıl önce semt pazarlarında satışını yaptığı kuru patlıcan ile dünyaya açılan torunları, şimdilerde 5 kıtaya ürün gönderiyor.

Dedelerinden öğrendiler, şimdi dünyaya satıyorlar
Dedelerinden öğrendiler, şimdi dünyaya satıyorlar
GİRİŞ 11.07.2018 13:19 GÜNCELLEME 11.07.2018 13:20

Aydın’ın Nazilli ilçesindeki bu mahallede yediden yetmişe herkes bu işle meşgul. Sezonda 3 bin tona yakın yaş patlıcanı 600 aileye de iş kapısı yaparak kurutan Karaefe ailesi, yarım asır önce keşfettikleri mahalleye özgü hava koridoru sayesinde güneşten de en iyi şekilde yararlanarak doğal kurutma yapıyor.

1955 yılından bu yana patlıcan oyarak geçimlerini sağlayan mahalleliye öncülük eden Karaefe ailesi, 3. kuşakla dünyaya açıldı. Amerika, Avustralya, Asya, Avrupa ve Afrika’ya kuru patlıcan gönderen Karaefe kardeşler, “Amerika’nın teknolojisi ile ünlü Silikon Vadisi varsa bizim de güneşten gelen doğal lezzeti ile ünlü patlıcan vadimiz var” sloganı ile hedef büyüterek dünyanın dört bir yanına kuruttukları ürünleri yolluyor. Türkiye’de en verimli ve doğal patlıcan kurutma işinin, dünyada eşi benzeri görülmeyen hava sirkülasyonu özelliği nedeniyle sadece bu mahalledeki 3 kilometrelik hava koridorunda verimli halde gerçekleştirildiğini keşfeden aile, bu keşfini kazanca dönüştürmeyi başarmış.

 

 

İşi dedelerinden öğrendiler

Dedeleri Abdullah Gandak’ın taze olarak satmakta zorlanmasıyla keşfetmiş olduğu oymacılık ve kurutma işini babalarından sonra devralınca bir adım daha öne giden Abdullah ve Turgay kardeşler, önceleri Almanya’daki gurbetçilere sattıkları kuru patlıcanı patent ve tescilini aldıktan sonra ürün çeşitliliğini de artırarak Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu, Afrika, Asya, Avustralya ve son olarak Amerika’ya gönderiyor.

“İşimizi dedemiz ve babamızdan öğrendik” diyen Turgay Karaefe, “Bamyadan, fasulyeye, sivri biberden dolmalık bibere, kabaktan domatese kadar çok çeşitli yaz sebzelerini güneşte kurutarak kışın aynı lezzeti ile sofralara sunuyoruz. 7 ay süren sezonda 2 bin - 2 bin 500 ton yaş patlıcanla sadece kendimizin değil mahalledeki yaklaşık 600 ailenin de geçim kapısı olduk. Kuruttuklarımızın yüzde 65’den fazlasını ihraç ediyoruz. Bölgemizdeki ürünlerin yanı sıra Akdeniz Bölgesinden Marmara Bölgesine kadar getirdiğimiz ürünleri de işleyerek ekonomiye kazandırıyoruz. Mahallemizdeki 7’den 70’e herkes oymacılıkla geçiniyor. Her sokakta, her evde, köşe başlarında patlıcan oyan, özel alanlar dışında evlerinin balkonlarından çatı katlarına kadar her yerde kurutma işlemi yapan mahalle halkımız hayatlarından da oldukça memnun. Mahallemizde bu işi yaparak kazanç elde eden yaşlılarımız torunlarına, öğrenciler okullarına, genç kızlar da çeyizlerine destek oluyor. Patlıcanı oyup, kurutup dünyaya satarak hem Nazilli’yi hem de dünyayı ‘Güneşle gelen doğal lezzet’ sloganı ile kuru lezzetlerle doyurmaya devam ediyoruz” dedi.

“Amerika’nın ‘Silikon Vadisi’ varsa bizimde ‘Patlıcan Vadimiz’ var”

A Vitamini ve Fosfor yönünden zengin olan patlıcanın beslenmede büyük önemi olduğunu da ifade ederek Turgay Karaefe; “Yıldıztepe Mahallesinde kurutmuş olduğumuz patlıcan kurusu, biber kurusu gibi ürünlerin lezzetini ve tadını kutuplar hariç bütün dünya almaya başladı. Amerika’da teknoloji ile alakalı silikon vadisi bilinir, tanınır. Fakat biz de Yıldıztepe Mahallesi olarak iddialıyız, Nazilli’yi ‘Amerika’nın Silikon Vadisi varsa Nazilli’nin de Patlıcan Vadisi vardır’ diye tanıtmaya hazırız. Pirinçle patlıcanın buluşmasındaki en doğal lezzet Kuru Patlıcan Dolmasıdır. Tamamen doğal yöntem olan güneşle kurutulan ürünlerimizden elde ettiğimiz kuru patlıcanla yapılan yemeklerin tadına doyum olmaz. Türkiye’de başka bir yerde olmayan bu özel ortamda kuruttuğumuz ürünlerin lezzetini Türkiye zaten öğrendi. Yıldıztepe Mahallemizde kuruttuğumuz bu ürünleri alıp bütün dünyaya tanıtmaya, sofralara koymaya başladık” şeklinde konuştu.

"İşi, dördüncü kuşağa da devredeceğiz"

Kurutma işini ikinci kuşak olarak devraldığını ifade eden Turgay Karaefe’nin babası Turgut Karaefe’de, “Babam ve kayınpederim 1955’de bu işe başladılar. Ben 75 senesinde devraldım. Çocuklarım büyüyünceye kadar 2000 yılında onlara devrettim. Şu anda çocuklarım Abdullah ve Turgay Karaefe devam ediyorlar. Onlarda Allah nasip ederse ileride bu işi torunlarıma devretmeyi düşünüyorlar. Bu şekilde bu iş devam ediyor. Patlıcanlarımız güneşte kurutulmuştur ve tamamen doğaldır” dedi.

Satamayınca kuruttu

Patlıcan kurutma işlemini ilk başlatan 97 yaşındaki asırlık çınar Abdullah Gandak ise, ilk başlarda üretmiş olduğu taze patlıcanları satamayınca oyarak kurutmaya başladığını ifade ederek, “1955 senesinde bu patlıcanı tarlaya ekmeye başladım. Yaş patlıcan satılmayınca oydurarak kurutmaya başladık. Ondan sonra torunlara teslim ettim. Kendim yapmaz oldum. Bizim patlıcanımız güneşte kuruduğundan çok lezzetli oluyor” ifadelerini kullandı.

 

YAZDIR
YORUMLAR 3
  • Yeni değil 6 gün önce Şikayet Et
    Elazığ ve çevre illerde yıllardan beri bu yapılmaktadır. Ağustos ayının sonlarına doğru bütün evlerde bu kurutmalıklar yapılır.Yani yeni keşfedilen birşey değil.
    Cevapla
  • Vatandaş 5 gün önce Şikayet Et
    Türkiyenin heryerinde kış için kurutulur patlıcan dolma biber fasulye bamya domates...kabak..her sebze kurutulabilir bunuda herkes bilir...hahaha
    Cevapla
  • vatandaş 6 gün önce Şikayet Et
    Allah bereket ve hayırlı kazanç versin.
    Cevapla